III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkezi Kasımoğlu Köyü olan şiddeti yaklaşık 7,1 - 7,3 şiddetinde odak derinliği 19,02 km olan deprem nedeniyle ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu bir kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, şikayeti devam etmekte olan üç kişinin yaralandığı olayda; Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 25.04.2007 tarih ve 2007/05 numaralı yapı ruhsatından binanın 2007 yılından sonra yapıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamında apartmana ait mimari ve statik projelerin bulunduğu, ancak elektrik tesisat projesi, zemin etüt raporu ile statik hesap raporlarının mevcut olmadığı, ... Apartmanının yapım yılına göre 2007 Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sisteminin betonarme olup, zemin ve 5 normal olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, yapı ruhsatı ve mimari projeden binanın zemin ve 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, yapı ruhsatı ve projelerden binanın kat sayılan arasında farklılıkların bulunmadığı ancak yapı ruhsatında belirtilen bina toplam yüksekliğinin projeler ile uyumlu olmadığının tespit edildiği, 2007 Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmeliğin "3.2 Genel Kurallar" bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verildiği, ... Apartmanına ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 4.56 N/mm2 olarak elde edildiği, elde edilen karot basınç dayanımlarının 2.79-5.53N/mm2 arasında değiştiği, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği gibi, elde edilen ortalama basınç dayanımının da, 2007 yılında yayımlanan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C20'yi sağlamadığının tespit edildiği, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre kolon sayıları, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından da yetersizlikler olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregaların olduğu, çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyi sonucunda da bir kısmının ilgili standardın S420 için öngördüğü kriterleri sağlamadığının belirlendiği, sonuç olarak dosya kapsamında yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının rapor edildiği,
Mahkemece hükme esas alınan 15.06.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu depremde yıkılan ... Apartmanına ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizlikler olduğu, teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen fenni mesul inşaat mühendisi olarak, sanık ...'nin binanın mimari projesini çizdiği, statik proje ve hesaplarını yaptığı aynı zamanda da fenni mesul olarak işin bitimine kadar gerek malzeme, gerek işçilik yönünden TSE’ye uygun hareket etmekle yükümlü olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanığın fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, sanıklar ... ve ...'ün ise, söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunun kabul edilmiş ve sanıkların mahkûmiyetine ilişkin verilen kararların sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.12.2022 tarihli ilâmı ile;
"...1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen, bu nedenle birinci derecede deprem bölgesinde bulunan ... apartmanının tamamen çökmesine ve bir kişinin göçük altında kalarak ölmesine, şikayeti devam etmekte olan üç kişinin de yaralanmasına asli kusurlu olarak neden olan sanıklar ..., ... ve ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2-Birinci derece deprem bölgesinde yıkılan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; binada kullanılan betonun 2007 tarihli Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C20'yi sağlamadığının tespit edildiği, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre kolon sayıları boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregaların olduğu, çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyi sonucunda bir kısmının ilgili standardın S420 için öngördüğü kriterleri sağlamadığının belirlendiği; bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ..., ... ve ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 10 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi,
4-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi..." gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiş, sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. Maddelerine ve 1412 sayılı CMUK m.326/son maddelerine göre 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, kazanılmış hakları dikkate alınarak sonuç ceza olarak 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve sanıkların neticeten 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin ilk hükmün sadece sanıklar tarafından temyiz edildiği ve sanıkların ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları oluştuğundan, ilk hükümde sanıklar hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, sanıkların neticeten 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın NETİCETEN 15.200,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibarelerinin, "Bozma öncesi sanıklar aleyhine temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 15.200,00 TL adli para cezasına ilişkin sanıkların kazanılmış haklarının infazda gözetilmesine" ibareleri şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2025 tarihinde karar verildi.