Yargıtay 4. Ceza Dairesi · E. 2024/4294 · K. 2024/8072
4. Ceza Dairesi 2024/4294 E. , 2024/8072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/289 E. 202/492 K. SUÇ : Hakaret KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Cumhurbaşkanına hakaret suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi uyarınca güvenlik tedbirine hükmolunmasına ve suça sürüklenen çocuğun koruma ve tedavi altına alınmasına yer olmadığına dair Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2021/289 Esas, 2022/492 sayılı kararının ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 gün ve 2024/36400 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre; Kayden 10.03.2001 doğumlu olan ve suçun işlendiği 08.09.2015 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 299/1 inci maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2 nci maddeleri uyarınca asli zamanaşımı süresinin 4 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu, kovuşturma izninin istendiği 25.06.2021 ile kovuşturmaya izin verildiği 03.08.2021 tarihleri arasındaki zamanaşımı süresinin durduğu anlaşılmakla; 4 yıllık olağan zamanışımı süresinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.09.2021 tarihli ve 2021/77391 soruşturma, 2021/26017 Esas, 2021/746 sayılı iddianame tanzim süresinden önce dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 66/2, 66/1-e ve 67/4 üncü madde ve fıkraları gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabulü göre de; Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli kararın gerekçesinde, suça sürüklenen çocuk hakkında belirtilen hususlar nazara alınarak, suça sürüklenen çocuğun tıbbi kontrol ve takip altına alınmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığının belirtilmesine rağmen hüküm kısmında bahse konu tıbbi kontrol ve takip altına alınması kararı uygulanmayarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmasında ve 10/03/2001 doğumlu olup, suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunmadığının İstanbul Prof. Dr. Mazhar ... Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 18/08/2022 tarihli ve 2016/2031 sayılı raporu ile tespit edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 31/2 nci maddesinde yer alan "Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur...." şeklindeki hüküm gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.