Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/3205 · K. 2025/1259
11. Ceza Dairesi 2024/3205 E. , 2025/1259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4749 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2023 tarihli ve 2023/64227 Soruşturma, 2023/33429 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 03.11.2023 tarihli ve 2023/4749 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.03.2024 tarihli ve 2024/2035 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/39728 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/39728 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin 08/06/2023 tarihli şikayet dilekçesinde ve savcılıkta alınan aynı tarihli ifadesinde özetle; ... Kargoda Şube Müdürü olarak görev yaptığını, çalışanı olan... tarafından içerisinde cep telefonu bulunan kargonun ... isimli müşteriye teslim edilmesi gerekirken, adı geçen müşterinin söz konusu cep telefonunun kendisine teslim edilmediğini belirttiği, akabinde kargonun teslim edildiğine dair adı geçen müşteriden imza alınmaması nedeniyle müşteki tarafından müşterinin zararının giderildiği, bu suretle müştekinin bahse konu cep telefonunu alıp kullanan kişiden şikayetçi olduğu olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin şikayetine konu olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şikayete konu cep telefonunun hizmet ilişkisinin gereği olarak ilgili kargo çalışanına tevdii ve teslim edilmiş olması karşısında, müştekinin şikayetine konu olayın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak, öncelikle şikayete konu kargo gönderisine ilişkin belge ve kayıtların ilgili kargo şirketinden temin edilip, müşteki tarafından kargonun teslim edildiğini belirttiği ... ile müşteki tarafından şikayet dilekçesi ekinde sunulan kargo bilgilerine göre kargoyu teslim eden personel olarak yer alan ...'nın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilip şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınarak olay günü müşteriye kargo tesliminde görevli çalışanın kim olduğunun açıklığa kavuşturulması, kargo alıcısı olduğu anlaşılan ...'nun da tanık sıfatıyla ifadesi alındıktan sonra, olayın aydınlatılmasına yarayan diğer delillerin toplanmasının ardından, yüklenen suçun işlendiğine dair yeterli şüphenin oluşması halinde, isnat edilen suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek, sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yapılan eksik soruşturma sonucu verilmiş kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.