V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi (Bio- Fiz Medikal İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.) vekili; bilirkişi raporlarında davalı Tıp Merkezine yüklenen bir kusur bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmediğini, murisin ölümündeki etkenlerin belirlenemediğini, enfeksiyon odağının bilinemediğini, Tıp Merkezinde yapılan işlemin salt enjeksiyon işlemi olduğunu, cerrahi ameliyathane ünitesinde düzenli olarak sterilizasyon işlemlerinin yapıldığını, enfeksiyon kapma iddiası ile müteveffanın ölüm nedeninin birbirinden farklı olup arasında illiyet bağı bulunmadığını, aktüer rapora ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarlarının hatalı ve fahiş olduğunu, aleyhine manevi tazminata hükmedilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili; kusura dair alınan tüm raporlarda, müteveffanın vefatına sebebiyet verir enfeksiyon odağının belirlenemediğinin ifade edildiğini, ilk işlem sonucu hastada enfeksiyon oluştuğunun ispatı bulunmadığını, aksine ilk işlem sonucu ancak ikinci işlem öncesi ve ikinci işlem sonrası davalı ... Hastanesinde alınan tetkik sonuçlarına göre hastada enfeksiyon bulgusuna rastlanmadığını, dosyanın çelişkiler giderilmeden karara bağlandığını, alınan son raporda, teknik bilgi yönünden çelişkiler ve hatalar bulunduğunu, özellikle enfeksiyon odağı yönünden yapılan tedavi ve tanılar hususunda, konunun davalının uzmanlık alanı dışında kaldığını, yeni bir heyetten yeni bir kusur raporu alınmasını, ATK 3. Üst Kurulunca düzenlenen 13.04.2023 tarihli raporun hükme esas alınamayacağını, vefata sebebiyet veren durumun enfeksiyon kaynaklı olmadığını, hastanın preop tetkikleri ile bunların değerlendirilmesinin anestezi ve dahiliye uzmanı tarafından yapıldığını, doğrudan davalıya kusur atfının haksız olduğunu, davalının yaptığı cerrahi işlemlerde bir hata yahut da ihmal bulunmadığını, hastada enfeksiyona yönelik bir şikayetin, hiçbir aşamada davalıya iletilmediğini, aydınlatılmış onam formlarında enfeksiyon riskinin de bulunduğunu, davacıların hangi sebeplerle müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarına ilişkin tek bir gerekçe bulunmadığını, hesap raporlarına yönelik itirazlarının da karşılanmadığını, ilk raporun 1931 simgeli PMF yaşam tablosuna göre tanzim edildiğini, davacıların da bu hususa itiraz etmediğini, davacının muhtemel yaşam süresinin son rapordaki gibi 33 yıl değil, ilk rapordaki gibi 24,12 yıl olarak dikkate alınması gerektiğini, taraflara ait güncel ekonomik ve sosyal durum araştırması bulunmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, zamanaşımı defiinin değerlendirilmediğini, temerrüt olmadan ve yasal faiz harici faiz talep edilmesine itiraz ettiklerini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ...Ş. vekili; davalı hekimin Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinden derece ile mezun olduğunu, davalı şirketin çalışanını seçerken gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, buna rağmen bir zarar doğmuş ise davalının sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davalı hastanede yapılmayan bir işlem nedeniyle doğan zarardan hastanenin sorumlu tutulamayacağını, hastaneye atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, operasyon öncesi aydınlatılmış onamların dosya içerisinde mevcut olduğunu, enfeksiyonun davalı hastaneden kaynaklandığına ilişkin bir beyan veyahut kanâat mevcut olmadığını, ameliyat öncesi doldurulan formlar ile davacı tarafın beyanlarının çeliştiğini, müteveffanın ölümü ile davalı hastane tarafından uygulanan tıbbi işlemler arasında herhangi bir illiyet bağı kurulamadığını, enfeksiyonun davalı hastaneden kaynaklandığına ilişkin bir beyan veya kanaat mevcut olmadığını, kan kültüründeki üreme sebebinin kesin olarak nereden kaynaklandığının tespitinin mümkün olmadığını, davalı şirketin sağlık kuruluşu olarak yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müteveffanın davalı hastanede 15.12.2017 tarihinde bel operasyonu olduğunu, eğer ki ölüme neden olan bir enfeksiyonun varlığı kabul edilecekse bu enfeksiyonun kaynağının her hangi bir hastane işleminden mi yoksa işlem sonrası hasta nedeniyle mi oluştuğu bile açıklanamamakla birlikte davalı hastanede yapılan işlemden önce Medicana Hastanesinde yapılan testlerde enfeksiyon varlığı anlaşılması hasebiyle enfeksiyon kaynağının davalı hastane olmadığının açık olduğunu, ıslaha karşı zaman aşımı definde bulunduklarını, ödemelerin ıslah tarihinden itibaren değil olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekimin vekalet görevini gereği gibi yerine getirmediği ve davalı sağlık kuruluşlarının da organizasyon yönetiminde kusurlu oldukları iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...Ş. vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Mahkeme kararının incelenmesinde, davalılardan ... tacir olmadığından aleyhine yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faizine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3. Davalı Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi (Bio- Fiz Medikal İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.) vekilinin, temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar murisi ... ...'un 11.12.2017 tarihinde bel ve sol bacak ağrısı şikayeti ile ... International Hospital Hastanesine başvurduğu, davalı hekim Dr. ... tarafından değerlendirildiği, ardından davalı hekim tarafından davacılar murisine Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi Beyin Cerrahi Servisinde Diskografi-tek seviye iğne-enjeksiyon yapıldığı, taburcu edildiği, 15.12.2017 tarihinde ise ... International Hospital Hastanesinde lomber mikradiskektomi yöntemi ile genel anestezi altında ameliyatının gerçekleştirildiği, 16.12.2017 tarihinde taburcu edildiği, 18.12.2017 tarihinde murisin vefat ettiği görülmüştür.
