Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile akdedilen sözleşmenin tarafının müvekkili şirket olduğunu, sözleşmenin tarafı olmayan ve kendisine karşı herhangi bir haksız fiil sorumluluğu da yöneltilemeyecek olan diğer müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ders kitapları ve yardımcı kaynaklar yayın ve satışı işi ile iştigal eden müvekkili şirket yetkilisi ile temasa geçen davacının, elinde baskıya hazır halde bir okuma-... olduğunu, seti yeni ürettiğini, ancak müfredat değişikliği nedeniyle 2018-2019 eğitim öğretim programına göre düzeltilmiş hale getirerek müvekkiline teslim edebileceğini beyan ettiğini, davacının bu beyanına istinaden taraflar arasında 14.03.2018 tarihli süreli mali hak devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre, müvekkili şirketin üzerine düşen 40.000,00 TL tutarındaki avansı davacıya ödemesine rağmen, davacının taahhüt ettiği edimleri yerine getirmediğini, müvekkili şirkete teslim edilen dijital PDF dosyasının güncel olmadığını ve yeni programa uyarlanmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine eseri yayımlamak için zamanı daralan müvekkili şirketin 14.500 adet bandrol alarak "... Okuma ..." kutusuna bu bandrolleri yapıştırdığını, müvekkili şirketçe eserin basılarak satışa arz edilmesini takiben müvekkil şirket ile temasa geçen ... isimli şahsın "Mutabakat Metnidir" başlıklı bir belgeyi müvekkili şirkete ibraz ederek satışa sunulan okuma yazma setinin tüm haklarının kendisi yanında ... ve ...'a ait olduğunu, esere ilişkin taraflar arasında adi ortaklık kurulduğunu, eser için ...'la yapılan sözleşmenin kendilerinden habersiz imzalandığını beyan ettiğini, ...'ın aynı eseri "Fark Yayınları" isimli bir firmaya da sattığını ve anılan firmanın eseri başta Ada Kitapevleri olmak üzere satışa sunduğunu ifade ettiğini, davacı tarafından dolandırıldığını anlayan müvekkil şirketin davacı ile temas kurmaya çalışmış ise de, davacı tarafın, müvekkilinin telefon aramalarına cevap vermediğini, peşin tahsil ettiği 40.000,00 TL'yi alarak kayıplara karıştığını, akabinde eldeki davanın ikame edildiğini, davacı ile akdedilen sözleşme kapsamında eser bir bütün halinde üzerinde "... Okuma ..." yazılı olduğu halde kutu içinde satışa sunulmuşsa da, eser kutularında sorun çıkması ve kutuların kullanılamaz hale gelmesi üzerine bu kez, eserin birden fazla fasikülden meydana gelmesi, özellikle ses fasiküllerinin kitap haline getirilmesinde zorunluluk bulunması, niteliği itibariyle tüm setin kutulanmak suretiyle satışa sunulması gerektiğine dair teknik zorunluluk kapsamında, içeriğindeki ürünleri hiçbir şekilde değiştirmemek ve aynen korumak suretiyle, eser sahibi kısmında "..." yazılı olduğu halde eserin "... Okuma ..." adı altında satışa sunulduğunu, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, eserin adı hiçbir şekilde değiştirilmemiş olup, yaklaşık 40 parçadan ibaret eserin, başka bir yayınevi tarafından da satışa çıkarılmış olmasından kaynaklanan nedenlerle, sadece satışa arz edildiği kutusunun değiştirildiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında ve her biri 14.500 adet olmak üzere iki ayrı seferde toplam 29.000 adet bandrol aldığını, bu bandrollerin yapıştırıldığı ilk kutulu ürünlerden sadece 7.600'ünü sattığını, üzerinde bandrol yapışık olan kutular deforme olduğu için diğerlerinin hiçbir şekilde kullanılamadığını, ikinci kutulu ürünlerden ise bugüne kadar sadece 5.143 adetinin satılabildiğini, satılan toplam ürün üzerinden ilk 20.000 adete kadar set başı 2,00 TL tutarındaki sözleşme birim fiyatına göre dahi davacıya ödenmesi gereken telif ücreti 25.486,00 TL iken, davacının, müvekkili şirketten 40.000,00 TL ödeme aldığını, ödenen tutar üzerinden müvekkili şirketten fazladan 14.514,00 TL tahsil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 14.03.2018 tarihli süreli mali hak devir sözleşmesi imzalandığı, davalı ... şirketinin "... 1.Sınıf Set" isimli kitap seti için 14.500 adet bandrol almak üzere 09.08.2019 tarihinde bandrol talep formu ve taahhütname doldurduğu, form içeriğinde eser sahibi olarak davalı ... adına yer verildiği, bandrol talep formu tarihi olan 09.08.2019 tarihinin, davacı ile davalı ... şirketi arasında akdedilen süreli mali hak devir sözleşmesinin sona erdiği tarihten sonraki bir döneme ilişkin olduğu, dolayısıyla, davalı ... şirketinin 09.08.2019 tarihinde bandrol almak üzere müracaatta bulunduğu davaya konu "... 