Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/3134 · K. 2025/1450
11. Hukuk Dairesi 2024/3134 E. , 2025/1450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1077 Esas, 2024/421Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/80 E., 2021/95 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca ünlü bir ilaç firması olan GSK'nın iştiraklerinden biri olduğunu, müvekkilinin "..." markasını taşıyan ürünlerinin anti-akne preparatları olarak isimlendirilen ilaç grubuna dahil olduğunu, jel formunda ve temel olarak sivilce ve akne problemlerinin önlenmesi amacıyla kullanıldığını, ... markasının müvekkili adına pek çok ülkede 1990'lı yıllardan bu yana koruma altında ve tescilli olduğunu, anılan ibareyi Ülkemizde de 2006 26763 sayı ile tescil ettirdiğini, ancak markanın 10 yıllık koruma süresi sonu olan 2016 yılında sehven yenilenmediğini, müvekkili ve GSK arasındaki anlaşma uyarınca "...” markasına ilişkin tescillerin bu ürünlerin üreticisi olan Stiefel adına kalmaya ve yapılmaya devam edilecek olup GSK'nın iştiraklerinin de bu markaları taşıyan ürünlere ilişkin dağıtım, satış gibi faaliyetlerini gerçekleştirebilmesi için her türlü markasal kullanım hakkına sahip olacağını, nitekim müvekkili Stiefel gibi yine GSK'nın iştiraklerinden biri olan ... İlaçları Sanayı ve Ticaret A.Ş. (“GSK Türkiye”)'nin, müvekkilinin "...” markasını taşıyan ürünlerin satışını müvekkilinin bilgisi ve izni dahilinde 2010 yılından bu yana Türkiye'de ciddi ve kesintisiz bir şekilde yaptığını, ilgili sektörde bu markayı bilinir hale getirdiğini, GSK Türkiye'nin aynı zamanda ”...” markalı bu ilaç için Sağlık Bakanlığı nezdinde 05.07.2010 tarih ve 130/15 sayılı ruhsatın sahibi olduğunu, müvekkili Stıefel ve GSK Türkiye'nin, bunun üzerine GSK Türkiye'nin, davalıya cevabi ihtarname gönderdiğini ve özetle 2019/107166 sayılı “..." markasının müvekkili Stıefel’e devredilmesini ve 2020/83649 sayılı “..." marka başvurusunun da tümden geri çekilmesini talep ettiğini, ancak davalı yanın 1 milyon TL talep ettiğini, davalının, müvekkilinin ilaç sektöründe uzun yıllardır kullanılan ve Türkçe'de hiçbir anlam ifade etmeyen, son derece özgün bir şekilde yaratılmış olan “..." markasını yasal boşluktan faydalanarak kendi adına tamamen kötü niyetli olarak tescil ettirdiğinin ve haksız kazanç sağlama amacında olduğunun ortada olduğunu, davaya konu “..." markasının, müvekkilinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu “..." markası ile bire bir aynı olması nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı şahsın ilaç sektöründe kullanılan malları kapsayan 05. sınıfta tescil ettirdiği “..." markasına ilişkin herhangi bir kullanımı veya öncelik hakkı bulunmamakta olup, Türkçe'de hiçbir anlam ifade etmeyip son derece özgün bir şekilde yaratılmış olan “..." markasını yasal boşluktan faydalanarak kendi adına tescil ettirmesinin bir tesadüf olamayacağının açık olduğunu ileri sürerek 2019/107166 sayılı “..." markasının, hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.