Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/4214 · K. 2025/2623
11. Hukuk Dairesi 2024/4214 E. , 2025/2623 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 3 ve 5. sınıf mallar yönünden tescilli 2007/... sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, anılan markanın 2007 yılından bu yana 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 9. maddesi anlamında eylemli olarak kullandığını, davalının müvekkilinin markasını oluşturan ibareyi "ruj" ürünlerinde kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine; davalı yanın iş bu davada, müvekkilinin uğramış olduğu zararın miktarının belirlenebilmesi için gerçekleştirdiği marka ihlali ve haksız rekabet ile ilgili belgeleri mahkemeye sunmasına, masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında “...” markasına ilişkin devam eden pek çok sayıda dava dosyasının bulunduğunu, “...” markası altında üretilen, satış, pazarlaması yapılan rujlar ve bu ürünlere ilişkin her türlü kullanımlar ve fiillerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı şirketin markalarına tecavüzün söz konusu olmadığını, davaya konu “...” markalı ürünler üzerinde yer alan ve sadece renk belirten “... ...” ifadesinin markasal bir kullanım teşkil etmediğini, “...” markalı ruj serisinde yer alan tek bir ruj için kullanılan "... ..." ibaresinin “...” veya “...” anlamına gelen ve üzerinde yer aldığı ürünün rengini betimleyen/tanıtan bir ifade olduğunu, ayrıca davacının "..." markasını “makyaj ürünleri” üzerinde kullanmadığından markasına tecavüz ya da haksız rekabetten de söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.