IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 29.05.2017 tarihli ilamla, "... dosya içerisindeki belgelerden, her iki tarafın da tacir olduğu ve somut olayda, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olarak açılan işbu davada uyuşmazlığın ticari mahiyette olup, uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisinde olduğu açıktır..." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 17.12.2021 kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda davalı hastanenin davacıdan tahsil ettiği tüm ortopediye ve kemik kırığına ilişkin hizmet bedellerinin ortopedik aciliyet kapsamı dışında olduğu, ancak cerrahi değerlendirme açısından hastanın acile ilk başvurusunda fark edilememekle birlikte hastada ilk travmaya bağlı rektum perforasyonun da olması ve hastanın durumunun ortopedik aciliyet dışında ayrıca cerrahi yönden de aciliyet taşıdığının anlaşılması nedeniyle, hastanın ortopedik aciliyeti bitmesine rağmen ilk geldiği anki cerrahi aciliyetinin devam ettiği, sonraki cerrahi müdahalelerin bu rektum yaralanmasını düzeltmek amacıyla yapılması nedeniyle bu müdahalelerin de acil kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, buna göre 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasının acil durum sayıldığı, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durumdan sayılmadığı, 15.05.2015 - 20.05.2015 tarihi arasında genel cerrahi servisinde yattığı sürenin acil durum sayıldığı, sonrasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durum sayılmadığı, davalı ... kuruluşunun 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasındaki hizmet için ücret talep edemeyeceği, 16.05.2015 - 20.05.2015 tarihleri arasındaki genel cerrahi servisi hizmetleri için ücret talep edemeyeceği, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemler ve 21.05.2015 tarihi sonrasında ortopedi servisinde yapılan hizmetler için ücret talep edebileceği, 08.05.2015-15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin toplamı 35.919,07 TL, 21.05.2015 tarihinden sonraki ortopedi servisi hizmet bedelinin 74.618,38 TL olduğu, davalı ... kuruluşunun bu iki hizmet bedelinin toplamı olan 110.537,45 TL'yi talep edebileceği, diğer dönemlere ait tutarı talep edemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 183.462,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairece verilen 15.11.2022 tarihli sayılı ilamla; kararın onanmasına karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine; Dairece verilen 12.06.2023 tarihli ilamla; dava dışı hastanın davalı hastanedeki yatış süreci içerisinde hastanenin ücret talep edebileceği dönemler ve ne kadar ücret talep edebileceği hususunda, uyuşmazlık konusu teknik bilgiyi gerektirdiğinden, bilirkişilerden raporlar alındığı, hükme esas alınan 25.10.2021 havale tarihli raporda; 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasının acil durum sayıldığı, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durumdan sayılmadığı, 15.05.2015 - 20.05.2015 tarihi arasında genel cerrahi servisinde yatılan sürenin acil durum sayıldığı, sonrasında ortopedi servisinde yapılan işlemlerin acil durum sayılmadığı kabul edildiği takdirde; davalı ... kuruluşunun 28.04.2015 - 08.05.2015 tarihleri arasındaki hizmet için ücret talep edemeyeceği, 16.05.2015 - 20.05.2015 tarihleri arasındaki genel cerrahi servisi hizmetleri için ücret talep edemeyeceği, 08.05.2015 - 15.05.2015 arasında ortopedi servisinde yapılan işlemler ve 21.05.2015 tarihi sonrasında ortopedi servisinde yapılan hizmetler için ücret talep edebileceği sonucuna varıldığının bildirildiği, ancak davalı tarafça 20.05.2015-06.07.2015 tarihleri arasında sadece ortopedi branşındaki işlemler yönünden hesaplama yapılmasının; 20.05.2015 - 06.07.2015 arası genel cerrahi işlemleri için hesaplama yapılmamasının doğru olmadığına dair itiraz dilekçesi sunulduğu halde Mahkemece bu itirazların yerinde olup olmadığına dair ek rapor alınmayarak, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, Mahkemece; 04.06.2021 tarihli celsede kurulan ara kararda belirtildiği şekilde hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişilerden davalı tarafın itirazları karşılanmak ve talep edilebilecek ücretin belirlenmesine yönelik tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, Yargıtay denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararı doğrultusunda bilirkişiler ... , ... oluşturulan bilirkişi heyetine Dr. bilirkişi ... da dahil edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere, davacının sigortalı ... için ... Hastanesine 08.05.2015-15.05.2015 tarih
aralığı ve 20.05.2015-06.07.2015 tarih aralığındaki tedaviler ve bu işlemlerin bedelleri
için ödediği veya ödeyeceği bedeller için davalının davacıya herhangi bir borcunun
olmadığı, bu bedelleri belirlerken SGK mevzuatına ve ücretlendirmelerine göre değil
... Birliği Asgari Ücret Tarifesine göre kendisinin belirleyebileceği; ancak 15.05.2015-20.05.2015 tarihleri arasında sigortalı ... için ...
Hastanesine ödediği 23.464,71 TL bedel için davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar davacı vekilince raporun esasen SGK Hekimi Dr bilirkişi ... tarafından hazırlandığı diğer bilirkişilerin önceki hükme esas alınan raporlarındaki görüşünü değiştirme nedenlerini açıklamadıkları bildirilmiş ise de Yargıtay bozma ilamında da adı geçen bilirkişinin heyete dahil edilmesi gerektiğinin bildirildiği, kaldı ki SMMM bilirkişi ... ve Uzm Dr. Bilirkişi ... tarafından sunulan ve önceki hükme esas alınan 15.02.2021 tarihli 19.10.2021 tarihli raporların " acil durum sayılmadığı takdirde" denilerek kesin bir tespit içermediği, SGK uzmanı Dr. Bilirkişi ... da dahil edilerek sunulan raporun talep edilebilecek ücretin belirlenmesine yönelik tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, Yargıtay denetimine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulune; 23.464,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.