İçtihatYargıtay5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/4341 · K. 2025/207
- Esas No
- 2024/4341
- Karar No
- 2025/207
- Karar Tarihi
- 07.01.2025
Karar Metni
5. Hukuk Dairesi 2024/4341 E. , 2025/207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2196 Esas, 2024/440 Karar
DAVA TARİHİ : 27.11.2019
KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ :... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 Esas, 2022/90 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle... ili,... ilçesi, ...köyü 147 ada 52 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhe hususları kabul etmediklerini, emsal kayıtların istenilmesi ve yargılama giderlerinin davacı kurum üzerinde bırakılarak, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, emsalin doğru seçilmediğini, emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, bedelin adil olarak belirlenmesi için yeniden bilirkişi raporu alınması ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen esaslara dikkat edilmesi gerektiğini, raporda genel geçer ve soyut nitelendirmelerle değer biçilmiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın ve somut emsal olarak alınan taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastral parseller olduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, dolayısıyla bilirkişi raporunda da bu yönde değerlendirme yapılması doğru olduğu gibi dava konusu parselin somut emsale yakın mesafede konumda bulunduğu anlaşılmakla emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 inci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazlarla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen birim fiyatının aynı bölgeden Dairemize daha evvel yansıyan dosyalardaki m² fiyatlarıyla uyumlu olduğu; ancak hükme esas alınan 02.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların bedelinin hesabında 2019 yılı maktu ağaç cetveli getirilerek tespit edilen bedellerin denetlenmediği anlaşılmış, Dairece 2019 yılına ait maktu ağaç cetveli getirilerek bedellerin karşılaştırılması sonucu 6 yaşındaki 1 adet erik ağacı için 116 TL ağaç bedeli belirlenmesi gerekirken, bilirkişi raporunda 243 TL bedel belirlendiği, yine 6 yaşında 1 adet şeftali ağacı için 110 TL ağaç bedeli belirlenmesi gerekirken 199 TL ağaç bedeli belirlendiği, buna göre toplam ağaç bedelinin 287+116+110=513 TL olması gerekirken, 729 TL olarak belirlendiği, buna göre 216 TL fazla kamulaştırma bedeli depo ettirildiğinden, 216 TL'nin iadesine karar verilmemesi doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3.Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak m² birim bedelinin belirlenmesinde, aynı bölgeden Dairemize intikal eden ve denetimden geçen dosyalar da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olduğundan bu hususa ilişkin temyiz itirazı da yerinde görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.