İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/4198 · K. 2025/2808
- Esas No
- 2024/4198
- Karar No
- 2025/2808
- Karar Tarihi
- 24.04.2025
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2024/4198 E. , 2025/2808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/293 Esas, 2024/636 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/59798 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuru kapsamındaki hizmetlerin de müvekkili markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer olduğunu, ayrıca müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu ve başvurunun tescili halinde davalının bu tanınmışlıktan haksız fayda sağlayacağını, aynı zamanda müvekkili markalarının tanınmışlığının zedeleneceğini, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin zayıf bir ibare olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili başvurusunun davacı markalarından farklılaştığını, "..." ibaresini ihtiva eden pek çok markanın farklı firmalar adına tescil edildiğini, bu ibarenin ilgili sınıflar bakımından güçlü marka olarak kabul edilemeyeceğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesindeki şartların oluşmadığını, müvekkilinin başvurusunun kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait 2019/59798 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait 2019/64840, 2019/52217, 2019/24025, 2019/24015, 2019/21176, 2019/21171, 2017/..., 188875 sayılı "...", "... ...", "... çocuk", "... ...", "...", "...", "...", "... şekil" ibareli markalar arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali ortaya çıkmayacağı, bu bağlamda itirazın reddine ilişkin olarak verilen YİDK kararının isabetli olduğu, davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru "..." ibaresinden, davacının itirazına mesnet markaların asli unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, davacı markalarında farklı olarak yer alan "..., Çocuk, ..., ..., ..." gibi ibarelerin ayırt ediciliğe katkısı olmayan kelimeler olduğu, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, bu durumun taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi yarattığı, başvuruda yer alan "luna" ibaresinin yeterli ayırt eciliği sağlamadığı, taraf markalarının kapsamında yer alan emtiaların karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıf hizmetler yer almakta iken davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında 3 ve 21. sınıf malların bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 3. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma
ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza
taşları, aşındırıcı pastalar.Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." ile davacıya ait markaların kapsamlarında yer alan 3. sınıf mallar arasında benzerlik olduğu, başvuru kapsamında yer alan 5. ve 10. sınıf malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri ve 35/01-04. sınıf hizmetler ile davacı markalarının kapsamlarında yer alan 3. ve 21. sınıf mallar arasında benzerlik olmadığından bu hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, davacı taraf, hem davalı Kurum nezdinde ileri sürdüğü itirazında hem de dava dilekçesinde tanınmışlık ve kötüniyet vakıalarına dayanmış ise de İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesine rağmen bu yönlerden bir istinaf nedeni ileri sürülmediğinden, bu hususlara ilişkin bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği, dava konusu başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 3. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf mağazacılık hizmetleri bakımından SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, YİDK'in kararının, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma
ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç).Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları.Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza
taşları, aşındırıcı pastalar.Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." yönünden kısmen iptaline, başvuruya konu markanın belirtilen hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.