İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesince “davacıların aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı belirlenmeden işin esasına girilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek" Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli 2017/186 Esas, 2017/348 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap şartlarının davacı taraf lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.04.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 733,45, (B) harfi ile gösterilen 55,79, (C) harfi ile gösterilen 260,62, (D) harfi ile gösterilen 39,40, (E) harfi ile gösterilen 74,97 metrekare olmak üzere toplam 1.164,27 metrekarelik alanın davacılar adlarına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarihli 2018/612 Esas, 2018/1294 Karar sayılı kararıyla; dava konusu edilen taşınmaz bölümünün tesis kadastrosu sırasında iki mahalle arasında sehven boşluk olarak bırakıldığı bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının mümkün oluğu, dava konusu taşınmazın batısında bulunan komşu 428 parsel sayılı taşınmaza kadastro sırasında uygulanan tapu kaydının taşınmaz yönünü " ..." olarak okuduğu, ... oğlu ...’in davacı tarafın kök murisi ... oğlu ... olduğu, dava konusu taşınmazın kök muris ...’e ait olduğu, sağlığında davacı tarafın murislerine bağışlandığı, sonrasında davacı tarafça kullanılageldiği, davacı taraf yararına TMK’nın 713. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı ile iktisap şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle istinaf talebinin kısmen kabulüne, Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 05.04.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 733,45, (C) harfi ile gösterilen 260,62, (D) harfi ile gösterilen 39,40, (E) harfi ile gösterilen 74,97 metrekare olmak üzere toplam 1.108,44 metrekarelik alanın davacılar adlarına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 55,79 metrekarelik kısmın mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairenin 19.01.2022 tarih ve 2021/3466 Esas, 2022/396 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle imar tarihi olan 1986 yılı itibariyle dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyeltikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu edilen taşınmaz bölümünün tesis kadastrosu sırasında iki mahalle arasında sehven boşluk olarak tespit dışı bırakıldığı, dava konusu edilen ve krokisinde (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerin öncesinin kök muris ...’e ait olduğu, sağlığında davacı tarafın murislerine bağışlandığı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin imar planı kapsamına alındığı 1986 yılından geriye 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla öncesinde davacı tarafın murisleri tarafından, sonrasında davacı tarafça tarım arazisi olarak kullanıldığı, böylece davacı taraf yararına TMK'nın 713/1. maddesinde ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, ancak, krokide (B) harfi ile gösterilen dava konusu edilen bölümün yapılan imar planında yol olarak bırakıldığı ve bu bölümün aynı zamanda fiilen de genel yol olarak kullanıldığı, bu durumda, kamu hizmetine tahsis edilen yerler hakkında şartların gerçekleşmesi halinde tescil kararı verilemeyeceğinden kazanım koşullarının oluştuğu bilirkişi rapor eki krokide (B) harfi ile gösterilen 49,00 m² bölümü yönünden davacıların mülkiyetinde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile harita mühendisi ... ve kadastro teknisyeni ... tarafından düzenlenen 19.06.2023 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 713,13 m², (C) harfi ile gösterilen 266,32 m², (D) harfi ile gösterilen 31,38 m², (E) harfi ile gösterilen 64,80 m² yüz ölçümündeki taşınmaz bölümleri dahil olmak üzere toplam 1.075,63 m2 yüz ölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla adanın son parsel numarası verilmek suretiyle payları oranında davacı ... ve müşterekleri adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 49,00 m²'lik bölümünün mülkiyetinin payları oranında davacı ... ve müştereklerinde olduğunun tespitine, (F) harfi ile gösterilen 199,27 m² bölümün ... Mahallesi 225 ve 226 sayılı parsellerde kaldığı, davacılar tarafından bu parsellere karşı usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu bölüm yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.