IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle bahse konu dava ile sadece iş kazasının tespiti istenmekte, kurum işlemlerine karşı herhangi bir talepte bulunulmadığını, bu nedenle eldeki davada kuruma husumet yöneltilmenin mümkün olmadığını, buna rağmen müvekkil kurumun davalı olarak gösterilmesi hatalı olup müvekkil yönünden davanın reddi gerektiğini mahkeme aksi kanaatte ise dahi olay tarihi olan 06.06.2015 tarihinde dava dışı ... yönetimindeki .... plakalı araç seyir halinde iken davacı karşıdan karşıya geçmek için yola kontrolsüz şekilde çıktığını ve bahse konu kazanın yaşandığını ve davacının yaralandığını, bu olay nedeniyle Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/827 E. - 2017/532 K. sayılı davası görülmüş olup yapılan ceza yargılaması sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının asli kusurlu olduğunun bildirildiğini, yine bahse konu kaza gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında kazanın trafik kazası olduğu bildirilmiş, iş kazası olarak belirtilmediğini, bu halde davanın sadece trafik kazası olduğu iş kazası niteliği taşımadığını, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde iş kazası tanımlandığını ve hangi hallerde iş kazası kabul edileceğinin sıralandığını, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde iş kazasının tanımlandığını, eldeki olayın bahse konu hükme dahil edilemeyeceğini, davacı, vekili aracılığıyla 19.02.2018 tarih 2305715 evrak sayılı dilekçesi ile iş kazasının tespiti ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebi ile müvekkil kuruma başvurması üzerine 09.03.2018 tarih 672 karar sayılı Komisyon Kararı ile kazanın iş kazası sayılmamasına karar verildiğini, yine müvekkil Kuruma bu güne kadar gerek işveren gerekse emniyet yahut hastane tarafından kazanın iş kazası olduğu yönünde herhangi bir bildirim yapılmadığını, oysa yasal mevzuat gereği iş kazası yaşanması halinde işveren, İlgili Emniyet Müdürlüğü ve/veya ilgili hastanenin Kuruma bildirimde bulunma zorunluluğunun bulunduğunu, Kuruma herhangi birinden bildirim gelmediğini, bu dahi davacının talebinin haksız ve yersiz olduğunu gösterdiğini, ayrıca işveren tarafından Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2017/586 E. sayılı davasına sunulan cevap dilekçesinde davacının davalı iş yerinde o gün itibariyle bir çalışmasının olmadığı belirtilmiş olup davacı da vermiş olduğu beyanlarda kepçe operatörü olduğunu ve kullanmış olduğu aracı park edip işi bitirdikten sonra yola bakmadan geçtiği için bahse konu kazanın yaşandığını beyan ettiğini, elde ki dosyada bozma sonrası dinlenilen bütün bordo tanıkları davacıyı tanımadıklarını ve yaşanılan kazaya görmediklerini beyan ettiklerini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Dahili Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket hakkında usulüne uygun dava bulunmadığı için işbu davanın Yargıtay ilamı gereği, müvekkil şirket yönünden usulden reddi gerekmekteyken yerel mahkeme tarafından müvekkil şirket aleyhine karar verilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkil şirketin de sorumlu tutulmasının bozmayı gerektirdiğini, davacı tarafından kaza olduğu iddia edilen 06.06.2015 tarihinde ilgili iş makinası müvekkil şirketle alakalı herhangi bir işte çalışmadığını, davalının hangi işçisinin 30.04.2015 tarihli faturadan kaynaklı işte çalıştığı müvekkil şirketçe bilinmemekte olup; kaza olduğu iddia edilen tarihte müvekkil şirkete ihbar edilen herhangi bir kaza olmadığını, davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/827 E. sayılı dosyası incelendiğinde de görülecektir ki davacı ...'in davaya konu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkil şirketin, iş sahasından 3-4 km veya daha uzak bir yerinde ve davacının o gün orada iş ile alakalı bir bulunma sebebinin olmadığı bir günde, davacının karşıdan karşıya geçmesini kontrol etmesini, karşıdan karşı geçerken kurallara uyup uymadığını denetlemesini müvekkil şirketten beklemek hayatın olağan akışına tamamıyla aykırılık teşkil edeceğini, ceza dosyasından alınan kusur raporunda da davacı asli kusurlu olduğunu, ancak bu hususların hiçbiri Yerel Mahkemece hazırlanan gerekçeli kararda gerekçelendirilmediği gibi değerlendirilmediğini, davaya konu kazanın iş sahasının oldukça uzağında olması, davacının davaya konu kazanın meydana geldiği gün iş sahasında herhangi bir görevi ya da yetkilendirmesinin olmaması, davaya konu kazada davacının asli kusurlu olması ve ceza dosyasından alınan kusur raporunda da görüldüğü üzere davacı ve sürücü dışında herhangi bir kimseye/kuruma kusur izafe edilmemesi nedenlerinden dolayı davacının iş kazası tespitine ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle bu konuda davacının işyerinin tanımlanması gerektiğini, davacı müvekkile ait işyerinde ekskavatör operatörü olarak çalıştığını ve davacının görevi icabı işyeri ekskavatörün bulunduğu yer olduğunu, nitekim müvekkilinin, operatörlü şekilde ekskavatör kiralamakta olup, sabit ve belirli bir işyeri bulunmadığını, müvekkil tarafından davacıya verilen talimat doğrultusunda, davacı ekskavatör makinesi ile hangi adreste çalışması isteniyorsa bu adres ve ekskavatörün bulunduğu yer davacının işyeri olduğunu, dolayısıyla davacı her gün farklı bir adreste çalışabilmekte ve işverenin talimatı doğrultusunda çalıştığı adres her gün değişebildiğinden, işyeri de bu doğrultuda değiştiğini, ancak davacı, dava konusu trafik kazasını işyerinden yaklaşık 1 km uzakta OSB 12. caddede yaşadığını, yine davacının kaza geçirdiği sırada, kullanmış olduğu iş makinesi dahi olay yerinde olmadığını, dolayısıyla OSB 12. caddede yapılan çalışmada, müvekkilin ekskavatörünün çalışmaması ve kazanın olduğu gün bu adreste herhangi bir çalışması olmaması nedeniyle, söz konusu adresin müvekkile ait işyeri olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, bu doğrultuda söz konusu trafik kazasının müvekkile ait işyerinde meydana gelmiş olmaması, davacının kaza tarihinde OSB 12. caddede yapılan çalışmada herhangi bir görevlendirmesinin olmaması, bu adrese işveren tarafından gönderilmiş olmaması göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu kazanın iş kazası olarak tanımlanmasının mümkün olmadığını, dosyada dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının kaza geçirdiği adreste herhangi bir görevinin olmadığı ve bu adresin davacının işyeri olmadığının anlaşıldığını, Mahkeme gerekçeli kararında, davalı asil ...'in beyanlarına göre dava konusu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verildiğini belirtmişse de, müvekkil ...'in vermiş olduğu beyanında, davacının kaza geçirdiği yerin şantiye alanı olmadığını, davacının görevli olduğu ekskavatörün yanından ayrılarak, görevli olduğu işyerinden başka bir adreste trafik kazası geçirdiğini ifade ettiğini, dolayısıyla davacının kaza günü herhangi bir işi olmaması ve görevli olduğu adresten başka bir adreste kaza geçirdiği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu kazanın iş kazası olarak kabulü mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "A-Davalı ..., davalı SGK ve davalı ... Mühendislik... Şirketi'nin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi gereğince Kayseri 7. İş Mahkemesinin 2021/597 Esas ve 2023/62 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
B-Davanın reddine," karar verilmiştir.