III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;
Muğla ili Milas ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde ve ruhsat sahibi ... Madencilik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi (... A.Ş.) uhdesinde bulunan, işletmesi rödövans (kiralama) sözleşmesi ile ... Otomotiv Madencilik Nakliyat Hayvancılık Tarım Ürünleri Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne (... LTD. ŞTİ.) verilen, üretim ve sevkiyat işi ise ... LTD. ŞTİ. tarafından ... Endüstri Mineral Enerji İnşaat Taahhüt Taşıma Hafriyat Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (... A.Ş.) devredilen maden ocağında, 18.02.2019 tarihinde saat 10.30 sularında, iki ekskavatör, iki kamyon ve dört işçiden oluşan ekip ile kazı çalışması yapılırken, en altı ile en üstü arasında yaklaşık 40 metrelik kot farkı olan tek basamak şeklinde, dik açı şevli ocağın üst kısımlarından kopan büyük kaya kütlelerinin, iş makineleri ile işçilerin üzerine düşmesi ile meydana gelen göçük sonucu iki ekskavatör ile bir kamyonun tamamen kaya kütlelerinin altında kaldığı ve ... A.Ş. çalışanları olan kamyon sürücüsü ... ile ekskavatör operatörleri ... ve ...'un cansız bedenlerinin göçük altından çıkarıldığı, diğer kamyon sürücüsü mağdur ...'nın ise adlî muayene raporuna göre etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde hafif nitelikte yaralandığı, kamyon sürücüsü ...'ın kesin ölüm sebebinin; yaygın beyin hasarı, iç organ tahribatı, büyük damar hasarı, ekskavatör operatörü ...'un kesin ölüm sebebinin; ezilmeye bağlı baş, boyun ve iç organ bütünlüğünün tamamen parçalanması, diğer ekskavatör operatörü ...'nun kesin ölüm sebebinin ise ezilmeye bağlı kafa, göğüs ve iç organ travması olduğunun tespit edildiği,
Göçüğün ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 25.02.2019 tarihli raporda; ocakta yaklaşık 40 metre yükseklikte şevler bulunduğu, kazanın olduğu alanda bulunan kaya kütlesinde ters şevler, faylar, bol miktarda serbest kırık ve çatlaklar ile irili ufaklı kaya parçaları tespit edildiği, bu tip dik ve yüksek şevler altında çalışma yapılmaması gerekirken ruhsat sahasında işletme projesine uygun çalışılmadığı, basamak yüksekliklerinin 10 metre olması gerekirken 40 metre yükseklikte şevler olduğu, en son patlamanın 16.02.2019 tarihinde yapıldığı, ocakta patlatma için delinmiş olan deliklerin bulunduğu, kazanın uzun süre askıda kalmış, serbest hâlde bulunan kaya parçaları ve oldukça açıklık bulunan çatlaklara müdahale edilmemesinden ve şevin altında yapılan basamaklandırma çalışmalarından kaynaklandığı açıklamalarına yer verildiği, Milas İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme Tim Komutanlığı tarafından hazırlanan 20.02.2019 tarihli raporda ise maden sahasının etrafında gelişi güzel atılmış üzerinde Sarex patlayıcı madde ibareli kutuların görüldüğünün, ancak bölgede patlatma yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği,
Göçüğün meydana gelmesinden önce de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ... A.Ş'ye yazılan 28.02.2018 tarihli yazıda; ruhsat sahasındaki mevcut ocaklarda basamakların yüksek olduğu, kısım kısım heyelan tehlikesinin bulunduğu, şevlerin dike yakın olduğu ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinin birinci fıkrası gereği tebliğ tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde tespit edilen eksikliklerin tamamlattırılarak, sahada yapılan faaliyetlerin işletme projesine uygun hâle getirilmesi, yapılan çalışmalarla ilgili ...'e bilgi verilmesinin istenildiği, ayrıca sahadaki üretim faaliyetlerinin bu eksiklikler tamamlanıncaya kadar durdurulacağının ifade edildiği,
Göçüğün gerçekleştiği ruhsat sahasındaki mevcut ocaklara ilişkin sanık ... tarafından tutulan daimî nezaretçi defteri incelendiğinde; defterin düzenli olarak tutulduğu, ... uyarı yazısının deftere işlendiği, 06.11.2017 tarihli ve 6 numaralı sayfada ''kademeler projeye uygun hale getirilmelidir'', ''kademeler projeye uygun hale getirilip, gerekli tedbirler alınmalıdır'' ve ''ocak faaliyetlerinde kademelerin düzenlenmesi gerekmektedir'' şeklinde tespitler yapıldığı, yapılan bu ilk tespitten kazanın meydana geldiği güne kadar tutulan defterlerin tüm sayfalarında bu tespit ve uyarıların yinelendiği, hatta 14.02.2019 tarihli ve 67 numaralı son sayfada ''şevlerin ve basamakların altlarına ve üstlerine yaklaşılmamalıdır" tespitinin yapıldığı,
