Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/4222 · K. 2025/2471
11. Hukuk Dairesi 2024/4222 E. , 2025/2471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/258 Esas, 2024/503 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/218 E., 2021/345 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının "..." ibareli markasının 04.04.2017 tarihinde tescil edildiğini, Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/5 D.iş sayılı dosyasından da anlaşılacağı üzere dava konusu markanın evcil hayvan ve bu hayvanlara yönelik ürünlerin satışında kullanıldığını, dava konusu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-c maddesi anlamında hükümsüzlüğünü gerektiğini, zira "... ibaresinin davalının markasını kullandığı evcil hayvanlara yönelik gıda ve eşyaların satımı yönünden tanımlayıcı ve niteleyici bir ibare olduğunu, kimsenin tekeline bırakılmayacağı ileri sürerek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "...” ibaresinin tanımlayıcı olmadığını, “...” ibaresinden yola çıkarak sunulan hizmetin evcil hayvanlara yönelik olduğunun anlaşılmasının mutlak ret nedeni oluşturmayacağını, müvekkilinin Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/5 D.İş sayılı dosyasında talep ettiği ihtiyati tedbir isteminin, markanın tanımlayıcı olması nedeniyle değil, ayırt ediciliğinin düşük bulunması nedeniyle reddedildiğini, “...” ibaresi ile müvekkilinin markasının kıyaslanmasının son derece hatalı bulunduğunu, müvekkili markasının tanımlayıcı bir ibare olmadığı gibi ayırt ediciliğinin de yüksek olduğunu, müvekkilinin markasının kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığını savunarak davanın reddini istemiştir.