V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... . Taah. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili ile diğer davalı şirket arasında hukuki ve fiili ilişki olmadığını, müvekkilinin sözleşme yaptığı ... şirketinin işi bırakması üzerine müvekkilinin inşaatı tamamladığını, bu hususun taraflar arasında tartışmasız olduğunu,
b. Davalı ... Şirketi'nin 2012 yılından beri aktif olmadığını, sözkonusu şirket ve müdürleri olduğu belirlenen ... ve ...ile müvekkilinin hukuki ve fiili ilişkisi olmadığını,
c.Diğer davalı tarafça herhangi bir imalât yapılmamasına karşın bu hususun değerlendirilmediğini, imalatı yapan tanıkların belirtilmesine rağmen mahkemece uyuşmazlığın tanık delili ile ispatlanamayacağı gerekçesiyle dinlenmediğini,
d.Taşeronlarca yapılan işin ... Şirketi tarafından yapıldığının kabulünün hukuka ve usule aykırı olduğunu,
e. Devir ferağında belirtilen imzanın müvekkili imzasına benzetildiğini, müvekkilinin böyle bir beleye imza atmadığını, şahit sıfatıyla atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte devir feragatinde işin tamamlanmaması durumunda hiçbir hak ve talepte bulunulmayacağının da ayrıca belirtildiğini, ... Tic. Ltd. Şti'nin alçı ve tavan alçıpan işleri imalatını yapmadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediği gerek ek protokolde gerekse de bir kısmını davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği ve davacının kabulünde olduğu üzere işin ekip başlarınca yapıldığının muvafakatnamelerden de anlaşılacağını,
f. Söz konusu yapım işlerinin ekip başları tarafından yerine getirildiğini, müvekkilince ödeme ve devirlerin ekip başlarına yapıldığını,gerek ... . Ltd. Şti'nin gerekse ........ın müvekkilde her hangi bir hak ve alacağı olmamasın karşın müvekkilin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
g. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşmenin, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlayacağını, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın taraflarının da sözleşmenin tarafları olduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafa karşı herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, devir feragatinin davacı tarafın sunmuş olduğu belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı ile ... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalandığını, müvekkiline husumet yönlendirilemeyeceği açık olmasına karşın bu hususun değerlendirilmediğini, ayrıca diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. ve işi bırakan ... İnş. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşme kendi aralarında hüküm doğurmakta olup söz konusu sözleşmede müvekkili taraf olmadığından müvekkiline de husumet yöneltilemeyeceği açık olmasına karşın bu hususun değerlendirilmediğini,
h. Davaya konu edilen belge adi yazılı belge olup adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacı taraf yaptığını iddia ettiği ödemeleri için varsa talep hakkını sözleşmede yükümlülüklerini yerine getirmeyen ... Tic. Ltd. Şti'den sebepsiz zenginleşme hükümlerince tahsil etmesi gerekirken sözleşmenin tarafı dahi olmayan müvekkil şirkete karşı tapu iptal ve tescil davası açmasının ve mahkemece bu hususun geçersiz işlem olan adi yazılı belgeye temlik olarak hukuken geçerli saymasının hukuka aykırı olduğunu,
ı. Ayrıca kabul anlamına gelmemekle davacının öyle bir talep hakkı olsa bile hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunun değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemektedir. Yüklenici, finansman sağlayarak arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapma işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binaya karşılık, bu binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir.
Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'muzda (TBK) sözleşmelerin yapılışı bir şekle tabi tutulmamıştır. Fakat taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin 818 sayılı Borçlar Kanununun 213 (TBK 237)., 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706., Noterlik Kanunu'nun 60., ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde resmî şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Buradaki şekil şartı ispat değil, bir geçerlilik şartı olup, resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşme kesin hükümsüzlük yaptırımı ile karşılaşacak ise de, 30.09.1988 gün ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile buna istisna getirilmiştir. Harici satış sözleşmesinin alıcısı konumunda olan kişinin tescil isteminin kabul edilebilmesi için ;
1.Taraflar arasında adi yazılı şekilde de olsa bir sözleşme olması,
2. Satışa konu taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi olarak yapılması,
3. Alıcının edimlerini yerine getirmiş olması,
4. Satıcının bağımsız bölümü teslim etmiş olması,
Koşullarının var olması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu şekilde İçtihadı Birleştirme Kararı gerek kendi taşınmazı üzerine gerekse üçüncü kişi taşınmazı üzerine bina yapmakta olan kişilerin, binanın yapımı aşamasında sattığı bağımsız bölümlerin parasını kullanıp, daha sonra da enflasyon nedeniyle paranın değer kaybetmesi, bununla ters orantılı olarak satılan yerin kıymetlenmesi sonucu, yukarıda belirtilen yasa maddelerinin öngördüğü şekil zorunluluğundan yararlanmak istemelerini ve böylece Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesine aykırı davranışları önlemeyi amaçlamıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, davalı taşeron ... . Tic. Ltd. Şti. ile tarihsiz olarak düzenledikleri adi yazılı sözleşmeye dayanarak davayı açmıştır. Davacı ile davalı yüklenici ... Taah. Ltd. Şti. arasında sözleşme bulunmadığı, taşeron ... . Tic. Ltd. Şti’nin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğinin dosya kapsamı ile sabit olmadığı, davacının dava konusu taşınmazı yüklenicinin taşeronu ... . Tic. Ltd. Şti’nden aldığı anlaşılmaktadır.
30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişilerin resmi şekle uymaması halinde kabul edilmiş bir istisnadır. İçtihadı Birleştirme Kararının daha da genişletilerek taşerondan bağımsız bölüm alanlar açısından uygulanması mümkün görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece somut olayda 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanamayacak olup davacının resmi şekle uyulmadan yapılan sözleşmeye dayalı olarak tapu iptal ve tescil isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü doğru olmamıştır.