IV. OLAY VE OLGULAR
İncelenen dosya kapsamından;
12.03.2003 doğumlu olan katılan mağdurenin, 22.05.2019 tarihinde öğrenim gördüğü okulda görev yapan sınıf öğretmenine, öz amcası olan sanığın, 12-13 yaşlarından itibaren kendisine yönelik cinsel eylemlerde bulunduğunu aktarması üzerine rehber öğretmen ve müdür yardımcısı tarafından katılan mağdureyle yapılan sözlü görüşme neticesinde tutanak düzenlendiği ve durumun adli mercilere intikalinin sağlandığı,
22.05.2019 tarihinde rehber öğretmen ve müdür yardımcısı tarafından düzenlenen tutanakta; katılan mağdurenin, sınıf öğretmeninden yaz aylarında çalışmak üzere kendisine iş bulmasını talep ettiğinin, sınıf öğretmeninin kabul etmemesi üzerine ısrarcı davrandığının ve eve gitmek istemediğini söylediğinin, sınıf öğretmeninin sebebini sorması üzerine sanığın davranışlarından rahatsız olduğunu bildirdiğinin ve bu beyan doğrultusunda rehberlik servisine yönlendirildiğinin, katılan mağdureyle yapılan ilk görüşmede sanığın kendisine dokunmak istediğini ancak dokunamadığını, yalnız kalmaya çalıştığını anlattığının, katılan mağdureye sanık hakkında şikâyette bulunabileceğinin aktarılması üzerine ailesinin dağılmasından ve kötü şeyler yaşanabileceğinden korktuğunu söyleyerek şikâyet yolunu tercih etmediğini belirttiğinin, sanığın suç teşkil edebilecek davranışları olabileceği ve bu konuda karar yerinin okul olmadığı, bu nedenle daha açık konuşması gerektiği söylendiğinde ise katılan mağdurenin; sanığın kendisine karısı gibi davranmaya çalıştığını, telefonla aradığını, yaklaşık üç yıl önce davet etmesi üzerine evine gittiğinde sanığın kapıyı kilitlediğini, kıyafetlerini soyduğunu ve kendisine dokunduğunu, o esnada kardeşinin evin kapısına gelmesi nedeniyle sanığın eylemine son vermek zorunda kaldığını, ailesinin zarar görmesinden korkarak bu olayı kimseyle paylaşmadığını ifade ettiğinin, katılan mağdurenin görüşme sırasında kendini ifade etmekte güçlük yaşadığının belirtildiği,
29.05.2019 tarihli adli görüşme değerlendirme raporuna göre; fiziksel gelişimi yaşıyla uyumlu bulunan katılan mağdurenin sorulara açık ve anlaşılır cevaplar verdiği, kendinden emin bir tavırda olduğu, kendisini iyi ifade edebildiği, cinsel istismarın yaşandığı yer ve oluş şekline ilişkin detaylı ve spontan bilgiler aktardığı, özellikle ifadesinde yer alan bir kısım detaylı anlatımların iddia edilen olayların yaşanmış olabileceği yönünde bir kanı oluşturduğu,
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10.01.2020 tarihli adli kurul raporu ve benzer mahiyetteki Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Başhekimliğinin 03.09.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda; katılan mağdurede akıl zayıflığı bulunmadığının, maruz kaldığı fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmadığının, iddia olunan eyleme ilişkin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının, görüşme esnasındaki ifadelerinin dosyadaki beyanıyla tutarlı olması ve psikiyatrik görüşmedeki aktarımı göz önünde bulundurulduğunda beyanına itibar edilebileceğinin, travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin devam ettiğinin ve ruh sağlığının bozulduğunun bildirildiği,
