V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile iş bu temyize cevap ile davacı vekilinin katılma yoluyla süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının istinaf başvurusunun süresinde olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf başvurusu için yeterli gerekçe olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, tanık beyanlarına göre emniyet kemeri verildiği halde kullanılmamış olması İş sağlığı ve güvenliği uzmanı tarafından uyarılmalarına karşın kullanmamış olmaları nedeniyle hatalı olduğunu davacının asli kusurlu olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğunu, davacının ameliyatı kabul etmesi halinde maluliyetin tamaen ortadan kalkacağının araştırılması gerektiğini, müvekkili muayene edilmeden ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporun hatalı olduğunu, Hakem hastaneye gönderilmesi gerektiğini, şaşılık alanında uzmanların olduğu bölümden bir hastaneden rapor alınması gerektiğini, davacının fiili olarak çalışmaya devam ettiğini, maddi tazminat hesabında; tanık anlatımlarına göre davacının düz işçi olarak asgari ücret aldığı sabittir usta işçi pozisyonunda olmadığını, Bakiye Ömrün tespitinde TRH 2010 esas alınmasının hatalı olduğunu, SGK tarafından işçiye yapılan fiili ödemenin ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tenzili gerektiğini, davacıya izinli olan dönem içinde ödeme yapıldığını, sigorta primlerinin yatırıldığını ve maaş verildiğini, ayrıca tanık anlatımlarında geçen 10.000 TL’lik yardım yapıldığını Mahkeme tarafından faiz başlangıcının hatalı tespit edildiğini, belirsiz alacak olduğundan dava tarihi esas alınması gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin usta işçi olarak 1.500 TL olarak esas alınması gerektiği halde bu ücret altındaki ücrete itibar edilmesinin hatalı olduğunu, asgari ücretteki değişikliğinin hesap raporuna uygulanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle eşi, çocukları, anne ve babasının destekten yoksunluk kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından iş yerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
3. Değerlendirme
A) Davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.080,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği kararda manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar verildiği ve bu kararın ve maddi tazminat kararından bağımsız ayrı bir dava olarak anılan kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
B) Davacı ve Davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti vekillerinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ve davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Gerek destek kaybından kaynaklı hak sahiplerinin, gerekse iş göremezlikten kaynaklı sigortalının maddi tazminat alacağının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması ön koşuldur. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödemek amacıyla zaman zaman iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
3.Gerçek ücretin ise öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
4. Öte yandan taraflar arasında işçi alacağına ilişkin görülen davada tespit edilen ücretin tazminat davasında hesaba esas alınacak ücret açısından kesin delil mahiyetinde olmayıp, kuvvetli delil mahiyetinde olduğu, davacının yaptığı işe göre alacağı ücretin Dairenin kökleşmiş içtihatları çerçevesinde TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile ilgili iş kolundaki meslek odalarından getirilecek emsal ücretler gözetilerek belirlenmesi gerektiği, sendikasız işçi için sendikalardan bildirilen ücretin de dikkate alınamayacağı gözden kaçırılmamalıdır.
5.6100 sayılı HMK'nun 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3.11.2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03.11.2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı kanunun 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.(Ek cümle:22.07.2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir düzenlemesi yer almaktadır.
6. Bilindiği üzere HMK'nun 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan "Usul Ekonomisi" ilkesine göre de Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21)-94 E- 2021/111 K sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi " Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile, diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)"
8.Somut olayda; davalı işveren şirketin davacıyı SGK'ya inşaat ustası olarak bildirildiği halde mahkemece usta inşaat işçisi için ücret araştırmasının yapılmadığı gibi, davacı vekilinin 06.01.2020 tarihli kök ve 28.07.2020 tarihli ek hesap raporlarında bakiye ömür tablosu olarak PMF 1931 bakiye ömür tablosunun esas alındığı davacı vekilinin TRH 2010 bakiye ömür tablosunun esas alınmasına dair itirazı olmadığı halde hükme esas alınan 23.01.2022 tarihli hesap raporunda bakiye ömür tablosu olarak TRH 2010 tablosunun esas alındığı anlaşılmaktadır.
9. Bu açıklamalar doğrultusunda davacının davalı işveren şirket nezdinde inşaat ustası sıfatıyla istihdam edildiği gözetilerek, yaşı ve bu meslekteki eğitim ve kıdem durumu da dikkate alınmak suretiyle TÜİK, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile (sendikalı olmayan sigortalı için) sendikalar haricindeki meslek odalarından bilinen dönem içerisinde alabileceği ücretler tespit edilerek hesaba esas ücretin belirlenmesi, bu hususta davacı iddiasının aşılmamasına da riayet edilmesi gerekmektedir.
10. Her ne kadar dairemizce maddi tazminatın hesabında bakiye ömür tespitiyle ilgili olarak TRH 2010 bakiye ömür tablosu dikkate alınmakta ise de; HMK 25 inci maddesinde yer alan "taraflarca getirilme ilkesi ve HMK 281 inci maddesinde belirtilen "bilirkişi raporuna itiraz prosedürü" kapsamında; davacılar vekilinin 06.01.2020 tarihli kök ve 28.07.2020 tarihli ek hesap raporlarına itirazlarında bu raporlarda da esas alınmış olan PMF 1931 bakiye tablosuna açıkça itirazının olmadığı anlaşılmakla, bu tablonun maddi tazminat hesabında dikkate alınması yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmeden ek raporlarda diğer tablonun hesapta dikkate alınması da hatalı olmuştur.
11.Mahkemece yazılı hususlar dikkate alınmadan hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
12. O halde, davacı ve davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır .
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE
2. Davacı ve davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
4.Dairemizde icra edilen duruşmada davacı kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle 17.100 TL vekalet ücretinin davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti'.den tahsiline, davalı ... İnşaat Nalbur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle 17.100 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline,
5. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.