İçtihatYargıtay3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/4229 · K. 2025/2623
- Esas No
- 2024/4229
- Karar No
- 2025/2623
- Karar Tarihi
- 06.05.2025
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2024/4229 E. , 2025/2623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/993 E., 2022/65 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...’in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 01.09.2002 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının 31.01.2012 tarihli ihtarla sözleşmeyi 01.09.2012 tarihi itibariyle feshettiğini bildirdiğini ve kiralananın anahtarını tevdii mahalline teslim ettiğini, kiralananın durumuna ilişkin delil tespiti talebinde bulunduğunu, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile kiralanandaki hasarların belirlendiğini ileri sürerek; hor kullanma tazminatı olarak 4.601.617,00 TL’nin fesih tarihinden, tespit raporunun kesinleşmesine kadar geçen 5 aylık süre kira bedeli olan 782.480,00 TL ve 8 aylık onarım süresi bedeli 1.251.96,00 TL, kiracının kiralananda olan bazı demirbaşları sattığı hurdacıların verdiği hasar bedeli 175.000,00 TL ile ticari kar ve itibar kaybı nedeniyle 750.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte olmak üzere toplam 7.561.065,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kiralanan teslim edilmek istendiği halde kiraya verenin teslim almaktan kaçındığı için kira bedeli isteyemeyeceğini, kiralananın anahtarınının 17.09.2012 tarihinde tevdii mahalline teslim edilmek zorunda kalındığını, davacının kâr kaybı ve itibar kaybı bedelini istemesinin kanuna aykırı olduğunu, kiralananın inşa tarihi ve on dört yıllık kullanma süresi dikkate alındığında varlığı ileri sürülen hasarların olağan eskimeler ve bozulmalardan kaynaklandığını, tazminata ayrıca KDV istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.09.2014 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 4.460,575,00 TL hasar bedeli ile 743.414,58 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 10.03.2015 tarihli ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, öncelikle delil tesbiti raporunda varlığı belirtilen hasar kalemlerinden her birinin hor kullanma sonucunda mı yoksa normal kullanımdan dolayı mı oluştuğunun ayrı ayrı belirlenmesi, normal kullanımdan kaynaklanan hasarlar varsa kiracının bunlardan dolayı tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmesi, hor kullanmadan ileri geldiği saptanan hasarların her bir kaleminin onarımı için gereken masraf tutarı ile bu onarımın yapılabilmesi için gereken sürenin ne olduğu konusunda dayanakları gösterilecek ve denetime elverişli şekilde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği, öte yandan taşınmazda 03.12.2012 tarihinde hırsızlık yapıldığı, anahtar teslim tutanağının davacıya 21.09.2012 tarihinde tebliğ edilmesine göre anahtarların bu tarihte teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu tarihten sonra 03.12.2012 tarihinde taşınmazda meydana gelen hırsızlıktan da davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı, belirlenecek ve hüküm altına alınacak tazminat bedeline tahliye tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve verilecek hor kullanma tazminatın KDV'li olarak hüküm altına alınması gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 18.04.2017 tarihli kararıyla; davacının kira alacağı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının hor kullanma tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.598.202,63 TL + KDV'den oluşan hor kullanma tazminatının tahliyenin gerçekleştiği 21.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
3. Dairece verilen 17.04.2018 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, bilirkişilerden ek rapor alınarak belirlenen rakamların KDV'li rakamlar olup olmadığının tespit edilmesi ve KDV dahil olarak alacağa hükmedilmesi, tamir süresi kira bedeli, yapılacak tamiratların miktarına göre belirleneceğine göre hor kullanmadan kaynaklı tamir süresinin ne kadar olacağının bilirkişilerce tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bozma ile ortadan kalkan önceki hükmün kesinleştiğinden söz edilerek yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin doğru olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 3., 4. ve 5. katlardaki hasarların, zamanla çatılarda biriken tozlar sebebiyle çamur tabakası oluştuğu, yağmur suyu tahliye süzgeçlerinin tıkandığı ve biriken suyun çatı izalasyonunu yerinden kaldırarak hasar meydana geldiği, oluşan çamurun yağmur iniş borularını tıkadığı, bu nedenle meydana gelen hasarların zaman içerisinde yapıda bakımsızlık sebebiyle oluşan hasarlar olduğundan, hor kullanımdan kaynaklanmadığının belirtildiği, ancak taşınmazın tümüyle kiraya verildiği, davalı kiracı tarafından yağmur tahliye süzgeçlerinin tamir edilmesi yönünde davacı kiraya verene herhangi bir bildirimde bulunulmadığı dikkate alındığında, oluşan hasardan davalı kiracının sorumlu tutulması gerektiği, bu sebeple 3., 4. ve 5. katlarda hor kullanmadan meydana gelen zarar miktarının da belirlenerek hüküm kurmaya yeterli, denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 743.414,58 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle 1.492.516,75 TL + KDV'den oluşan hor kullanma tazminatının tahliyenin gerçekleştiği 21.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ :
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, alınan raporun bozma ilamına uygun olmadığını, raporda zararın nasıl hesaplandığının açıklanmadığını, hesaplanan kalemler için belirlenen değerlerin çok düşük olduğunu, hasarın eksik hesaplandığını, davalı kiracı tarafından verilen zararın üzerinden yaklaşık olarak 10 yıl geçtiğini, 2013 yılının rayiç bedelleri üzerinden hesaplama yapılmasının usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemece bazı talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 335. maddesine aykırı olarak kiraya verenin tahliyeden sonra hemen yazılı bildirimde bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hor kullanma tazminatı, kira kaybı alacağı, ticari kâr ve itibar kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı, hükümde fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği belirtilmiş olmakla davacının hor kullanma ve tamir süresince kira kaybı talebi dışındaki tüm taleplerinin reddedildiğinin açıklandığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin karşılıklı alınıp taraflara verilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.