V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı – karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinin ilgili, yeterli makul olmadığını,
b. İstinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasının istenilmesine rağmen HMK'nın 353. maddeye aykırı şekilde duruşma talebi değerlendirilmeden karar verildiğini,
c. Davacı tarafından yazılan maillerde açıkça ikrar ve kabul edildiği üzere işin eksik yapıldığı takibe konu faturalardaki ekipman ve hizmetlerin verilmediği ikrar edilmiş ise ilk derece mahkemesinde olduğu gibi istinaf incelemesinde bu ikrarın dikkate alınmadığını,
d. Asıl davanın kabulüne dair dayanak ve gerekçelerde ödeme emrinde yazılı borç ve borcun sebebine bağlı kalınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu savunma ve iddiayı değerlendirmediğini,
e. VUK'nın m.231/5 hilafına, 2011 yılında eksiksiz teslim edildiği iddia olunan ekipman ve hizmet için 2014 yılından düzenlenen faturaların, hiç düzenlenmemiş sayılması gerektiğini,
f.Takip veya takiple bağlı kalınmadan dava konusu alacağın varlığına dayanak yapılan faturalardaki ekipmanın teslim edilip edilmediği ,hizmetin verilip verilmediği hakkında inceleme veya değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulmuş ise de bu yöndeki istinaf talebimin neden red edildiği hakkında bir açıklama ve gerekçe bulunmadığını,
g. Elektronik imza ile imzalı ve müvekkile tebliğ edilen ödeme emrinde 595.864.70 TL asıl alacak, belirtilmeyen faiz türü ve %...şeklinde oran yazılı olduğunu,mevcut iki ödeme emrinden tebliğ edilmeyenin dikkate alındığını, elektronik imzalı ödeme emrinde USD cinsinden alacak talep ettiği varsayımında dahi alacaklının seçimlik hakkını hangi yönde kullandığını ve alacağın TL karşılığı ile fiili ödeme günündeki bedelin tahsili talebinde bulunmadığından dinlenebilirlik önkoşulu bulunmadığını,
h. Bakanlık işletme onayını fiili teslim olarak kesin kabul hükmünde sayan ve kesin kabul sonrasında başlatılacak garanti süresine dair değerlendirmenin hatalı olduğunu,
ı. Mali bilirkişi incelemelerinde, takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi hilafına, taraflar arasındaki sözleşmelerde ödenmesi gereken ekipman ve hizmet bedellerinden hangisinin ne şekilde ödendiği ve ne şekilde faturalandırıldığı konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadığını,
i. Yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsa ticari defterlerini ibrazla mükellef olduğu halde ibrazdan kaçındığını, dosyaya sunulan kayıtlar yabancı dilde tutulması sebebi ile davacı lehine delil olamayacağını,
j. Davalı kaydında yer almasına rağmen davacı kaydında yer almayan ödeme ve virman kalemleri farklılığı hakkında değerlendirme yapılmadığını,
k. Yerel mahkemece sözleşme uyarınca teslimin ne zaman yapılması gerektiği, gecikme süresi ve gecikme süresi itibarıyla kesinti bedelinin ne kadar olması gerektiği tespit edilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,
l. Davalıya tebliğ edilen usule aykırı ödeme emrinde dayanak yapılan 6 adet fatura içeriğinde ekipman bedeli alacağı talebi itirazı haklı bir itiraz olmakla inkar tazminatı hükmedilmesinin hatalı olduğunu, m. Zamanaşımına dair değerlendirmede hataya düşüldüğünü, parça parça ekipman getirildiği ve bu ekipmanlara dair var ise alacakların ayrı ayrı tespiti ile her bir ekipman için alacak talebine dair zamanaşımının değerlendirilmesi gerektiğini, ekipmanların Türkiye'ye getirilme tarihinin 2009 yılında başladığı gözetildiğinde, asla takip sebebi ile bağlı olunmamasını kabul manasında olmamak üzere, buna dair alacak talebinin 2009 tarihi itibari ile hesaplanmak sureti ile zamanaşımına uğradığını,
n. Karşı davanın reddine dair gerekçelerin tümü ile hukuka aykırı olduğunu, 2014 yılında mal ve hizmet verildiği iddiasına dayalı faturadan kaynaklı alacağın varlığına dair kabule rağmen, ekipmanların ve hizmetin tamamlanarak fiili teslimin 2011 yılında gerçekleştiği tespitinin çelişkili olduğunu,
o. 2014-2015-2016 yıllarında ortaya çıkan gizli hata ve arızaların giderilmesine dair hata ve eksiklerin davalı tarafından 3. şahıslar ile anlaşmak sureti ile giderilmesine dair fatura ve kayıtlar hakkında değerlendirme yapılmadığını,
p.Yerel mahkemece dava konusu zarar ve kâr kaybını hesaplamaya yönelik birçok bilirkişi görüşü aldırıldığı buna dair itiraz ve talepler sonucunda, alanında uzman teknik bilirkişi raporlarındaki kısmen eksiklikleri olsa da karşı davaya konu talepleri aydınlatma kabiliyetine havi değerlendirmelere rağmen, bunun tam aksi yöndeki mali bilirkişi raporunda uzmanlık alanı dışında yapılan ve diğer raporlar ile çelişkili olan değerlendirmelere dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve mevzuata aykırı olduğunu, kaldı ki dosyadaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler dahi giderilmeksizin hüküm kurulmasının, başlı başına istinafa konu kararın kaldırılma nedeni olduğunu, keza, eksik mal teslimi ve eksik ifa iddiasına rağmen karşı davanın reddi gerekçesinde ayıp iddiasına dayanıldığını,
r. Sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki dava konusu eksiklikler nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceğini,
s. Eksik yapılmış iş ve hizmet ile teslim edilmemiş mal ve hizmete dair, davacının tek taraflı düzenlenen fatura içerikleri ile sınırlı kalındığını, iddia edilenler hakkında bir delil ortaya koyulmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali, karşı davada eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve takip talebi ile fiziki ödeme emrinde alacak miktarının 595.864,70 USD olarak belirtilmesi, UYAP üzerinde düzenlenen ödeme emrinde ise alacak miktarının hem 595.864,70 USD hem de 595.864,70 TL alacak olarak gösterilmesi karşısında UYAP kayıtlarındaki ödeme emrinde yer alan “TL” ibaresinin maddi hataya dayandığı, öte yandan davalı defterlerinde davacı alacağının 595.864,70 USD olduğu yazılı olup kendi defterlerinin davalı aleyhine delil teşkil edeceği, icra takibinde borcun dayanağı olarak faturalar, sözleşmeler ve hesap mutabakat belgesinin gösterildiği anlaşılmış olmakla usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.