İçtihatYargıtay6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2024/329 · K. 2025/1277
- Esas No
- 2024/329
- Karar No
- 2025/1277
- Karar Tarihi
- 26.03.2025
Karar Metni
6. Hukuk Dairesi 2024/329 E. , 2025/1277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/851 E., 2023/1857 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/29 E., 2018/870 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı tarafından 01.03.2016 tarihinde yapılan ihalede en avantajlı teklifi verdiğini, ihale kararının 25.03.2016 tarihinde komisyon tarafından onaylandığını, 12.04.2016 tarihinde sözleşmenin imzalandığını, 14.04.2016 tarihinde davacı şirketin sözleşme tarihi itibari ile vergi borcunun bulunduğu gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini, teminat mektuplarının gelir kaydedildiğini, ihalelerden yasaklama kararı verildiğini, şirket yetkilisi davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı idarenin sözleşmeyi feshetmesi, teminat mektuplarını gelir kaydetmesi, suç duyurusunda bulunulması ve ihalelerden men edilmesi nedeniyle davacıların zararının oluştuğunu, takip eden yıllarda şirket cirosunun düştüğünü, süreç içerisinde davacı şirketin bankalarda kara listeye alındığını, taşınır ve taşınmaz mallarını satmak zorunda kaldığını, şirket yetkilisinin ceza yargılaması sonucunda beraat ettiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek şimdilik 5.000,00TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı idare tarafından yapılan ihalede en avantajlı teklifin davacı şirket tarafından verildiğini ve ihale kararının onaylandığını, 12.04.2016 tarihinde sözleşmenin imzalandığını, sözleşme imzalanması aşamasında dosyaya sunulan internet vergi dairesi belgesine göre 01.03.2016 tarihi itibari ile davacı şirketin vergi borcunun bulunmadığını, davacı şirket yetkilisi tarafından ilgili vergi dairesine sunulan dilekçeye belediye tarafından sorgulamada ulaşılamadığını, ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda sözleşme tarihi itibari ile davacı şirketin vergi borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, internet vergi dairesi üzerinden alınan belgenin sahte olduğunu, sözleşmenin feshedildiğini, geçici ve kesin teminatların gelir kaydedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2019 tarihli kararı ile Kırıkhan Vergi Dairesi'nin 14.04.2016 tarihli davacı şirketin vergi borcunun bulunduğuna dair yazı cevabına göre davacı şirket tarafından ihale kapsamında davalı belediyeye sunulan vergi borcu bulunmadığına dair internet vergi dairesi belgesinin gerçeği yansıtmadığı, yargılama aşamasında ilgili vergi dairesi tarafından dosyaya gönderilen yazı cevabının da aynı yönde olduğu, sunulan internet vergi dairesi belgesinin davalı belediyeyi aldatmaya matuf olduğu, belediyenin durumu tespit ettikten sonra adli yönden suç duyurusunda ve idari yönden bildirimde bulunmasının hukuka aykırı olmadığı, davacı şirket yetkilisinin ceza almamış olmasının şikayet hakkının kötüye kullanıldığı sonucunu doğurmayacağı, ceza mahkemesi kararı ile idare mahkemesi kararında davacı şirket tarafından borcu bulunmadığına dair sunulan yazının sahte olarak düzenlenip düzenlenmediği ve davalı belediyeyi aldatma gayesinin bulunup bulunmadığı yönünden incelenmediği, zarar ile belediyenin eylemi arasında bağlantı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2019 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 14.11.2022 tarihli kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın ihale sürecinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre yasak fiil veya davranışlarda bulunulduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespiti üzerine ihalenin feshi nedeniyle uğranılan zararların giderilmesine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın 4734 ve 4735 sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesinin gerektiği ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme imzalanmasından sonra ortaya çıkması nedeniyle adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 10/4-d maddesinde vergi borcu bulunanların ihale dışı bırakılacakları, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 21/1. maddesine göre ihale sürecinde yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde teminatların gelir kaydedilerek sözleşmenin feshedileceği, 26/1. maddesine göre ise feshedilen sözleşme nedeniyle ihalelere katılmaktan yasaklanma kararının verileceği, 4734 sayılı Kanun'un 17. maddesinde yasak fiil ve davranışların sayıldığı, davacı şirket ile sözleşmenin imzalanmasından sonra sunulan belgelerin teyidi amacıyla yapılan yazışmalar sonucunda davacı şirketin sözleşme tarihi itibari ile vergi borcunun bulunduğunun tespit edildiği, vergi borcu bulunmadığına dair belgenin sahte olmadığı, ancak davacı şirketin ihale tarihi itibari ile vergi borcunun bulunduğu, tacir olan davacı şirketin vergi borcunun bulunduğunu bilmesinin gerektiği, idareye sunduğu belgenin yanıltıcı nitelikte bulunduğu, bu hali ile davalı kurumun davacı tarafın maddi veya manevi tazminat istemini haklı kılacak ölçüde kusurlu bir davranışının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin vergi borcu bulunduğundan bahisle sözleşmenin iptalinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığına ilişkin kararın doğru olmadığını, vergi borcunun kesinleşmesi, vadesi ve tahakkukunun farklı şeyler olduğunu, 4734 sayılı Kanun'da vergi borcunun kesinleşmesi şartının arandığını, davacı şirketin vadesi geçmiş borcunun bulunmadığını, borcun bulunmasının kesinleştiği anlamına gelmediğini, davalı idare tarafından kanun hükümlerine uygun şekilde sürecin yürütülerek ihalenin yapıldığını ve belgeler incelendikten sonra sözleşmenin imzalandığını, sunulan belgenin sahte olmadığını, teminatın iade edilmemesinin de dürüst davranma ilkesine aykırı olduğunu, sözleşmenin haksız feshedildiğini ve teminatların haksız olarak paraya çevrildiğini, ihalelerde yasaklanması nedeniyle ticari itibarının yok edildiğini ve telafisi olanaksız zararlar verildiğini, idarenin iyi niyetli olmadığını, davalı belediyenin sunulan belgenin sahte olmadığını bilmesine rağmen suç duyurusunda bulunduğunu, ceza yargılamasında beraat kararı verildiğini, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi, ihalelere katılmaktan yasaklama kararının verilmesi, haksız olarak adli ve idari işlem başlatılması nedeniyle uğranılan zararlar kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.