Davacıların murisinin vefatı sebebiyle tedaviyi üstlenen doktorun ve sağlık kuruluşlarının kusuru bulunup bulunmadığının tespiti ile maddi ve manevi tazminat talepli açılan davada, Mahkemece Adli Tıp Kurumu ile iki Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı ile bir Klinik Mikrobiyoloji Uzmanından teşekkül ettirilen heyetten bilirkişi raporları alınmış olup, raporlardaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. Üst Kurulunca düzenlenen 13.04.2023 tarihli ve 131 K. sayılı raporda özetle; "her ne kadar zamanında otopsi yapılarak dokulardaki makroskopik, histopatolojik ve toksikolojik incelemeler yapılmamış olsa da dosyada mevcut belgelere göre kişinin ölümünün odağı belirlenemeyen enfeksiyon ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, 14.12.2017 tarihinde kişinin farklı bir merkeze yüksek ateş, üşüme titreme şikayeti ile başvurduğu, muayenesinde ateşi 39.5, nabzı 140/dk, kalp taşikardik, laboratuvar tetkiklerinde CRP 20.87 mg/dL, lökosit (WBC) 13.9, nötrofil %94.8, Trombosit 130.000 tespit edildiği ve kan kültürü alınarak antibiyotik tedavisi ile taburcu edildiği, 15.12.2017 tarihinde ... İnternational Hospital Hastanesine başvuran kişinin bu başvurusunda bir önceki merkez olan Özel Medicana İnternational Hastanesine başvurusu ve buradaki kan tetkiklerinin hekim ile paylaşıldığı ile ilgili çelişkili ifadeler bulunsa da 15.12.2017 günü ... İnternational Hospital Hastanesinde bakılan laboratuvar tetkiklerinde WBC 8.79, Nötrofil %79.5, Trombosit 67.000 olan kişide ilgili tarihte enfeksiyon bulguları olduğunun anlaşıldığı, bu bulgularla kişinin ameliyata alınmaması gerektiği, ayrıca 15.12.2017 tarihinde yapılan ameliyat sonrası klinik ve laboratuvar bulguları bu şekilde olan kişinin ertesi gün (16/12/2017) taburcu edilmemesi, yatışına devam edilerek takip ve tedavisinin yapılması gerektiği, dolayısıyla Beyin Cerrahi Uzmanı Dr. ...’ün uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, kişinin ölümü ile hekimin hatalı eylemleri arasında illiyet bağı bulunduğu, kişinin 14.12.2017 tarihinde Ankara Medicana İnternational Hastanesi Acil Servisine yüksek ateş şikayeti ve enfeksiyon bulguları ile gitmesi, alınan laboratuvar tetkiklerinin de enfeksiyon lehine olması nedeniyle kişide gelişen enfeksiyonun bu hastane kaynaklı olmadığı" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davacılar murisinin ölümüne sebep olduğu belirlenen enfeksiyonun hangi hastaneden veya hangi işlem nedeniyle kapılması sebebiyle değil; 15.12.2017 günü ... İnternational Hospital Hastanesinde bakılan laboratuvar tetkiklerinde enfeksiyon bulguları olduğunun anlaşılmasına rağmen bu bulgularla kişinin ameliyata alınmaması gerektiği, ayrıca 15.12.2017 tarihinde yapılan ameliyat sonrası klinik ve laboratuvar bulguları bu şekilde olan kişinin ertesi gün (16.12.2017) taburcu edilmemesi ve yatışına devam edilerek takip ve tedavisinin yapılması gerektiği, kişinin ölümü ile hekimin hatalı eylemleri arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle Beyin Cerrahi Uzmanı Dr. ...’ün uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı, kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple organizasyon ve yönetimde kusurlu olan davalı ... Hastanesinin de kusurlu olduğu kabul edilmelidir.
Ancak davalı Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi (Bio- Fiz Medikal İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.)'ye yukarıdaki açıklamalar ışığında ve hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca herhangi bir kusur izafe edilmediği hasebiyle işbu davalı yönünden davanın tümden reddi gerekirken, yazılı şekilde kusur izafe edilerek sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.