Göçüğün gerçekleşmesinin sorumluları ile ilgili olarak yapılan araştırma, evrak içeriği ve beyanlara göre sanık ...'nun, maden işletme faaliyet hakkını, ruhsat sahibi ... A.Ş.den rödövans sözleşmesi ile devralan ... LTD. ŞTİ.nin yetkilisi olduğu, sanık ...'nun, söz konusu maden ocağının üretim ve sevkiyat işini ... LTD. ŞTİ.den devralan ve aynı zamanda babası olan diğer sanık ...'nun sahibi olduğu ... A.Ş.nin genel müdürü olup, 15.02.2019 tarihi itibarıyla genel müdür olarak atanmasına yönelik kararın sanık ... tarafından alındığı ve .... Noterliğinin 18.02.2019 tarihli işlemi ile genel müdür olarak atanma kararının onaylandığı, diğer sanıklardan ...'ın ... A.Ş.de jeoloji mühendisi, ...'ün ... A.Ş.de formen - ustabaşı, ...'nın ... LTD. ŞTİ. ile yaptığı sözleşme gereği daimî nezaretçi maden mühendisi olarak görev yaptıkları,
Görev ve sorumlulukları bu şekilde belirlenen sanıkların olayın meydana gelmesinde kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu kapsamda;
Soruşturma evresinde (A) sınıfı iş güvenliği uzmanı - makine mühendisi ve jeoloji mühendisi iki öğretim üyesi ile iş müfettişi yardımcısı - maden mühendisi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 17.03.2019 tarihli raporda; sonuç olarak ocakta basamak ve şev oluşturulmadan, yaklaşık 40 metre yüksekliğinde, dike yakın şevli, tek basamak şeklinde ve üretim aynasının alt kısımlarının oyularak patlatılması ve göçertilmesi biçiminde projeye ve iş güvenliği kurallarına aykırı olarak sahanın rödövansçı olarak işletmesini yapan ... LTD. ŞTİ'nin yetkilisi sanık ... ile madenin üretim ve sevkiyat işini yapan ... A.Ş'nin yetkilisi sanık ...'nun asli kusurlu oldukları, basamak ve şev oluşturulmadan çalıştırılan ocakta teknik eleman olarak yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olup, gerekli denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... A.Ş. işletme müdürü sanık ...'ın tali kusurlu olduğu, olayın meydana gelmesinde başkaca kişilerin kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı,
Kovuşturma evresinde maden yüksek mühendisi öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 08.08.2019 tarihli raporda; sonuç olarak kazanın meydana geldiği maden ocağının, rödövansçı olarak işletmesini yapan ... LTD. ŞTİ'nin yetkilisi sanık ... ile madenin üretim ve sevkiyat işini yapan ... A.Ş.nin yetkilisi sanık ...'nun kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, daimî nezaretçi sanık ...'nın, ocaktaki eksiklikleri nezaretçi defterine yazmış ise de eksikliklerin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasını takip etmediğinden ve kazanın meydana geldiği maden ocağında bulunmadığından kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanık ...'ın, maden ocağında işletme müdürü olduğu iddia edilmiş ise de işletme müdürü veya işveren vekili olarak görevlendirildiğine dair herhangi bir belgenin bulunmamasından dolayı sanık ...'a kusur atfedilemeyeceği, sanık ...'ün ise kazanın meydana geldiği maden ocağında ustabaşı olarak işleri takip ettiği, maden ocağında çalışanlar tarafından kendisine tehlike konusunda yapılan uyarıları dikkate almadığı ve onları çalışmaya zorladığı, bu hâliyle kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,
Soruşturma evresinde düzenlenen 17.03.2019 tarihli rapor ile kovuşturma evresinde düzenlenen 08.08.2019 tarihli rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için inşaat mühendisi, fizik mühendisi, maden mühendisi ve jeoloji mühendisi dört (A) sınıfı iş güvenliği uzmanları ile maden mühendisi - iş güvenliği uzmanı olmak üzere beş kişilik bilirkişi kurulundan alınan 29.08.2020 tarihli raporda; sonuç olarak maden sahasının jeolojik formasyonuna göre planlanmış uygun yükseklikte basamak ve şev açısı oluşturulmadan, yaklaşık 40 metre yüksekliğinde 90 dereceye yakın çalışma yapılması, tek basamak şeklinde ve üretim aynasının alt tarafından malzeme alınarak ters ıskarpa şeklinde patlatılıp göçertilmesi, dolayısıyla maden üretim projesine, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmadan çalışılması sebebiyle ... LTD. ŞTİ.nin yetkilisi sanık ...'nun asli kusurlu olduğu, sanık ...'nun, ... A.Ş.ye olay günü genel müdür olarak atanmış olması, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinden önce önlem alma yükümlülüğünün bulunmaması nedeniyle adı geçen sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, sanık ... tarafından sözlü olarak yetkilendirilen ve maden sahasında yapılacak işi koordine eden, olayın olduğu gün diğer çalışanlar tarafından tehlike konusunda uyarılan, buna rağmen işçileri çalıştıran sanık ...'ün olayda tali kusurlu olduğu, kazanın meydana geldiği maden ocağında jeoloji mühendisi olarak görev yapan sanık ...'ın, iddia edildiği gibi maden sahasında işletme müdürü olarak görevlendirildiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, dolayısıyla sanık ...'a kusur atfedilemeyeceği, maden ocağında daimî nezaretçi olan sanık ...'nın görev ve sorumluluklarını yerine getirmiş olduğundan, sanık ...'ya kusur atfedilemeyeceği kanaatine varıldığı,
