III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkezi ... Köyü olan şiddeti yaklaşık 7,1 - 7,3 şiddetinde odak derinliği 19,02 km olan deprem nedeniyle Kışla Mahallesi 12 ada 6 parselde bulunan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu 43 kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Haziran 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; ... Apartmanının yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 2001 tarihli ... Mühendislik tarafından hazırlanan ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri odası Van İl Temsilciliği tarafından onaylı inşaat alanı jeoteknik etüt raporu, YGS mühendislik tarafından hazırlanan ve Tedaş onaylı elektrik tesisat projesi, ... mimarlık tarafından hazırlanan mimari proje, 2001 tarihli yapı ruhsatı talep dilekçesi, 2008 tarihli yapı kullanma izin belgesi, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 2001 yılı ve/veya sonrasında yapıldığının anlaşıldığı, binaya ait mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinin olduğu ancak statik hesap raporları ile zemin raporlarının bulunmadığı, ... Apartmanının yapım yılına göre, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sisteminin betonarme olup bodrum, zemin ve 6 normal olmak üzere toplam 8 kattan oluştuğu, yapı ruhsatına göre binanın bodrum, zemin ve 6 normal olmak üzere toplam 8 kattan oluştuğu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde belirtilen bodrum, zemin ve normal kat yüksekliklerinin mimari ve statik proje ile uyumlu olmadığının belirlendiği, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.2 Genel Kurallar” bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgi verildiği, ... Apartmanına ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 14.82N/mm2 olarak elde edildiği, ayrıca, karot dayanımları arasındaki değişim aralığının 10.85-22.28N/mm2 olduğu, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, elde edilen ortalama basınç dayanımının da 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16’yı sağlamadığı, yönetmeliğin “7.2.5. Malzeme Dayanımları” Bölümünde birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresinin bulunduğu, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.7.4 Kolon Enine Donatı Koşulları ” bölümünde kolon sarılma bölgeleri, kolon orta bölgeleri ve kolon-kiriş birleşim bölgeleri için dikkate alınması gereken uzunluklar, bu bölgelerdeki etriye yüzdesi, çap ve aralıkları hakkında bilgiler verildiği, ... Apartmanı için hazırlanan bilirkişi raporuna göre, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından ve binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun belirlendiği, yine bilirkişi raporu ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde çimento hamuru-agrega arasında aderans çözülmesi olduğunun belirlendiği, Mahkemece hükme esas alınan 29.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu depremde yıkılan ... Apartmanına ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklerle itibar edildiği, sanık ...'nin yıkılan binanın fenni mesulü olduğu, meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, bu sebeple sanığın taksirinin bulunduğu, sanık ...'ın binanın sahibi ve müteahhidi olduğu, sanık ...'ın ise binanın yapımına başlandığı andan itibaren bina sahibi olarak yapımından sorumlu oldukları halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle sorumlu oldukları, sanık ...'ın bina yapılırken dair satın alan kişi konumundan dolayı, sanık ... binanın ilk katı yapılırken hisselerini satıp bina sahibi konumundan ayrıldığı bu sebeple, binanın yıkılmasından dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, sanık ...'nun dosya bilgilerine göre sadece mimari projeden sorumlu olduğu, sanık ... 'in binanın elektrik ve tesisat projelerden sorumlu olması nedeniyle binanın yıkılmasından dolayı herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı, sanık ... 'in usta olarak inşa sorumluluğunu üstlendiği binayı, inşaat tekniğine uygun bir şekilde imal etmede gerekli dikkat ve özeni göstermediği için sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varıldığı ve mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 60.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl 6 ay süre ile yasaklanmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin sanıklar ... ve ... müdafiileri, sanıklar ... ve ... ile katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmı ile;
