IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı öncesinde depo edilen 29.007,59 TL'nin birlikte ifa kuralı gereği davalı ...'ya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu eksik işler bedeli olan 29.007,59 TL'nin karar vermeye en son tarih olan 29.03.2022 tarihindeki değeri olan 334.921,24 TL'nin davalı müvekkili ... adına depo ettirilerek birlikte ifa kuralı gereği davalılar adındaki tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiği, 18 yıldan fazla bir süredir davayı takip ettikleri halde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davalılardan ...'nın ... ada ... parselde ... ve ... dışında diğer dört davalı ile birlikte 1/5 oranında ortak olduğu 2 numaralı dairedeki hissesinin aynı dairede durup durmadığını, davacı ...'a yüklenici tarafından satılıp satılmadığı hususunda mahkemece araştırma yapılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümlerin temlik alınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Temliken tescil diye adlandırılan davalarda yüklenicinin arsa payı kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca kendisine isabet eden tapu payını ya da bağımsız bölümü 3. kişilere temlik etmesi mümkündür. Ancak arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yüklenicinin ve temlik suretiyle onun alacaklarına halef olan tapu payı ya da bağımsız bölüm temlik alan 3. kişinin tapu payı ya da bağımsız bölüme hak kazanabilmesi için yüklenicinin, sözleşme gereği arsa sahibine karşı üstlendiği inşaat yapma edimini sözleşme ve ekleri, tasdikli proje ve ruhsatı ile imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp teslim etmiş olması zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, bozma sonrası mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 13.04.2022 tarihli raporda, ... ada ... parseldeki taşınmazda inşaatın % 99,99 oranında tamamlandığı, tüm bağımsız bölümlerin fiilen kullanılmakta olduğu, taşınmazın ortak alanlarından sadece arka cephesinin bahçe duvarının yapılmadığı kısmen duvar üstü korkuluklarının eksik olduğu; ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde bulunan taşınmazlarda inşaatın tamamlanmış olduğu, eksik ve kusurlu imalatın bulunmadığı, taşınmazların amacına ve fen kurallarına göre imal edilip fiilen kullanıldığı, binaların yapı kullanma izin belgelerinin 10.04.2012 tarihinde alındığı, davalı yüklenici ...'un dava konusu inşaatlarla SGK ve vergi borçlarının bulunmadığı belirtilmiş; davacılar aleyhine tespit edilen eksikliklerin bedeli olan 29.007,59 TL'nin mahkemenin 18.03.2009 tarihli ara kararıyla davalı arsa sahipleri adına depo edildiği, keşif tarihi itibariyle 29.007,59 TL'nin TUİK -ÜFE artış oranlarına göre güncel değeri 334.921,34 TL olarak hesap edildiği görülmüştür.
29.07.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda 1261 ada 7 parsel üzerinde bulunan binanın tamamlanma oranının fiziki olarak %99,99 olduğu, %0,001 eksikli taşınmazın bahçe duvarındaki kısmen 7.00 mt bahçe duvarı ile demir doğrama korkuluklarından kaynaklı eksik imalatın tamamlanması için keşif günü itibariyle piyasa rayiç değerinin 9.400,00 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkeme gerekçesinde, eksik ve ayıplı iş bedeli olan 9.400,00 TL'nin tamamının depo edilmesi yönünden yapılan değerlendirme başlıklı H bendinde, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarihli, 2018/24 Esas, 2018/2555 Karar sayılı bozma ilamından önce karar veren Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.09.2014 tarihli, 2007/99 Esas, 2014/759 Karar sayılı kararına dayanak 2007/99 Esas sayılı dosyasında mahkemesince verilen depo kararı uyarınca davacılar tarafından 24.599,35 TL'nin depo ettirilmesine karar verilip bu miktarın da davacılar tarafından mahkeme veznesine depo ettirilmesi sebebiyle, 9.400,00 TL eksik ve ayıplı iş bedelinin yeniden depo ettirilmesine gerek duyulmadığına işaret edilmiştir.
Bozma öncesi düzenlenen 24.11.2008 tarihli bilirkişi raporunda .... ada ... parsel üzerinde bulunan binada arsa sahibi davalılara ait iki dairedeki eksikliklerin bedeli 24.555,60 TL, ortak alanlardaki eksikliklerin bedeli (bahçe duvarları, korkuluklar) davalı arsa sahiplerinin hisseleri oranında 4.451,99 TL olmak üzere toplamda eksik iş bedeli 29.007,59 TL olarak belirlenmiş ve bu bedel arsa sahipleri adına açılan banka hesabına depo edilmiştir. Dosya kapsamından eksik iş tespit edilen iki dairenin, 18.08.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davalı müteveffa ...'ya isabet eden ... ada ... parsel üzerindeki daireler olduğu, .. ada ... parsel üzerinde bulunan taşınmaz üzerindeki hissesinin davalı ...'ya 20.11.2000 tarihinde satış suretiyle tapu kayıtlarından devredildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece, ... ada ... parsel üzerinde bulunan davalı arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlerdeki ve ortak alanlardaki eksik işlerin, davalı yüklenici ve davacı taraflarca, kendileri tarafından sonradan giderildiğinin iddia edilmediği gözetilerek, davalı arsa sahibi davalıların banka hesabına depo edilen 29.007,59 TL''den 24.555,60 TL'yi davalı ...'ya ödenmesine, 4.451,99 TL'nin davalı arsa sahiplerine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile ortak alanlardaki eksik işlerden doğan alacaktan davalı arsa sahiplerine düşen pay belirlenmeksizin, tüm eksik ve ayıplı işlerin hesaplamaya dahil edildiği 29.07.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 9.400,00 TL'nin davalı arsa sahiplerine ödenmesine karar verilmesi doğru olmamış, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrası düzeltilerek kararın onanması uygun bulunmuştur.