Davalılar ..... mirasçıları ... ve müşterekleri cevap dilekçelerinde; murisleri .....'in Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne kendisinin başvurarak 114 ada 31 parsel ile aralarındaki doğal sınırın "dere" olarak belirlendiğini, teknik hatanın düzeltilmesi talebinin sonucu tanzim olunan 18.04.2011 tarih 521 sayılı formun incelendiğinde kendilerine ait 114 ada 16 parsel ile 114 ada 31 parsel arasında bulunan dere yatağının her iki parsel arasındaki doğal sınır olduğunu, kadimden beri sınırlarındaki dere yatağının 0,5 metrelik taş duvar ile yapılı olduğunu, dere yatağının hiçbir şekilde kullanılmasının söz konusu olmadığını, tespit tarihi olan 1996 yılı ile davanın açıldığı tarih arasında yasanın aradığı 10 yıllık sürenin geçtiğini, bu hatanın kadastro çalışmaları esnasında kadastro fen elemanlarının hatalı ölçümleri sonucu meydana geldiğini, bu nedenle davanın kabul edilmesi halinde dava masraflarından ve vekalet ücretinden vareste tutulmalarına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ...; taşınmazın taş duvar ile çevrili olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve müşterekleri; taşınmazın sınırında kışın çok yağmur yağdığında sel sularının aktığı, bunun dışında yaz-kış kuru bulunan bir yerin mevcut olduğunu, bunun dere yatağı ve dere olup olmadığının Mahkemenin takdirinde olduğunu, bu kısmın taraflarından kullanılmadığını, aynı zamanda kadastro tespit tarihi olan 1996 yılı ile davanın açıldığı tarih arasında Yasa'nın aradığı 10 yıllık sürenin geçtiğini, bu hatanın kadastro çalışmaları esnasında kadastro fen elemanlarının hatalı ölçümleri sonucu meydana geldiğini, bu nedenle sorumlu tutulmamaları gerektiğini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemişlerdir.
Davalı ...; 114 ada 13 parsel içerisinde iddia edildiği gibi derenin bulunmadığını, sadece kışın yağmur yağarsa arazinin eğimli olması sebebiyle sel sularının aktığı bir su birikintisinin bulunduğunu, buna dere denemeyeceğini, kendi yerinin içinde dere bulunmadığını, bu hatanın kadastro ölçüm memurlarının hatası sonucu olduğu için kendisinin sorumlu olmayacağını belirterek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalı ...; taşınmazın toprağının dereye akmaması ve erozyonun önlenmesi için yıllar önce babasının satın aldığı şahıslar tarafından yapıldığını, herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu edilen 114 ada 13 parsel sahibi .....'un mirasçısı olduğunu, bu parselin annesi ölünce mirasçılarına kaldığını, şu anda iştirak halinde mülkiyet durumunda olup miras malı olarak ortada bulunduğunu, kendisinin bir kullanımının olmadığını, kadastro tespiti sırasında ölçüm memurlarının hatası olduğu için kendisinin yargılama giderleri ile sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; 114 ada 59 parselin maliki olduğunu, taşınmazının kadimden beri taş duvar ile çevrili olduğunu ve sınırlarının hiç değişmediğini, taşınmazının dere yatağı ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek kendi parseli bakımından davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; 114 ada 6 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazını satın alırken mevcut şekil ve tapu kaydına güvenerek söz konusu taşınmazını davacı Hazineden satın aldığını, taşınmazda dereye müdahale tespit edilirse bu kısmın tapusundan düşürülmesini, paftasına işlenmesini kabul ettiğini belirterek hataya sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmamasını istemiştir.
Davalı ...; 114 ada 59 parselin maliklerinden olduğunu, taşınmazının dört tarafının kadim taş çakıl duvar ile çevrili olduğunu, derenin ..., ... ve ...'in taşınmazlarında kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...; 114 ada 70 parselin maliki olduğunu, dere yatağının bulunmadığını, kadastro tespitlerinde var olmayan dereye dair 10 yıl içerisinde genel mahkemelere dava açılmadığını, yörenin tabiat özelliklerinin göz önüne alındığında yağmur sularının akması sonucunda dere vasfını almadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; davacının 114 ada 29 parseli satış işlemi ile edindiğini, talebin zamanaşımı ile reddinin gerektiğini, derenin varlığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, meydana gelen durumun hukuka güven müessesesine zarar verdiğini beliterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasını istemiştir.