IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairenin 10.11.2016 tarihli ilamıyla; uyuşmazlığın, harici taşınmaz satış sözleşmesine dayalı sebebsiz zenginleşmeden doğan alacak istemine ilişkin olduğu, 10 yıllık zaman aşımı süresinin ferağdan cayma veya çekinme tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, davacıların taşınmazda zilyetlikleri devam ettiği sürece alacak muaccel olmadığından zamanaşımının işlemeye başlamayacağı, söz konusu taşınmaz üzerine ev inşa ettiklerini ve 28.11.2013 de sözkonusu taşınmaza ait vergileri ödediklerini iddia eden davacıların zilyetliklerinin devam edip etmediği araştırılarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 25.11.2021 tarihli kararıyla; davacı ...'a ait abonelik ve vergi borcu ödemelerine ilişkin 2018 yılına kadar devam eden ödeme dekontları ile davacı ...'in 2003 tarihli vergi ödeme belgesinin ibraz edildiğini, keşifte ise dava konsusu taşınmazın tamamen boş olduğunun, üzerindeki gecekonduların yıkılmış olduğunun görüldüğünü, davacıların taşınmazda zilyetliklerine ilişkin başka bir delil bulunmadığı, buna göre davacılar ..., ... ve ...'ın talepleriyle ilgili on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı ...'un kısmi olarak açılan davada; 2003 tarihinden dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolmadığı, ancak ıslah tarihi olan 09.09.2021 tarihi itibariyle on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı ... yönünden ise; 2018 yılına kadar ödemelerinin dosya kapsamına sunulduğu, zilyetliğin bu yıla kadar devam ettiği, bu nedenle davacı yönünden talebin zamanaşımına uğramadığı, keşif sonrasında bilirkişi kurulu tarafından sunulan rapor ile dava konusu taşınmazın değerinin 153.505,87 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle; davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 153.505,87 TL'nin 100,00 TL kısmına dava tarihinden, 153.405,87 TL kısmına ıslah tarihi olan 15.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
3. Dairenin 18.04.2022 tarihli ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, davacılardan ..., ... ve ... yönünden, zilyetlik olgusunun tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceği gözetilmeden, gerekirse dava konusu taşınmaza ait hava fotoğraflarının da temini ile davacılar vekilince aşamalarda ileri sürülen itirazlar da karşılanmadan, bu davacılar yönünden yazılı şekilde davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinin doğru olmadığı; davalı ... yönünden, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü gerektiği, Mahkemece davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi suretiyle ıslah edilen kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı; davalıların temyizi yönünden dava tarihi itibariyle belirlenen "rayiç" değere göre davacılardan ... ve ... yönünden hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de, eldeki davada yapılması gerekenin ifanın imkansız hale geldiği tarihin, davacıların taşınmazın devrinden ümitlerini keserek zilyetliklerini sonlandırdıkları tarihin tespiti ile bu tarihe göre, yok ise dava tarihine göre ödenen bedellerin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca (çeşitli ekonomik etkenlerin TEFE-TÜFE artış oranları, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar, faiz ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları alınarak) güncellenmesi suretiyle bulunan miktarlara hükmetmek olması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava tarihi itibariyle belirlenen "rayiç" değere göre hüküm tesisi yoluna gidilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyan Mahkemenin, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Google Earth programındaki ilk görüntünün 15.04.2002 tarihinde olduğu, temin edilen fotoğrafta parselin büyük bir bölümünün konut olarak kullanıldığı, tanık ve diğer delillerle davacıların taşınmazlarda zilyetliklerinin dava tarihine yakın tarihlere kadar devam ettiğinin sabit olduğu, ancak ifanın imkansız hale geldiği tarih tam olarak tespit edilemediğinden ödenen bedellerin dava tarihinde ulaştıkları değerin belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 12.028,06 TL, ... için 11.115,04 TL, ... için 12.028,06 TL, ... için 6.453,70 TL, ... için 10.031,18 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.