İçtihatYargıtay3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/2750 · K. 2025/2504
- Esas No
- 2024/2750
- Karar No
- 2025/2504
- Karar Tarihi
- 30.04.2025
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2024/2750 E. , 2025/2504 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/633 E., 2024/1005 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/127 E., 2021/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin miktar yönünden reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının annesinin gasp amaçlı olarak Türkiye'de öldürülmesi ile birlikte, kendisine annesinden miras olarak kalan bir takım menkul ve gayrımenkul malların kendisi adına intikallerinin yapılabilmesi için önce Antalya Barosu'na kayıtlı Av. ...'ı vekil olarak tayin etmiş ise de söz konusu avukatın vekillik görevini suistimal ettiğini, bu sebeple davacının ismi geçen avukatı azlederek bu kez davalıyı vekil tayin ettiğini, ancak davalının da davacıyı yanlış bilgilendirerek iki adet ücret sözleşmesi ve daha henüz işleri bitmeden kendisini garantiye almak için bir adet ibraname imzalattığını, bu sebeple davacının davalı avukatı da haklı olarak azlettiğini, ayrıca davalının davacıdan fazladan para talep ettiğini, görevinin gereklerini yerine getirmekte ihmal gösterdiğini, davacı ile davalı arasında avukat müvekkil ilişkisinin başlamasından sonra duygusal bir yakınlaşma da meydana geldiğini, davacının bu ilişkiyi bitirmek istemesinden sonra da davalının rahatsız etmeye başladığını, bu nedenlerle vekalet ilişkisinin devamının imkansız hale geldiğini ileri sürerek, taraflar arasında imzalanmış olan ceza dosyası yönünden 25.000 Euro tutarındaki sözleşme ve diğer işler için imzalanan 100.000 Euro tutarındaki sözleşmenin haklı sebepler nedeniyle feshedilmesine, davalının azil tarihine kadar gerçekleştirmiş olduğu davacının faydasına olan hizmetleri karşılığında uygun bir ücretin mahkemenin taktiri ile davalı uhtesinde bırakılarak, davacıdan fazladan tahsil etmiş olduğu miktarın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının kardeşi ile mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu halde bu davada tek başına hareket ettiğini, bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini, davalının davacıya vekil olarak gerekli bilgilendirmeleri yapıp, gerekli belgeleri teslim ettiğini, vekil olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, taraflar arasında anlaşılarak ve akit serbestisine uygun olarak ibraname imzalandığını, sözleşmenin feshi talebinin haksız olduğunu, davalı ile davacının bir süre birlikte olduklarının doğru olduğunu ancak davalının davacıya karşı ... ve sadakati zedeleyecek hiç bir davranışta bulunmadığını, bütün bunların davacının bakiye vekalet ücretini ödememek için kurguladığı bir komplo olduğunu belirterek, dosyada yetkisizlik kararı verilmesini, akabinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli kararla; davacı tarafından 02.01.2013 tarih ve 60 nolu Antalya 15. Noterliğinin azilnamesi ile vekalet ilişkisinin ... sarsıcı sebepler nedeniyle azledildiğinin davalıya bildirildiği, Avukatlık Kanununun 174. maddesi uyarınca avukatın azli halinde ücretin tamamına hak kazanacağı ancak azlin avukatın kusur ve ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücret ödenmesinin gerekmediği, azil tarihinde azlin haklı olmasında dahi bu tarihe kadar sonuçlandırılıp bitirilen işlerden dolayı vekalet ücreti alabileceği, dosya kapsamında davacı ile davalı arasında duygusal bir ilişkinin bulunduğu davalının bizzat kendi beyanları ile de sabit olduğu, daha sonra bu ilişkinin sona ermesi sebebiyle müvekkil ve vekil arasında ... ilişkisinin sarsılacağı bu nedenle davacının davalıyı azletmesinin haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan 23.09.2010 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesinin haklı nedenlerle fesh edildiğinin tespiti ile davalının uhdesinde kalan 50.190 Euro'nun karşılığı olan 120.792,27 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararıyla; 23.09.2010 tarihli ücret sözleşmesinde; " üzerine aldığı işten ötürü 100.000 Euro'dan az olmamak üzere işin konusunda belirtilen murisin intikal eden taşınmazların piyasa değerinin ve