IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/12833 Esas, 2015/14919 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen 2011/132 Esas sayılı davada zamanaşımının asıl davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerekirken mahkemenin davalı dernek bakımından zamanaşımı def'inin kabulü kararının yerinde olmadığı, davacı lehine belirlenecek vekâlet ücretinin harcı tamamlanan dava değerine göre belirlenmesi gerekirken davacı yararına eksik vekâlet ücreti takdirinin de isabetsiz olduğu; davalıların, mülkiyeti davacıya ait imar öncesi 2098 ada 46 parsel sayılı taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakları olmadan el attıkları saptanarak müdahalenin önlenmesi ve ecrimisile karar verilmiş olmasının doğru olduğu, bu hususa yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, ecrimisil hesabında davalı tarafça dosyaya sunulan emsal kira sözleşmesinin Mahkemece değerlendirilmediği, dava konusu 2098 ada 46 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı ve yeni parseller oluştuğu hâlde imar öncesi 2098 ada 46 sayılı parsel üzerinden karar verildiği, ayrıca 16.10.2014 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen ve yıkımına karar verilen kafeteryaların dava konusu taşınmaz dışında kalan kısımları bakımından bir araştırma yapılmadığı gibi yıkım dışında kalan kısımların bulunduğu komşu parsellerin numaralarının saptanmadığı, çekişme konusu taşınmaza taşkın olan bölümün yıkılması hâlinde geri kalan kısmın kullanılıp kullanılamayacağı, ana yapının zarar görüp görmeyeceği hususlarının üzerinde durulmadığı, son imar durumunun araştırılması ve dava konusu 2098 ada 46 sayılı taşınmazın tüm gitti kayıtlarının getirtilmesi gerektiği, tapu kaydının beyanlar hanesindeki "amme hizmetine tahsislidir" şerhinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.4.2017 tarihli ve 2016/9843 Esas, 2017/1914 Karar sayılı kararı ile davacı vekili ve davalı ... Rektörlüğünün karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
4. Mahkemenin 30.10.2019 tarihli ve 2017/220 Esas, 2019/687 Karar sayılı kararı ile; asıl davada davacının kafeteryalara ilişkin talebinin kabulü ile; davalı Üniversitenin krokide A harfi ile gösterilen kafeterya, B harfi ile gösterilen kafeterya bölümüne müdahalesinin men'ine, krokide gösterilen bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine, krokide su deposu olarak gösterilen bölüme, prefabrik derslik olarak gösterilen bölüme ve havalandırma santrali olarak gösterilen bölüme müdahalesinin men'ine ve bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacının, davalı üniversite yönünden taşınmazın diğer bölümlerine yönelik talebinin husumetten reddine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı davada davanın feragat nedeniyle reddine, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı davada, davanın ecrimisil talebine yönelik kısmın feragat nedeniyle reddine, davalı derneğin krokide kulübe olarak gösterilen bölüme ve asıl davada belirtilen yerler dışındaki yerlere müdahalesinin men'ine, kulübe olarak gösterilen yapının kâl'ine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
6. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.9.2020 tarihli ve 2020/769 Esas, 2020/5140 Karar sayılı kararı ile; bozma içeriğine uygun hüküm tesis edilmediği, önceki bozma ilâmında imar uygulamasının incelenmesinin gerektiğinden bahsedildiğinden el atmanın önlenmesi ve kâl isteklerinin bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini söyleme imkânı olmadığı, imar uygulaması nedeniyle yeni parsellerin oluştuğu ve müdahaleli alanların m²’sinde de değişiklik olduğundan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına dair kararın isabetli olmadığı, bozma öncesi dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre harç ikmal edilmiş ise de dava konusu edilen yerin değerinin keşif tarihine göre belirlendiği, bozma sonrası sunulan raporda ise dava tarihine göre değer tespit edildiğinden bu değerin esas alınması gerektiği, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği; birleştirilen 2010/355 Esas sayılı davada davalı ... temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı davada davalı derneğin temyiz itirazlarının incelenmesinde; el atma ve kâl taleplerinin bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini söyleme imkânı bulunmadığı, davacı vekilinin 14.5.2019 tarihli duruşmada davalı derneğin, taşınmazda gerçekleştirdiği müdahalesine son vererek taşınmazı terk ettiği, davanın diğer davalı ...’ne karşı devam ettiğini beyan ettiğine göre, el atmanın önlenmesi ve kâl talepleri yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, yine el atmanın önlenmesi kâl talepleri yönünden bozma sonrası verilen ve dava tarihine göre değer tespiti yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, davalı derneğin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
7. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/307 Esas, 2021/5250 Karar sayılı kararı ile davacı vekili ve davalı ...’nün karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
8. Mahkemenin 26.12.2022 tarihli ve 2021/574 Esas, 2022/645 Karar sayılı kararı ile; asıl davada davalı Üniversitenin 63934 ada 1 parselde bulunan ve krokide A harfi ile gösterilen kafeterya, B harfi ile gösterilen kafeterya, C harfi ile gösterilen su deposu, D harfi ile gösterilen prefabrik derslik ve E harfi ile gösterilen havalandırma santraline vaki müdahalesinin men'ine, krokide gösterilen bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine, davacının, davalı Üniversite yönünden taşınmazın diğer bölümlerine yönelik talebinin husumetten reddine, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı dosyada davanın feragat nedeniyle reddine, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı dosyasında, davanın ecrimisil yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı derneğe yönelik olarak açılan müdahalenin men'i ve kâl talebinin konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
9.Mahkemenin 26.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Dernek vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
10.Dairemizin 06.02.2024 tarihli 2023/1818 Esas, 2024/619 Karar sayılı kararı ile; davalı Üniversite vekilin temyiz itirazlarının tümünün davalı Dernek vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, birleştirilen davada dava konusuz kaldığından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ayrıca vekâlet ücretinin taraflar arasındaki sulh protokolüne göre hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bilirkişi raporlarına göre davalı Üniversitenin davacıya ait parsele müdahalesinin devam ettiği, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı dosyada davacı vekilinin davadan feragat ettiği, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı dosyada ise davacı vekilinin ecrimisil istemi yönünden davadan feragat ettiği, ancak feragat edilmesinin sebebi davalının ecrimisil bedelini ödemesi olduğundan davalılar lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği, davacı vekili 14.05.2019 tarihli duruşmada davalı derneğin taşınmazı terk ettiğini beyan ettiği gerekçesiyle, asıl davada davalı üniversitenin 63934 ada 1 parselde bulunan ve krokide A harfi ile gösterilen kafeterya, B harfi ile gösterilen kafeterya, C harfi ile gösterilen su deposu, D harfi ile gösterilen prefabrik derslik ve E harfi ile gösterilen havalandırma santraline vaki müdahalesinin men'ine, krokide gösterilen bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine, davacının, davalı Üniversite yönünden taşınmazın diğer bölümlerine yönelik talebinin husumetten reddine, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı dosyada davanın feragat nedeniyle reddine, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı dosyasında davanın ecrimisil istemin yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı derneğe yönelik olarak açılan müdahalenin men'i ve kâl talebinin konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.