1.Sınıf Set" isimli kitap setinin çoğaltılıp yayımlanmasına ilişkin eylemlerini sözleşme hükümlerine istinat ettirmesinin hukuken yerinde olmadığı, zira söz konusu kitap setinin, süreli sözleşmenin sona ermesinden sonra basım ve yayıma konu edildiği, davalı ... şirketinin bu eyleminin hukuka uygun olarak kabul edilebilmesi için, bandrol talep form tarihi olan 09.08.2019 tarihi itibariyle, ...'in 52. maddesi uyarınca, davacının yazılı muvafakatinin alınmış olması gerektiği, oysa eldeki uyuşmazlıkta, davalı ... şirketinin, davacıdan yazılı icazet almaksızın, davaya konu kitap setini çoğaltıp yayınlamak için bandrol talep formu isteminde bulunduğu, davalıya ait “... Okuma ...’ içindeki dokümanların, davacıya ait "... Yayınları ... İlk Okuma Seti" içindeki dokümanlardan intihal suretiyle meydana getirildiği ve ürünler arası benzerliğin toplamda %96 olduğu, buna göre davalı ile davacı arasındaki mali hakların devri sözleşmesi sona erdikten sonra davalının, davacıya ait eseri izinsiz olarak çoğaltıp satışa konu ettiği, bu kapsamda davacının çoğaltma hakkının ihlal olunduğu, yine davacının yayma ve umuma arz haklarının da ihlal edildiği, davalının eyleminin, ... m.15'de düzenlenen adın belirtilmesi hakkının da ihlali niteliğinde bulunduğu, taraflar arasındaki süreli sözleşme sona erdikten sonra bu setin çoğaltılıp yayınlanması eylemlerinin Kanunun veya eser sahibinin iznine dayalı olmaması nedeniyle, zaruri değişiklik kapsamında olsa da, yukarıda yer verilen davalı eylemlerinin, davacının eser üzerindeki değişikliği men hakkının ihlali mahiyetinde olduğu, değişikliklerin eser sahibinin manevi hakkı olan eserde değişiklik yapılması hakkını ihlal ettiği, eldeki uyuşmazlıkta davalı olarak gösterilen ...'ın aynı zamanda davalı ... şirketinin yetkilisi bulunduğu, ayrıca bu kişinin, davaya konu "... Seti" adlı eserin bandrol talep formuna ilişkin taahhütnamede, eser sahibi kimse olarak gösterildiği, davalı ... şirketinin eylemlerinden, davalı şirket yetkilisi diğer davalı ...'ın da sorumlu olduğu, davalı tarafça her ne kadar "Mutabakat Metnidir" başlıklı adi yazılı bir evrak sureti ibraz etmişse de, söz konusu evrakın, davacının eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklarını davalılara karşı korumak amacıyla eldeki davayı açmasına engel olmadığı, zira söz konusu mutabakat metni başlıklı evrak içeriğinde de "... Yayınları Okuma ..." adlı eserin yazarının davacı ... olduğunun açıkça belirtildiği, söz konusu mutabakat metninde adı geçen ...'nin tanık olarak beyanında, İlkokul 1.sınıf okuma yazma setinin yazarının davacı olduğunu, tanık beyanından da eser sahibinin davacı olduğunun anlaşıldığı, davacının, dava dışı ... ve ... isimli kişilerle bir araya gelerek, ... Yayınları Okuma ... üzerinde özellikle bir takım mali haklar bakımından anlaşma yapmış olmasının, davacı ve davalı ... şirketinin akdettiği süreli sözleşme sona erdikten sonra, davalı eylemleri nedeniyle davacının, davalılara karşı eser sahipliğinden kaynaklı hak isteminde bulunmasına engel olmadığı, davacının, davalılardan ... m.68 hükmü uyarınca telif tazminatı isteminde bulunabileceği, tazminat hesabında dosyada taraflar arasında 2018 yılında imzalanan emsal sözleşmenin dikkate alındığı, bandrol miktarı ve emsal sözleşmenin 3.3 maddesinin uyarlanması sonucunda ulaşılan bedelin 36.395,00 TL olduğu, ... m.68 hükmüne göre üç katının 109.185,00 TL'ye tekabül ettiği, ancak intihal %96 nispetinde olduğundan somut olay bazında telif tazminatının 104.817,60 TL olarak hesaplandığı, davacının, davalılardan talep edebileceği manevi tazminat miktarının, talep sonucu gibi 10.000,00 TL olabileceği, davacı ve davalı ... şirketi arasında akdedilen süreli mali hak devir sözleşmesinin sona erdiği, buna rağmen, davalıların, davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı mali-manevi hakları ihlal eder mahiyette eylemlerde bulunduğu, dolayısıyla davalıların, davacıya ait "... İlk Okuma ve ..." isimli esere muhtemel tecavüz eylemlerinin önlenmesi yönündeki talebin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 104.817,60 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, davalıların, davacıya ait "... İlk Okuma ve ..." isimli esere muhtemel tecavüz eylemlerinin menine, bu eserden aşırma suretiyle oluşturulan "Atom Karınca 1. Sınıf Set" isimli eseri tekrar basması ve yaymasının önlenmesine, karar kesinleştiğinde masrafı müteselsilen davalılardan karşılanmak kaydıyla hükmün ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir.