İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/2861 · K. 2025/2954
- Esas No
- 2024/2861
- Karar No
- 2025/2954
- Karar Tarihi
- 29.04.2025
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2024/2861 E. , 2025/2954 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2183 Esas, 2024/197 Karar
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı adına kayyım ve feri müdahil tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 29.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı şirket kayyımı ..., feri müdahil vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, 2018 faaliyet yılında yönetime seçilemediğini, davalı şirketteki yönetim değişikliğinden sonra müvekkilinin yönetim kurulu karar defterinden 25.12.2017 tarihinde kendisinin davet edilmediği bir toplantı yapıldığını ve haberdar olmadığı bu toplantıda şirket menfaatlerine aykırı hükümler içeren (9) numaralı yönetim kurulu kararının alındığını tespit ettiğini, (9) numaralı kararda davalı şirketin dava dışı ... Yapı İnş.ve San. Tic. A.Ş'.den olan 51.094.619,00 TL cari hesap alacağının ertelenmesi amacıyla sözleşme imzalanmasına karar verildiğini, davalı şirketin feshinin mümkün olmayacağını ve davalı tarafından feshedilmesi halinde davalının fahiş tutarda cezai şart ödeyeceğini ancak sözleşmenin davalı şirketin resmi kayıtlarında görülmediğini, bu nedenle bu sözleşmenin gerçekte yapılıp yapılmadığının şüpheli olduğunu, yönetim kurulu toplantısının yoklukla malul olduğunu, tüm yönetim kurulu üyelerine davette bulunulmaksızın toplantı yapılması ve karar alınmasının kanun hükümlerine ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, şirketin temel yapısına uygun olmadığı ve sermayenin korunması ilkesinin gözetilmediğini ileri sürerek 25.12.2017 tarihli (9) numaralı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulunun (9) numaralı kararının tamamen geçerli ve hukuka uygun olduğunu, esas sözleşmede aksi yönde ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulunun üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanacağı ve kararların toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alınabileceğini, bir yönetim kurulu üyesinin toplantıya gelmemesinin yeni dönemde kurulun toplanmasını ve işlemesini engellemediğini, kanunda yönetim kurulu üyelerinin çağrı şekline ilişkin düzenleme öngörülmediğini, yönetim kurulu üyesi olarak gerekli özeni göstermeyen davacının katılmadığı ve mazeret de sunmadığı bir toplantıya sonradan çağrılmadığını ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, söz konusu bütün kararların müzakere edilerek alındığını, davalı ... zarara uğratacak bir karar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının aksine yönetim kurulunun (9) numaralı kararının tamamen geçerli ve hukuka uygun olduğunu, kanunda yönetim kurulu üyelerinin çağrı şekline ilişkin düzenleme öngörülmediğini, yönetim kurulu üyesi olarak gerekli özeni göstermeyen davacının katılmadığı ve mazeret de sunmadığı bir toplantıya sonradan çağrılmadığını ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu ve davalı tarafça, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 390/4 ve 392/7 hükümlerinde belirtilen vasıtalardan herhangi biri ile dava konusu kararın alındığı yönetim kurulu toplantısından haberdar edildiğinin ispat edilemediği, bir yönetim kurulu kararının usulüne uygun olabilmesi için en başta kararın alındığı yönetim kurulunun usulüne uygun şekilde toplanmış olmasının gerektiği, aksi halde yönetim kurulu kararının yok hükmünde sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 25.12.2017 tarihli ve (9) numaralı yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğuna karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça ve feri müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, yönetim kurulu toplantısının çağrı usulü, çağrının zorunlu olup olmadığı ve çağrısız toplanan yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olup olmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ve feri müdahilin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının ve feri müdahilin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.