V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
B.Temyiz Sebebleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma kararından sonra Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1.İhtisas Kurulundan alınan raporun uyuşmazlık konusunu aydınlatmadığını, otopsi yapılmamış olmasına bağlı olarak ölüm sebebi ile sözleşme öncesi var olan ve beyan edilmeyen hastalık arasında illiyet bağının tespit edilemediğini belirttiğini, kabul anlamına gelmemek üzere; raporun sonuç bölümündeki 3. paragrafta sözleşme öncesi tanısı konulan kalp damar hastalığı ve yüksek tansiyona bağlı olarak ölümün meydana gelmiş olabileceğinin belirtildiğini, ölüm raporunda ölüm sebebinin akut myokard enfarktüsü olduğu belirtilmiş olması karşısında ölüm ile bildirilmeyen kalp damar hastalığı ve yüksek tansiyon arasındaki illiyet bağının tespit edildiğini, Adli Tıp raporu dosyayı aydınlatmadığı gibi kendi içinde de çelişkili olduğunu, dosya kapsamında yer alan tüm delillerden rizikonun bildirilmeyen hastalık nedeniyle gerçekleştiğini, vefat ile gizlenen hastalık arasında illiyet bağı olduğunun anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; hayat sigortasından kaynaklı vefat tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Hayat Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Dosyanın incelenmesinde; Dairenin yukarıda anılan bozma ilamı üzerine mahkemece, Adli Tıp 1. İhtisas Kurulundan murisin ölümü ile poliçesi öncesi var olan hastalığı arasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti için rapor alınmıştır. 31.03.2023 tarihli raporda, ",,, murisin TÜİK'in 2015052813 ÖBS form nolu ölüm belgesinde; "Ölümü tespit eden kurum: Ankara Adli Tıp Kurumu, Ölüm tarihi: 13.02.2015, ölüm yeri: diğer taşıt, otopsi yapıldı mı: hayır, ölüm nedeni: akut myokard infarktüsü (10 dakika), ASKH (5 yıl)" şeklinde kayıtlı olduğu Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişiye sözleşme tarihleri öncesinde myokard enfarktüsü, KOAH, yüksek tansiyon, kalp damar hastalığı, hiperlipidemi tanıları konulduğu, bu nedenle takip ve tedavisi yapıldığı, 13.02.2015 tarihinde öldüğü, ölüm raporunda otopsisi yapılmadığı, ölümün hastane dışında gerçekleştiği, ölüm nedeninin akut myokard enfarktüsü ve aterosklerotik kalp hastalığı nedeniyle meydana geldiği kayıtlı olduğu dikkate alındığında;
Kişinin ölümünün sözleşme öncesi tanısı konulan kalp damar hastalığı ve yüksek tansiyona bağlı meydana gelmiş olabileceği ancak ölüm anına ait ölüm sebebi-mekanizmasını açıklayacak herhangi bir tıbbi belge (ekg-lab.-röntgen vb) bulunmadığı zamanında otopsi yapılarak organların makroskopik, histopatolojik ve toksikolojik analizleri yapılmamış olması dikkate alındığında;
Mevcut verilerle kişinin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediği, sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda kesin bir değerlendirme yapılamadığı oy birliği ile mütalaa olunur." tespiti yapılmıştır.
Mahkemece işbu rapor hükme esas alınarak müteveffanın ölümü ile bildirilmeyen hastalığı arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edilemediği, rizikonun teminat dışında kaldığının davalı tarafca ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabuüne karar verilmiştir. Ancak yapılan değerlendirme ile varılan sonuç hatalı olmuştur.
Karara esas alınan rapor incelendiğinde; sigortalı muris ...'un dosyadaki tedavi belgelerinin incelendiği ve sözleşme tarihleri öncesinde myokard enfarktüsü, KOAH, yüksek tansiyon, kalp damar hastalığı, hiperlipidemi tanıları konulduğu, bu nedenle takip ve tedavisinin yapıldığı, ölüm nedeninin ölüm belgesinde akut myokard enfarktüsü ve aterosklerotik kalp hastalığı nedeniyle meydana geldiğinin kayıtlı olduğu belirtilmiş, kişinin ölümünün sözleşme öncesi tanısı konulan kalp damar hastalığı ve yüksek tansiyona bağlı meydana gelmiş olabileceği ancak ölüm anına ait ölüm sebebi-mekanizmasını açıklayacak herhangi bir tıbbi belge (ekg-lab.-röntgen vb) bulunmadığı, zamanında otopsi yapılarak organların makroskopik, histopatolojik ve toksikolojik analizleri yapılmamış olması dikkate alındığında mevcut verilerle kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, sözleşme öncesi tanısı konulan hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda kesin bir değerlendirme yapılamadığı belirtlmiştir. Bu hali ile rapor içeriği kendi içinde açıkça çelişkili olup rapor karar vermeye elverişli değildir.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş; sigortalı-murisin ölümü ile hayat sigortası poliçesi öncesi var olan ve tedavi gördüğü yukarıda tespiti yapılan hastalıkları arasında, illiyet bağının olup olmadığının tespiti yönünde Adli Tıp Üst Kurulundan, dosya kapsamındaki tüm tedavi evrakı incelenerek kendi içinde çelişki içermeyen kesin sonuç bildiren, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.