Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/2859 · K. 2025/1252
11. Ceza Dairesi 2024/2859 E. , 2025/1252 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1334 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi kararı
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/487 Esas, 2023/539 Karar sayılı uyarlama kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2023 tarihli ve 2023/1334 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2024/694 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32744 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32744 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalafet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına dair Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2020 tarihli ve 2018/47 esas, 2020/518 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 08/04/2021 tarihli ve 2021/726 esas, 2021/1143 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/04/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebini müteakip, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonunda, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2020 tarihli önceki hükmünün ortadan kaldırılmasına, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun’un 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2023 tarihli ve 2022/487 esas, 2023/539 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2023 tarihli ve 2023/1334 sayılı değişik iş kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında uyarlama talebi üzerine duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, sanığın 2014 ve 2015 yılı vergi dönemine ilişkin sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilip, atılı suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediğinden bahisle cezasının 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenlemeye göre birden fazla takvim yıllarına ve yıllar içerisinde işlenen suçlara ilişkin, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen tek bir zincirleme suç hükmü uygulanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, İncelemeye konu dosyada, adı geçen sanık hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2018 tarihli ve 2017/45343 soruşturma, 2018/930 esas, 2018/900 sayılı iddianamesiyle 2014 yılı hesap dönemi içerisinde gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmayan sahte fatura düzenleme eylemi nedeniyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda sadece 2014 yılı vergi dönemine ilişkin eylemi nedeniyle sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın 2014 yılı vergi dönemine ilişkin sahte belge düzenlemek eylemi ile uyarlama yargılaması yapılması gerekirken, 2015 yılı vergi döneminin de dahil edilmek suretiyle fazla ceza verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.