"...B-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafiileri, sanık ..., sanık ... ile katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda .... Noterliğine ait 01.07.2003 tarih ve 3374 numaralı taahhütnameyi vermiş olan sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sanık ...'nin sorumlu olduğu, sanık ...'ın inşaat ustası olarak inşa sorumluluğunu üstlendiği, binayı inşaat tekniğine uygun bir şekilde imal etmede gerekli dikkat ve özeni göstermediği için sorumluluğunun bulunduğu, sanıklar ..., ...'ın ise, söz konusu binanın sahipleri ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu oldukları halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduklarının kabul ve tespit edildiği olayda; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen, bu nedenle birinci derece deprem bölgesinde bulunan ... Apartmanının tamamen çökmesine ve 43 kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2-Depremde yıkılan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlayamadığı, etriye aralığı açısından ve binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, bilirkişi raporu ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde de farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde çimento hamuru-agrega arasında aderans çözülmesi olduğunun belirlendiği, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl 6 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi,
4-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi..." gerekçeleri ile hükümlerin bozulmasına, beraat hükümlerinin onanmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar ..., ..., ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. maddelerine göre 18 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 22/6, 62/1. maddelerine göre 12 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Soruşturma aşamasında, ... Apartmanının enkazından gerekli tespitlerin yapılarak numune alınması amacı ile fotoğrafçı bilirkişi, kadastro teknisyenleri, inşaat mühendisleri, röntgen ve çizim teknikeri ile karot cihazını kullanan bilirkişiler ve mahalli bilirkişi eşliğinde ... Apartmanın enkazının bulunduğu yere gidildiği ve olay yerinde incelemelerde bulunularak bina enkazından yeteri kadar karot numunesi, yeteri kadar beton ve yeteri kadar sayı, çap ve uzunlukta demir çubuk numunesinin alınarak keşif işleminin icra edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19.12.2011 tarihinde zemin etüdünün yapılması amacıyla iki inşaat mühendisi, 1 jeoloji mühendisi, fotoğrafçı bilirkişi, 1 mimar ve sondaj aracı ile birlikte binanın yıkıldığı yere gidildiği ve gerekli incelemeler yapılarak binanın yıkıldığı yerin hemen yanından sondaj kuyusu açılarak analiz için belirli derinliklerden farklı örneklerin alındığı, olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine 19.12.2011 tarihli olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere, inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, olay yerinde zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere ise jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, aynı tarihli ön inceleme raporunda binada bodrum kat bulunduğunun, bodrum kat çöktüğü için ve enkaz çalışmaları bitmediğinden röleve çalışmasının yapılamadığının belirtildiği, taşınmazın proje aşamasındaki yapı sahibinin, proje müellifinin, ilgili belediye biriminin, binanın yapım ve bitim aşamasındaki sorumlularının (yapı sahibi, proje müellifi, teknik uygulama sorumlusu vs) tespiti için ilgili evrakların bilirkişiye tevdii edildiği, buna ilişkin 24.07.2012 tarihli raporun hazırlandığı, daha sonra bina enkazından alınan karot, beton ve demir numuneleri, zeminden alınan numuneler, bunlara ilişkin hazırlanan bilirkişi raporları ve yapı ruhsatı ve eklerini içeren belediye dosyasının yapı özellikleri ve sorumlu kişiler hakkında rapor hazırlanması için dosyanın Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümüne Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla gönderildiği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Haziran 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda da; birinci derece deprem bölgesinde yer alan ... Apartmanının taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği, oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, ölenler hakkında tanzim olunan ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin gösterildiği, bunun nitelendirmesinin yapıldığı, hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtildiği ve bunun dayanaklarının gösterildiği, hükmün yeterli gerekçeyi içerdiğinin belirlendiği, ayrıca yıkılan binaya ilişkin sorumlulukları tespit edilen Belediye görevlileri temyiz dışı sanıklar Burhan Aldaşer, Mehmet Marufoğlu ve Bülent Erdinç hakkında soruşturma izni istendiği, ancak soruşturma izni kesinleşmediğinden, bu kişiler yönünden soruşturma evrakının ayrılmasına karar verildiği ve yapılan yargılama sonunda mahkemece görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, hükümlerin sanıklar müdafii tarafından vekalet ücretine hasren temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2021/8025 Esas sayılı evrakı ile arşivde olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki eksik incelemeye, hükmün yeterli gerekçeyi içermediğine ve Belediye görevlileri hakkında görülmekte olan davanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Depremde yıkılan ... Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; numunelerin ortalama basınç dayanımının 14.82N/mm2 olarak elde edildiği, ayrıca, karot dayanımları arasındaki değişim aralığının 10.85-22.28N/mm2 olduğu, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlayamadığının belirlendiği, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; binanın inşa edildiği tarihte yürürlükte olan ilgili yönetmelik de belirtilen şartları sağlamayan malzemelerin inşaatlarda kullanılması, birinci derece deprem kuşağında olduğu bilinmesine rağmen heterojen yapıya sahip beton kullanılması, hasar ve yıkımlara neden olabileceği düşünülmeksizin bina yapılacak yerin jeolojik yapısının dikkate alınmadan zayıf nitelikli zeminlere inşaat yapılması, malzeme ve işçilikte ucuza kaçılması, gerek proje gerek inşaat aşamasında teknik eleman, mimar ve mühendislerden yeterince yararlanılmaması, gerekli kontrollerin (bina sahibi ve müteahhidi olan kişi/ kişiler, fenni mesul, belediye vs tarafından) yapılmaması deprem tecrübesi oldukça acı olan ülkede yaşayan ve bina yaptıran kişiler tarafından öngörülebilir nitelikte olacağından, yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ... ve ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bilinçli taksir hükümlerinin sanıklar hakkında uygulanmaması gerektiğine yönelik bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre;
1. 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkezi ... Köyü olan şiddeti yaklaşık 7,1 - 7,3 şiddetinde odak derinliği 19,02 km olan deprem nedeniyle Kışla Mahallesi 12 ada 6 parselde bulunan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu 43 kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; Mahkemece Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmına uyularak sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; bozma sonrası yapılan yargılamada toplanan deliller, sanıkların savunmaları ve tanık anlatımları dikkate alındığında, binanın yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ... ile depremde ölen ... 'in olduğu, binada çalışan işçilerin sanık ...'dan emir ve talimat aldığı, kullanılan malzeme ve işçiliğin sanık ... tarafından temin edildiği ve inşaatın tamamlandığı, sanık ...'ın ise sadece yapı sahiplerinden biri olduğu ve binanın proje, ruhsat ve yapım aşamasında hiçbir etkisi ve müdahalesinin olmadığı, yapı ruhsatı talep dilekçesi, 2008 tarihli yapı kullanma izin belgesi ile mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinde sanık ... ile depremde ölen ... 'in yetkili olarak gösterildiği, yapı sahiplerinden biri olan sanık ...'ın ise yıkılan binaya ilişkin olarak hiçbir aşamada müteahhitlik yapmadığı, binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında hiçbir etkisi ve müdahalesinin olmadığının anlaşılması karşısında; atılı suç bakımından kusuru bulunmadığı anlaşılan sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
2.Mahkemece Dairemizin 27.12.2022 tarihli ilâmına uyularak sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; bozma sonrası yapılan yargılamada toplanan deliller, sanıkların savunmaları dikkate alındığında, binanın yapımında inşaat ustası olarak çalışmış olan sanık ...'ın kendisinden önce başka bir ekip tarafından temel atılmış olan bodrum katı ve zemin katı bitmiş olan binada 1.kattan itibaren sanık ... tarafından temin edilen malzemelerle kalıp ve demir işçiliği yapmış olduğu, ayrıca sanıkların anlatımlarına göre binada pek çok işçi ve ustanın çalıştığı, inşaat mühendisi teknik sorumlusu bulunan bir binanın, 1.katından itibaren kalıp ve demir işçiliğini yapmış olan sanık ...'a kusur yüklenemeyeceği, ayrıca sanığın atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B- Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, sanıklar ... ve ...'ın inşaatın proje, yapım ve iş bitimi aşamasındaki görevleri itibariyle meydana gelen ölümler bakımından olayın gerçekleşmesindeki etkileri, yasal yükümlülükleri dikkate alınarak, cezanın belirlenmesindeki bireyselleştirme unsuru gözetilmek suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, benzer olaylarla karşılaştırıldığında eylem ile ceza arasındaki muvazeneyi bozacak şekilde ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde yaptırım miktarlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5237 sayılı TCK'nın 22/6.1. cümlesinin uygulanabilmesi için taksirle hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesi gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerektiği, böyle bir netice ile birlikte başka bir neticenin de meydana gelmiş olması halinde anılan fıkra ile uygulama yapılamayacağı gözetilmeden, depremde eşi ve iki çocuğunu kaybeden sanık ... hakkında TCK’nın 22/6. maddesinin ikinci cümlesi uygulanarak tayin edilen cezada indirim yapılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanık sanık ...'ın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2025 tarihinde karar verildi.