16.09.2019 tarihli celsede mahkemece yapılan gözlemde; katılan mağdurenin sorulara tutarlı ve mantıklı cevaplar verdiğinin, sanık tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiği eylemlerden fazlaca etkilendiğinin, beyanlarına ana hatlarıyla itibar edilebilineceğinin, ancak uzman görüşü ve sağlık kurulu raporunun bu konuda yol gösterici olacağı kanaatine varıldığının belirtildiği,
16.09.2019 tarihli celsede katılan mağdurenin beyanının alınması sırasında hazır bulunan psikolog bilirkişinin; katılan mağdurenin fiziksel ve zihinsel gelişiminin yaşıtlarına uygun olduğunu, stresli ve gergin olup zaman zaman ağlayan katılan mağdurenin depresyon tedavisi gördüğünü ve kontrollerine düzenli olarak gittiğini, beyanlarının kendi içinde tutarlı olduğunu ifade ettiği,
Katılan mağdurenin kullandığı 05xx 2xx0xx0 numaralı telefon hattı ile sanığın kullandığı 05xx 6xx0xx3 numaralı hat arasında 16.03.2017 ile 26.05.2019 tarihleri arasında gerçekleşen görüşme ve mesajlaşmalara ilişkin HTS kayıtlarının incelenmesinde; sözü edilen tarih aralığında karşılıklı çok sayıda arama ve mesajlaşmaların bulunduğu, özellikle 20.06.2017 tarihinde saat 22.42'de başlayıp 21.06.2017 tarihinde saat 00.27'de sona eren karşılıklı 172 adet mesaj kaydığının olduğu, görüşmelerin bir bölümünün de 217, 279, 942, 500, 632 saniye sürdüğü, son görüşmenin 26.05.2019 tarihinde saat 16.48'de gerçekleştiği ve sanık tarafından yapılan bu aramanın 132 saniye süreyle devam ettiği,
Anlaşılmaktadır.
Katılan mağdure aşamalarda özetle; öz amcası olan sanık ile yaşadığı ilk olayın 12-13 yaşlarında iken gerçekleştiğini, o dönemde Ortaköy Ortaokuluna gittiğini, sanığın da yaz mevsimi olduğu için köye geldiğini, işi olduğunu söyleyerek kendisini evine çağırdığını, yengesinin evde olmadığını, evin üst katına çıktığında yanına gelen sanığın "Üstünü çıkar." dediğini, "Çıkarmayacağım." diyerek cevap vermesine rağmen sanığın, kıyafetlerini çıkarmaya başladığını, üzerinde sadece iç çamaşırlarının kaldığını, daha sonra sanığın kendisine dokunmaya başladığını, atletinin üzerinden dokunduğu göğsünü sıktığını, bu esnada kendisine "Korkma, bağırma, bir şey olmayacak." şeklinde sözler söylediğini, yanından ayrılmaya çalıştığını ancak sanığın kendisini sıkı sıkı tuttuğunu, akabinde kardeşi tanık ...'nin evin kapısına gelerek sanığı çağırdığını, sanığın balkona çıkarak "Geliyorum, iki dakika bekle." dediği sırada giyinip evden kaçtığını ve kendi evine döndüğünü, olayı gören kimsenin olmadığını, bu olaydan 2-3 gün sonra sanığın "İneklere ot indirelim." diyerek kendisini alt katı ahır olan ambara çağırdığını, ambara gittiğinde sanığın yine kendisine dokunmaya başladığını, arka tarafında olan sanığın, kendisini kolları ile sararak göğüslerine ve özel bölgelerine kıyafetinin üzerinden dokunduğunu, elini eteğinin içinden sokarak cinsel organına ve sonra göğsüne dokunduğunu, bu dokunmalar esnasında sanığın "Korkma, sana zarar vermeyeceğim." dediğini, bağırsa ambarın yan tarafında bulunan yengesinin duyabileceğini ama bağıramadığını, ambarda yaklaşık beş dakika kaldıklarını, bu süreçte sanığın, kendi cinsel organına dokunmasını istediğini ve elini, cinsel organına götürmeye çalıştığını ama kendisinin kabul etmediğini, sanığın