V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Meydana gelen kar yağışının doğal afet niteliğinde olup olmadığı konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararındaki gerekçeler gözardı edilerek rapor hazırlandığını, kar yükü hesabının yapılmadığını, ilçedeki başka mesken ve iş yerlerinde de çatı çökmelerinin yaşandığını, bu hususun araştırılmadığını, idari birimler tarafından dosyaya gönderilen yazılarda da ilçedeki pek çok taşınır ve taşınmaz malın zarar gördüğünün ve olayın doğal afet olduğunun bildirildiğini,
b. Meteoroloji tarafından yoğun kar yağışı uyarısı yapıldığı halde gerekli tedbirleri almayan davacı belediyenin müterafik kusurlu olduğunu,
c. Zarar miktarının doğru hesaplanmadığını, yapının beş yıldır kullanıldığını, yıpranma payının ve hurda değerinin düşülmediğini,
d. Islah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, eserin 05.08.2010 tarihinde teslim edildiğini, zamanaşımının bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini, davanın 07.04.2021 tarihinde ıslah edildiğini, aradan 10 yıl 8 ay 2 gün geçtiğini, zararın meydana geldiği tarihten itibaren zamanaşımının başlayacağına dair mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, eserin teslim edildiği tarihte yürürlükte bulunan 2886 sayılı Yasanın 87. maddesi uyarınca, zamanaşımı süresinin kesin kabulden itibaren 5 yıl olduğunu, yeni Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre de zamanaşımı süresinin teslimden itibaren 5 yıl olduğunu,
e. Davacı belediyenin kesin kabulden itibaren makul sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, kesin kabul tutanağında da eksik ve ayıplı imalat tespiti yapılmadığını, inşaatın tüm aşamalarının davacı belediyenin denetiminden geçtiğini, pazar yeri çatısının fen ve tekniğe uygun olarak ayıpsız imal edildiğini,
f. İlgili mevzuatta çelik çatıların kar yükünün 100 kg/m² olarak belirlendiğini, meydana gelen kar yağışının bölgedeki çelik çatılarda 325 kg/m² kar yükü oluşmasına neden olduğunu, imalat projeye uygun yapılmış olsa dahi bu doğal afet nedeniyle zararın meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin bu nedenle bir kusuru bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki pragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 126/4 maddesinde yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmediği veya ayıplı iş meydana getirmiş olduğu işler haricinde kalan eser sözleşmesinden kaynaklanmış davaların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu açıklanmış ise de kasıt veya ağır kusur halinde aynı Kanun'un 125. madde hükmü uyarınca dava 10 yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Sözleşme taraflarının açacağı davada zamanaşımı süresi kesin kabulün onay tarihinden başlar.
Mahkemece, hükme esas alınan, aralarında meteroloji bilirkişisinin de yer aldığı 25.01.2021 tarihli raporda, olay tarihinde bölgeye yağan karın metrekareye düşen ağırlığının 39,8 kg civarında olduğu, Bozüyük İlçesinde yapıların çatılarına gelebilecek kar yükünün asgari 100 kg/m² ile değerlendirilerek hesaplamaların yapılması gerektiği, çatıların geometrik şekli, fonksiyon, eğim, buz durumu, güneş yönü, rüzgar etkileri ile bu değerlerin arttırılarak statik hesapların yapılması gerektiği, kapalı pazar alanı binasının taşıyıcı sistemi irdelendiğinde; çatının stabilitesinin sağlanamadığı, ana makasın kesitlerinin yetersiz olduğu, 30 kg/m² kar yükünde dahi emniyetli olmadığı, kapalı pazar alanı binasının göçmesinde asıl etkenin proje dizayn hatası olduğu, bölgede yağan karın doğal afet kapsamında olmadığı, binada malzeme ve imalattan kaynaklı hatalar bulunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan bu tespitler nazara alındığında, somut olayda meydana gelen zararın yüklenicinin ağır kusurundan kaynaklandığı açıktır. Bu durumda, dava zamanaşımı süresi kesin kabul tutanağının imzalandığı 30.09.2011 tarihinde itibaren 10 yıldır. Dava (06.08.2015) ve ıslah (07.04.2021) tarihleri itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı def’nin bu gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/4 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.