V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Maddi tazminat hesabında hesap hatalarının yapılmış olduğunu, bunun yanında tazminat hesaplamasının bilinen son veriler üzerinden yapılması gerektiğini,
-Hükmedilen manevi tazminat miktarlarının eksik ve yetersiz olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Müvekkili davalı Şirket ile diğer davalı şirket arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi mevcut olmayıp, davalı ... Makine Şirketi arasında kira sözleşmesi akdedildiğini, bu bağlamda müvekili şirketin dava konusu olayda asıl işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığından, kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, ... işçinin müvekili şirketin işçisi olmayıp davalardan ... Enerji çalışanı olduğunu, buna rağmen olayda %20 kusur yüklenerek aleyhlerine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
-Hükme esas alınan rapordaki bakiye ömür tespitinin hangi verilere dayanılarak yapıldığını belirtilmediğini,
-Hükmedilen manevi tazminat miktarının davacı tarafların zenginleşmelerini sağlayacak miktarda olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Davacılar murisi müteveffanın müvekkili davalı şirket çalışanı olmadığını, bir an için aksinin kabulü halinde dahi, müvekkilinin mevzuat gereği almakla yükümlü olduğu tüm önlemleri almış olması ve kazanım oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeniyle hükmedilen tazminatlarda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,
-Müvekkili davalı şirket yönünden yapılan kusur değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, müvekili davalı şirkete kusur yüklenemeyeceğini,
-Hükme esas alınan hesap raporunda hesaplanan tazminatların hatalı olduğunu,
-Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da hukuka uygun olmadığını talepleri doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Davalı ... Enerji firması ile akdedilen sözleşmede her iki tarafın sorumluluklarının net bir şekilde belirlenmiş olup müvekili şirketin müteveffanın işi nasıl ya da hangi koşullarda yapacağına dair talimat yetkisi bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, bu nedenle müvekili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, davaya ilişkin Ceza Mahkemesi kararında yer alan bilirkişi raporunda müvekili şirkete kusur yüklenmediğini, hükme esas alınan kusur raporlarında müvekkili davalı şirketin sorumluluğuna gidilerek kusurlu olduğu değerlendirmesi yapılıp, dosyada yer alan ve taraflarınca defalarca belirtilen ... Sözleşmesinin varlığının yok sayıldığını, düzenlenen kusur raporunda ... sözleşmesini değerlendirebilecek bir uzman hukukçunun olmamasının hatalı olduğunu,
-Davalı ... firması ile akdedilen sözleşme kapsamındaki işin tamamı davalı firmaya devredilmiş, bu bakımdan müvekili şirketin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını davalı müvekkili şirket açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur
Davalı... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-Hesap raporuna esas alınan kusur raporunun hukuka aykırı olduğunu, müvekili Şirket ile diğer davalı şirket arasında alt işveren asıl işveren ilişkisi mevcut olmayıp davalı ... firması arasında anahtar teslim yapım sözleşmesi akdedilmiş, bu bağlamda müvekili şirketin dava konusu olayda asıl işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığından kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu,
-Müteveffanın diğer davalı ... Enerji firması çalışanı olup müvekili şirket çalışanı olmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle kendilerine kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini,
-Hesap raporunda davacıların yaşam süresi hesabını nasıl yapıldığı belirtilmediğini, davacının yaşam süresinin tespitinde hesaplama araçlarına bilirkişi raporunda yer verilmediğini, raporun bu yönüyle denetime elverişli olmadığını,
-Davacılarla lehine ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminat miktarlarının hukuka ve hakaniyete uygun olmayıp, sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, davanın reddine kararı verilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davacılar vekili ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekili ve davalı ..., davalı ... Endüstriyel Tesisler Montaj İmalat ve İnşaat A.Ş., davalı ... ve davalı ... Endüstri Tesisleri İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketinin vekilleri tarafından hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıya verilen kusur oranı yerinde olup, davalılar arasındaki kusur belirlemesi hatalı ise de davalılar arasındaki kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının iş bu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.