İstanbul'da olduğu zamanlarda annesini telefonla arayıp kendisiyle de konuşmak istediğini, ilk başlarda normal konuşup sonrasında "Yanında kimse var mı? Varsa uzaklaş." diyerek yalnız kalmasını sağlayarak "Benimkiler nasıl? Göğüslerine nasıl bakıyorsun?" şeklinde sorular sorduğunu, haftada üç dört defa telefonla kendisini aradığını, bir yıl sonra yaz tatilinde Ortaköy'e geldiği zaman sanığın kendisine "Gel benimle kal." dediğini, kabul etmemesi üzerine sanığın, babasını telefonla arayarak onu ikna ettiğini ve bu nedenle sanığın evine gitmek zorunda kaldığını, son olayın üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiği için bu defa sanığın böyle bir şey yapmayacağını düşündüğünü, yatağa yatarak yüzünü duvara doğru döndüğünü, üzerinde sadece atleti kalan sanığın yanına gelerek yattığını, kendisine sarıldığını, yanağından, omzundan ve göğsünden öpmeye başladığını, eliyle cinsel organına bastırarak dokunduğunu, sanığın cinsel organının kalça kısmına temas ettiğini, sanığın evden ayrılırken kendisine "Kimseye söyleme, söylersen kötü olur." dediğini, yaklaşık on on beş dakika devam eden bu olayı korktuğu için kimseyle paylaşmadığını, bu olaydan bir ya da iki hafta sonra sanığın kendisini yine evine çağırdığını, istememesine karşın sanığın "Gel seninle işim var." diyerek ısrar ettiğini, alzheimer hastası ve çok yaşlı olan yengesinin annesinin de o sırada evin önündeki bankta oturduğunu, yengesinin ise kendi evlerinde annesinin yanında olduğunu, önce sanığın çağırmasına rağmen eve girmek istemediğini ancak yengesinin annesinin "Kırma, üzme amcanı." şeklinde sözler söylemesi üzerine içeri geçtiğini, eve girdiğinde sanığın, kendisini evin tuvalet bölümüne götürdüğünü, burada göğüs bölgesine kıyafetlerinin üzerinden yaklaşık bir iki dakika süreyle dokunduğunu, yengesinin annesi kendisini çağırınca dışarı çıktığını, bu olayı kimseye anlatmadığını, bu olaydan bir ay sonra yengesinin İstanbul'da olduğu bir tarihte yine sanığın evinde kaldığını, sanığın bu defa kıyafetlerini çıkarmadan dokunmaya ve kendisini öpmeye başladığını, kıyafetlerinin üzerinden elini cinsel organına bastırarak sürttüğünü, eteğinin içinden tenine temas edecek şekilde cinsel organına eliyle bastırdığını, sanığın kendi cinsel organına dokunmasını istediğini ama dokunmadığını, sanığın bileğinden tutup "Elini getir." demesine karşın bunu kabul etmediğini, yaklaşık beş altı dakika süren bu olaydan sonra sanığın "Yengen duyarsa kötü olur, kimseye söyleme." dediğini, en son yaşadığı olayın yaklaşık bir yıl önce yaz tatilinde gerçekleştiğini, kendisini yine ambara çağıran sanığın "Kimseye dokundurdun mu? Kimseye bir şey söyledin mi? Bu iş sen evlenene kadar devam edecek. Ben senden nasıl ayrı kalırım?" şeklinde sözler söyleyerek göğüs bölgesine dokunduğunu, yanağından ve boynundan kendisini öptüğünü, dudağından da öpmeye çalışan sanığa izin vermediğini, lisede yatılı öğrenci olarak okumaya başladıktan sonra köye eskisi kadar sık gitmediği için sanığın dokunmalarının sonlandığını, bu olaylardan sonra sanığın kendisine "Emeğinin karşılığı." diyerek para verdiğini, bazen almadığını bazen de sanığın parayı zorla cebine soktuğunu, ayrıca eylemler sırasında erkek arkadaşı ya da kendisini seven birinin olup olmadığını sorduğunu, kendisini çok sık telefonla araması nedeniyle arkadaşlarının "Amcan seni çok mu seviyor ki o kadar arıyor?" diye sorduklarını, anne ve babasının, onların yanında normal amca yeğen ilişkisi çerçevesinde davranan sanığın eylemlerini duymalarından korktuğunu, insanların kendisine inanmayacaklarını düşündüğü ve bağırması hâlinde sanığın daha kötü şeyler yapmasından korktuğu için cinsel eylemler sırasında bağıramadığını, sanığın kendisini korkutması nedeniyle tekrar yanına gitmek zorunda kaldığını, sanıktan şikâyetçi olduğunu,
Katılan ... savcılıkta; katılan mağdurenin annesi olduğunu, olay ile ilgili herhangi bir bilgi ve görgüsünün olmadığını, sanık ile aralarında bir husumet bulunmadığını, sanığın katılan mağdurenin iddia ettiği şeyleri yaptığına inanmadığı için bir şikâyetinin olmadığını,
Mahkemede; olayları sanığın jandarmalar tarafından köyden götürülmesinden sonra aynı köyde ikamet eden ... isimli bir şahıstan duyduğunu, katılan mağdurenin köye geldiğinde evde durmak istemediğini, "Ben bu mahalleyi istemiyorum." diyerek dedesinin evine gittiğini, sanıkla evlerinin arasında yaklaşık 50 metre mesafe bulunduğunu ve katılan mağdurenin sanığın evine gittiğini, ancak ne sebeple gittiğini bilmediğini, sanığın İstanbul'da olduğu dönemde katılan mağdureyi telefonla aradığını, kendisinin yanında sanıkla konuşmayan katılan mağdurenin konuştuktan sonra da olumsuz bir tavır sergilemediğini, olaylar ortaya çıktıktan sonra bu yaşananları neden daha önce anlatmadığını sorduğu katılan mağdurenin korktuğunu, sanığın kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit ettiğini söylediğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu,
Katılan ... savcılıkta; katılan mağdurenin babası olduğunu, iddia edilen olaylara şahit olmadığını ve inanmak istemediğini, katılan mağdurenin hafta sonu köye gelmemek için etüdünün olduğunu söylemek dışında bir yalan söylemediğini ve sanıkla çok sık yalnız kalmadığını, sanığın katılan mağdureye cinsel eylemlerde bulunacağını düşünmediğini, şikâyetçi olmadığını,
Mahkemede; adli makamlara intikalden sonra olaylardan haberdar olduğunu, sanığın tutuklanmasından sonra durumu sorduğu katılan mağdurenin, kendisine "Gerekeni yaptım. Ne söylediysem doğrudur." dediğini, katılan mağdurenin yalan söyleyen bir kimse olmadığını, sanıktan şikâyetçi olduğunu,
Tanık ... ... aşamalarda; katılan mağdureyle kardeş olduklarını, öz amcası olan sanıkla babasının yaklaşık bir yıldır konuşmadıklarını, sanığa bir kırgınlık duymadığını, zaman zaman katılan mağdureyle birlikte sanığın evine gittiklerini, sanığın kendisine "Sen git. ... gelsin. Bana ... yardım etsin. ... ile özel konuşacağım. ... biraz daha otursun." gibi sözler söylediğini, hafta sonları okul tatil olduğu için köye gittiğinde sanığın sürekli "... nerede? Niye gelmedi?" şeklinde sorular sorduğunu, sanığın İstanbul'dan bazen yalnız başına bazen eşiyle birlikte köye geldiğini, yalnız geldiğinde eşya yerleştirme gibi işler için katılan mağdureyi yardıma çağırdığını, sanığın evinin yanında samanlık diye tabir edilen iki katlı bir kulübenin olduğunu, sanığın genelde alet koymak için oraya girdiğini, katılan mağdurenin de bu kulübeye birkaç kere sanığa yardım etmek için girdiğini gördüğünü, sanığın katılan mağdureye farklı bir davranış sergilediğine şahitlik etmediğini, sanığın yaklaşık üç dört yıl önce okutmak için katılan mağdureyi İstanbul'a götürmek istediğini, sanığın İstanbul'dan hâl hatır sormak için telefonla aradığında "... nerede? Benimle niye konuşmuyor?" diye sorduğunu, bir hafta sonu katılan mağdurenin, babasını telefonla arayarak "Amcam beni rahatsız ediyor!" dediğini, bu konuşmadan sonra babasının evin önünde oturan sanığın da duyacağı şekilde "Bazı kişiler kızımı rahatsız ediyor, uzak dursun!" şeklinde sözler söylediğini,
Tanık ... aşamalarda; katılan mağdureyle aynı yurtta kaldıklarını ve yakın arkadaş olduklarını, müracaattan yaklaşık bir hafta önce sohbet ettikleri sırada katılan mağdureye moralinin neden bozuk olduğunu sorduğunu, katılan mağdurenin de öz amcası olan sanığın kendisine yakınlaşmaya çalıştığını söylediğini, ancak detaylı bir anlatımda bulunmadığını, bir gün sonra katılan mağdurenin "Hani ben sana demiştim ya amcam beni ellemedi diye aslında ellemeye çalıştı da ben uzaklaştım... Hatta 12 yaşımdan beri bunu yapıyor..." şeklinde ifadelerin yazılı olduğu bir kâğıt parçasını kendisine verdiğini, yazılanları okuduktan sonra katılan mağdureye bunların basit şeyler olmadığını söyleyerek okul idaresine bildirmesi gerektiğini ifade ettiğini, katılan mağdurenin de bu durumu rehberlik öğretmeni ve okul müdürüne anlattığını, bir gün sonra savcılığa giderek ifade vereceği için korkan katılan mağdureye korkmamasını, bir şey olmayacağını söylediğini, bu olayları neden daha önce anlatmadığını sorduğunda ise katılan mağdurenin sanıktan korktuğunu belirttiğini,
Tanık... mahkemede; sanığın eşi olduğunu, 1986-2016 yılları arasında sanıkla beraber yaz tatillerinde köye gittiklerini, 2016 yılının Temmuz ayında oğlunu evlendirdiklerini, bu düğünden önce 2016 yılı Mart ayında sanığın bir defa tek başına köye gelip iki üç gün kaldığını, o dönemde köyde yapılı bir evlerinin olmadığını, zaten sanığın da evin inşaatını bitirmek için köye geldiğini ve bu dönemde babasının evinde kaldığını, katılan mağdureyle sohbet ettiklerini ve ona okuması hususunda telkinlerde bulunduğunu, katılan mağdurenin de "Okumazsam kendimi yurda atmayı bilirim." şeklinde sözler söylediğini, sanığın katılan mağdureye yönelik davranışlarından şüphelenmediğini, bir iki yıldır katılan ... ile arazi meselesi nedeniyle konuşmadıklarını, ramazan ayının sonunda sanığın tutuklandığını, öncesinde katılan mağdurenin evlerine geldiğini ve sanığa selam da söylediğini, aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığını, katılan mağdureye okuması için baskı yaptıklarını ve onun da bu nedenle iftira attığını, sanığın böyle bir suç işleyebileceğine inanmadığını, katılan mağdurenin "Siz benim anneme iftira atıyorsunuz, ben de size iftira atayım, gününüzü görürsünüz!" şeklinde sözler de söylediğini, katılan ...'nın komşuları bir erkeğin geneleve gittiğini kendisine söylediğini anlatması üzerine katılan mağdureyle katılan ...'yı uyardıklarını, tepki olarak katılan mağdurenin sanığa böyle bir suçlamada bulunduğunu düşündüğünü,
Beyan etmişlerdir.
