Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/3898 · K. 2025/906
11. Ceza Dairesi 2024/3898 E. , 2025/906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2017/1978 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2017 tarihli ve 2017/2528 Soruşturma, 2017/849 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Cizre Sulh Ceza Hakimliğinin 01.08.2017 tarihli ve 2017/1978 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.08.2017’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/21400 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57362 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57362 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 08/05/2017 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, müştekinin şüpheliler ile Şırnak ili Silopi ilçesi ... Mahallesi 26 nolu parselin şüphelilerin hisseli maliki olduğu 500 metrekarelik taşınmazın alım-satımı konusunda anlaştıklarını, bu hususta aralarında harici satış sözlemesini imzaladıklarını, müştekinin şüphelilere taşınmazın bedeli olarak 30.000,00 Türk lirası verdiğini, ancak söz konusu yerin 26 nolu parsel değil, Hazine üzerine kayıtlı olan 437 ada 1 nolu parsel olduğunu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde öğrendiğini, müştekinin arsasına komşu olan evlerin yıkıldığını ve müştekinin de arsayı tahliye ettiğini, şüphelilerin müştekiye hazine adına kayıtlı başka yeri gösterdikleri ve dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle şikayetçi olunması üzerine, taşınmaz satışının tapu sicil memuru huzurunda yapılması gerektiği, tapu sicilinin herkese açık olduğu ve müştekinin de sınırları belirlemek için tespit yaptırabileceği, şüphelilerin eylemlerinin basit bir araştırma ile denetlenebilir olduğu, şüphelilerin hileli hareketleri olduğuna dair delil olmadığı, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve dolandırıcılık suçunun oluşturmayacağı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde şüphelilerin 25-30 kişiye de aynı yerden arsa satışı yaparak dolandırdıklarını belirtmesi karşısında, iddianın doğruluğu araştırılarak başka kişilere karşı da şüpheliler tarafından iddia konusu eylemin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, şüpheliler hakkında benzer şikayetten dolayı soruşturma yürütülüp yürütülmediği hususları araştırılıp, şüphelilerin beyanlarının alınması ve sonucuna göre tüm delilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, anılan hususlar bakımından soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.