IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 22.02.2016 tarihli ilamla; meyve ağaçlarında oluşan zararın belirlenmesine yönelik alınan raporların birbiriyle çeliştiği, yine tarafların kusur ve sorumluluklarının tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporlarının ise denetime açık olmadığı, inşaat mühendisi bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın itirazının da karşılanmadığı, bu nedenle tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek yeniden bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 29.03.2018 tarihli kararıyla; olayın meydana gelmesinde davacının %20, davalının ise %80 oranında kusurlu olduğu, meyve ağaçlarının yanması nedeniyle oluşan zararın 118.162,80 TL olarak belirlendiği, işbu miktardan davacının kusuru oranında indirim yapıldığında 94.530,24 TL’ye ulaşılacağı, ahırın yanmasından doğan zararın ise 19.712,00 TL olarak hesaplandığı, toplam 115.242,24 TL zarar miktarından %24 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında davacının talep edebileceği tazminat alacağının 87.584,10 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne 87.584,10 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairece verilen 31.10.2018 tarihli ilamla; davalının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, hüküm vermeye elverişli ve Yargıtay denetimine açık olmadığı, belirtilen açıklamalar ve davalı tarafça işbu rapora yapılan itirazlar da dikkate alınmak suretiyle, önceki bilirkişilerden denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre (kazanılmış haklara da riayet edilerek) karar vermek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği, bunun yanında, somut olayda, mahkeme hükmünün gerekçe kısmı incelendiğinde; "...BK’nun 43/1 maddesi hükmü gözetilerek hesaplanan zarardan hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre usuli kazanılmış hakkın varlığı da dikkate alındığında %24 indirim yapıldığında sonuç tazminat 87.584,10 TL olarak tespit edildiği’’ belirtilmiş ise de; bu indirimin yalnızca ziraat mühendisi tarafından tespit edilen zarar miktarından yapıldığı, dava konusu yangın nedeniyle zarar gören ahır bedelinden herhangi bir indirim yapılmadığının anlaşıldığı, Mahkemece bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin 28.11.2019 tarihli kararıyla; ziraat mühendisi bilirkişiden alınan 10.06.2019 tahli ek rapor hükme esas alınarak; meyve ağaçlarının yanması nedeniyle meydana gelen zararın 118.162,80 TL, ahırın yanmasından doğan zararın ise 19.712,00 TL olarak hesap edildiği, hesaplanan toplam 137.874,27 TL tazminat miktarından davacının kusuru oranında indirim yapıldığında 110.299,416 TL’ye ulaşılacağı, işbu bedel üzerinden de % 24 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında davacının talep edebileceği tazminat alacağının 83.827,55 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 83.827,55 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5.Dairece verilen 28.09.2020 tarihli ilamla kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Dairece verilen 04.10.2022 tarihli ilamla; davalının sair karar düzeltme itirazları reddedildikten sonra, yargılama sırasında alınan 17.02.2014 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda; taşınmazların toprak yapısı dikkate alındığında yangın öncesi taşınmazlarda yer alabilecek ağaç sayısının en fazla 318 adet olacağı, toplam 500 - 550 adet ağacın yer almasının teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığı, bu nedenle 318 adet fıstık ağacının yandığı gözetilerek hesaplamanın bu miktar üzerinden yapılması gerektiği, tazminat miktarının 106.825,30 TL (kusur ve hakkaniyet indirimi yapılmaksızın) olarak hesaplandığı, davacının işbu rapora herhangi bir itirazı olmamasına ve bu hususun davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmasına rağmen; davalının itirazı üzerine bozma sonrası ziraat mühendisi bilirkişiden alınan 02.11.2016 ile 10.06.2019 tarihli kök ve ek raporda; davalının aleyhine olacak şekilde, yandığı kabul edilen toplam 525 adet ağaç üzerinden hesaplama yapılıp, ağaçların yanması nedeniyle talep edilebilecek tazminat miktarının, bahse konu 17.02.2014 tarihli raporda belirlenen tutarı (106.825,30 TL) aşacak şekilde 118.162,27 TL (kusur ve hakkaniyet indirimi yapılmaksızın) olarak belirlendiği; uyulan bozma ilamında taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği açıkça ifade edilmesine rağmen, 10.06.2019 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak davalının usuli kazanılmış hakkı ihlal edildiği gibi uyulan bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, hal böyle olunca, Mahkemece; davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, davaya konu yangın olayında 318 adet fıstık ağacının tamamen yandığının kabulü ile zarar miktarının kaim değer metodu (ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle) esas alınarak hesaplanması için, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli ek rapor alınıp, belirlenen tutara kusur ve hakkaniyet indirim oranı uygulanarak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken; davalının usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının kazanılmış hakkı dikkate alınarak 106.825,30 TL ve inşaat bilirkişi ek raporunda ahırın yanması sonucu 19.712,00TL zarar meydana geldiği anlaşılmış olup, toplam zararın 126.537,30 TL olarak hükme esas alındığı, 126.537,30 TL üzerinden kusur ve hakkaniyet indirimi uygulanarak, olay neticesinde davacının %20 kusuru bulunduğundan kusur oranında indirim yapılarak 101.229,84 TL olduğunun anlaşıldığı, belirlenen zarar üzerinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince %24 hakkaniyet indirimi yapılarak toplamda 76.394,68 TL zararın meydana geldiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 76.394,68 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.