Sanık savcılıkta; emekli olduğu ve eşi rahatsızlandığı için yaklaşık bir buçuk yıl önce Artvin Ortaköy'e yerleştiğini, daha öncesinde yaz aylarında yaklaşık on gün süreyle köye izne geldiğini, Ortaköy'de babasının evinde kaldığını, elli metre yakınında miras meselesi nedeniyle husumetli olduğu kardeşi katılan ... ve ailesinin ikamet ettiğini, katılan ...'la husumeti bulunsa dahi çocuklar ile arasında bir kırgınlık olmadığını, kendisini sevdiklerini, yeğeni tanık ... ile bazı hafta sonları balık tutmaya gittiklerini, çocukların çok sık olmasa da evine gelip gittiklerini, dört kız yeğeninin daha olduğunu, hiçbirisine bu şekilde davranmadığını, evlerinin yanındaki altı ahır olarak kullanılan iki katlı ambarda da hiçbir zaman katılan mağdureyle yalnız kalmadıklarını, katılan mağdurenin yalnız başına hiç evine gelmediğini, her zaman yanlarında eşinin de bulunduğunu, eşi rahatsız olduğu için İstanbul'a her defasında birlikte gidip geldiklerini, evde havaların sıcak olması nedeniyle zaman zaman atletle gezdiğini, komşularının da bu durumu gördüklerini, katılan mağdureyi öptüğünü ancak cinsel bir amacının olmadığını, diğer yeğenlerine nasıl davranıyorsa katılan mağdureye de öyle davrandığını, en son 26.05.2019 tarihinde katılan mağdureyi telefonla arayarak sadece hâl hatır sorduğunu, okul servisinde şoförün yan tarafına oturduğu için uyarılarda bulunduğu katılan mağdurenin bu olay nedeniyle kendisine iftira attığını, ayrıca katılan ... ile aralarındaki husumetten de etkilenmiş olabileceğini, suçlamayı kabul etmediğini,
Sorguda; yedi yeğeninin olduğunu, hepsini sevdiğini, kucağına aldığını, katılan mağdurenin kıskançlık nedeni ile bu şekilde suçlamalarda bulunduğunu düşündüğünü, çünkü yeğenlerinin bir kısmını çok, bir kısmını ise daha az sevdiğini, savcılıkta okul servisinde şoförün yanında oturduğu için uyarması dolayısıyla katılan mağdurenin bu şekilde beyanda bulunmuş olabileceğine dair savunmasının da doğru olduğunu, katılan mağdureye "Benimkilere nasıl bakıyorsun? İyiler mi? Sakın kimseye bir şey söyleme. Seni öldürürüm!" şeklinde sözler de söylemediğini,
Mahkemede; katılan mağdureyi yeğeni olduğu için gözettiğini, ona sahip çıktığını, katılan mağdurenin okulda iyi olması, evde olup dışarıda kalmaması için ona yönelik sözlü baskılarının olduğunu, katılan mağdurenin anne ve babasının göremediklerini gördüğü için baskı uyguladığını, katılan mağdureye telefonda sarf ettiği "Benimkiler nasıl?" şeklindeki sözlerinden kastının katılan mağdureyle birlikte okuyan kardeşi ve diğer yeğenlerinin durumlarını sormak olduğunu, diğer yeğenlerini bazen daha fazla sevdiği için katılan mağdurenin kendisine bu şekilde iftira atmış olabileceğini, katılan mağdureyi servis şoförünün yanında oturduğu için de uyardığını, şoförün yanında oturmasını istemediğini, katılan ...'a yardım kolisi gelmesini kaldıramadığını ve bu koliyi çöpe attığını, aldıkları yardımı kullanmadıklarını, ihtiyaçlarının olmadığını birkaç yere söyleyince yardımın da kesildiğini, katılan ... ile arasındaki tartışmanın buradan başladığını, çocukların okula gitmemesi nedeniyle de aileye baskı yaptığını, ancak bunların aile kavgaları olduğunu, bu aile kavgaları nedeniyle kendisine iftira attıklarını, ayrıca katılan mağdureyle evde yalnız kalabilmelerinin de mümkün olmadığını, zira köye gelir gelmez kayınvalidesinin kendisinin evinde kaldığını, evinde sürekli insan olduğunu,
Savunmuştur.