banka hesaplarını ve avukata çıkarılan zimmetin toplamının %10'u vekalet ücreti olarak belirlenmiştir" şeklindeki ibarelerin Avukatlık Kanunu'nun 164/4 üncü maddesi gereğince belirgin olmadığı, tartışmalı olduğu ve bu nedenle ücrete ilişkin hükmün geçersiz olduğu, yine buna bağlı olarak düzenlenen ibranamede belirlenen 125.965 Euro vekalet ücreti ödeneceğine ilişkin hükmün de geçersiz olduğu, Mahkeme kararında da belirtildiği gibi davacı ile davalı arasında duygusal bir ilişki başladığı, daha sonra bu ilişkinin sona erdiği, vekalet ilişkisinin güvene dayandığı, tarafların ayrılmasından sonra davacının davalıyı azletmesinin haklı olduğu, azil haklı olduğundan davalının ancak azil tarihine kadar bitip kesinleşen işlerin ücretini talep edebileceği, 23.09.2010 tarihli ücret sözleşmesine konu Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/326 E. sayılı dosyasının azil tarihinde henüz sonuçlanmadığı ve bitmiş iş kabul edilemeyeceği, bu iş için verilen 25.000 Euro'nun davacıya iade edilmesi gerektiği, 23.09.2010 tarihli ikinci ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmü geçersiz olup konu işler nedeniyle davalı avukatın hizmet verdiğini ispat etmesi gerektiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere bu işler için davacı tarafından davalıya toplam 70.667 Euro ödeme yapıldığı, davalının Kemer ilçesinde bulunan 329 ada, 10 parsel ve Konyaaltı İlçesi, Arapsuyu Mahallesinde bulunan 4150 ada, 6 parselde bulunan taşınmazların satışını sağladığı, sözleşme gereği bu işlerden dolayı hak ettiği vekalet ücretinin 45.477 Euro olduğu, diğer gayrimenkullerin satışının davacının azlettiği önceki avukatı Av.... tarafından yapıldığı, davalının söz konusu sözleşmede öngörülen diğer işleri yaptığını ispat edemediği, bu durumda davacı tarafından ödenen 70.667 Euro'dan 45.477 Euro düşüldüğünde 25.190 Euro'nun davacıya iade edilmesi gerektiği, iki sözleşme nedeniyle davalının iade etmesi gereken toplam paranın 50.190 Euro olduğu; davacının ödemeleri Euro cinsinden yaptığı, talebinin de bu yönde olduğu, Mahkemece 50.190 Euro'nun dava tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden belirlenecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulü ile, 50.190 Euro'nun dava tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden belirlenecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 09.01.2024 tarihli ilamla; davacının temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında düzenlenen 16.01.2012 tarihli ibranamede "...Avukat imza tarihi itibari ile tüm verilen işlerden görevlerden ve talimatlardan men edilmiştir ve bugüne kadar yapılan tüm işlerden aklanmıştır..." ifadesi bulunmakla, bu ibraname sadece taraflar arasında alacak borç tasfiyesine yönelik irade içermeyip davalı avukat işlerden men edildiği için vekalet ilişkisini sona erdirir nitelik taşımaktadır. Söz konusu ibraname geçerli olmakla bundan sonraki azlin sonuca etkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir. " gerekçesiyle, karar davalı yararına bozulmuştur.
2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 16.01.2012 tarihli ibranameyle davalıyı ibra ettiği ve bundan sonra işlem yapmaktan menettiği, ibranamenin geçerli olduğu, bundan sonraki azlin sonuca etkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; gerekçenin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere azlin haklı olduğunu, müvekkilinin yabancı oluşu ve Türkiye'ye ilk defa annesinin ölümünün akıbeti ve miras kalan mallar için geliyor olması sebebi ile hulus ve saffetinden yararlanmak suretiyle, davacı tarafından yanlış bilgilendirilerek, toplamda 125.965 Euro tutarında fahiş miktarda avukatlık ücreti belirleyerek, iki adet ücret sözleşmesi imzalattırıldığını, ibranamenin işler bitmeden imzalatıldığını, bu şekilde ibraname alınmasının dahi azlin haklılığını ortaya koyduğunu, ibranamenin müvekkilinin zor durumundan yararlanılarak alındığını, ibra tarihinden sonra da davalı tarafından duruşmalara girildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, avukatlık vekalet ücret sözleşmesinden kaynaklanan haklı azil iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir
Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.