İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/2967 · K. 2025/4870
- Esas No
- 2024/2967
- Karar No
- 2025/4870
- Karar Tarihi
- 22.04.2025
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2024/2967 E. , 2025/4870 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/666 E., 2023/1102 K.
SUÇLAR : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, Sahte fatura düzenleme
SUÇ TARİHLERİ : 2011, 2012 ve 06.12.2013
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : İade, bozma
Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hüküm yönünden; hükmün uyarlama yargılaması sonucunda verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı,
Diğer hükümler yönünden; yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A)Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafinin Temyizi Yönünden
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2011 tarihli ve 66-96 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 98 ilâ 101 inci maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca itiraz yolu olduğu, bu kararların temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B)2011, 2012 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerine Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2014 tarihli ve 2014/2038 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mütalaaya aykırı olarak 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan dava açıldığı, mahkemece, bozma üzerine Mahkemenin 16.12.2021 tarihli tensip kararı ile 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan mütalaa verilip verilmeyeceğinin Kayseri Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığından sorulmasına karar verildiği ve Konya Denetim Daire Başkanlığının 14.09.2021 tarihli olumsuz mütalaa formu ile sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan mütalaa düzenlenmediğinin belirtilmesi karşısında, söz konusu hukuka aykırılığın sonuca etki etmeyeceği anlaşıldığından bozma sebebi yapılmamış ve bu hususta bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında Vergi Usul Kanunu'na aykırılık suçundan açılan kamu davasının, 213 sayılı Kanun’nun 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa yokluğundan 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
22.04.2025 tarihinde karar verildi.