Kovuşturma evresinde tüm deliller toplandıktan sonra alınan 29.08.2020 tarihli beş kişilik bilirkişi kurulu raporunun, olayın gerçekleşme şekli ile sanıkların kusur durumunu dosyada mevcut delillere uygun olarak açıklaması nedeniyle bu rapora itibar edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, dava konusu olayda, sanıklar ..., ... ve ...'ün, ayrıntıları 29.08.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen taksirli hareketleri ile üç kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin yaralanmasına neden olmalarından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçunu işledikleri, ayrıca, göçüğün meydana gelmesinden önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, maden ocağındaki eksiklik ve tehlikelere işaret edilmesine ve daimî nezaretçi sanık ... tarafından da bu hususlar nezaretçi defterine yazılmasına rağmen sanıklar ..., ... ve ...'ün işçilerden maden ocağında çalışmalarını istedikleri, dolayısıyla böyle bir kazanın meydana gelebileceğini ve işçilerin ölümüne veya yaralanmalarına neden olabileceklerini öngördükleri, ancak kazanın meydana gelmeyeceği yönünde yanlış düşünceyle hareket ettikleri, buna karşılık istemedikleri ancak öngördükleri sonucun meydana gelmesini engelleyecek olan objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmadıkları, bu bağlamda maden ocağında çalışma yaptırdıkları, bu nedenle sanıklar ..., ... ve ...'ün, taksirle öldürme suçunu 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi kapsamında bilinçli taksirle işledikleri,
Öte yandan sanık ...'nın, 06.11.2017 tarihinden, olayın meydana geldiği günü kadar maden ocağında bulunan ve kazanın meydana gelmesine neden olan eksiklikleri nezaretçi defterine yazıp, gerekli uyarıları yaptığı, dolayısıyla görev ve sorumluluklarını yerine getirdiği, bu sebeple kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, diğer sanık ...'ın kazanın meydana geldiği maden ocağında işletme müdürü olduğu ileri sürülmüş ise de adı geçen sanığın kazanın meydana geldiği ocakta işletme müdürü veya işveren vekili olarak görev yaptığına dair, savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, bu hâliyle sanıklar ... ile ...'ın cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığından beraatlerine karar verilmesi gerektiği,
Kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, dosyada mevcut bilirkişi kurulu raporları arasında çelişkiler bulunması nedeniyle duruşma açılmasına ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilip, maden fakültesi öğretim üyesi, jeoloji mühendisi ve (A) sınıfı iş güvenliği uzmanı - maden mühendisi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan 20.12.2021 tarihli rapora itibar edilerek, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;
18.02.2019 tarihinde saat 10.30 sularında, yer üstü maden sahası niteliğindeki açık işletme feldspat sahasında 2 ekskavatör, 2 kamyon ve 4 işçiden oluşan ekip ile kazı çalışması yapılırken, zemin ile tepe arasında yaklaşık 40 metre yükseklik farkı bulunan ocağın üst kısmından kopan büyük bir kaya kütlesinin iş makineleri ve işçilerin üzerine düşmesi sonucu kamyon şoförlerinden ...'nın yaralı olarak kurtarıldığı, yapılan kurtarma çalışmaları sonrasında diğer kamyon şoförü ...'ın aynı gün, iş makinesi oporatörleri ... ve ...'un ise ertesi gün cansız olarak göçük altından çıkarıldıkları,
Olay sonrası yerinde yapılan incelemede, kazanın meydana geldiği sahanın jeolojik formasyonuna göre planlanmış uygun yükseklikte basamak ve şev açısı oluşturulmadan, yaklaşık 40 metre yüksekliğinde 90 dereceye yakın şev açılı olarak çalışıldığı, tek basamak şeklinde ve üretim aynasının alt tarafından malzeme alınarak ters ıskarta biçiminde patlatılıp göçertildiği, maden üretim projesine ve iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmadığı hususlarının tespit edildiği, bu kapsamdaki tespit ve uyarılara, göçüğün meydana gelmesinden önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ruhsat sahibi ... A.Ş.ye yazılan 28.02.2018 tarihli yazıda, sanık ... tarafından tutulan daimî nezaretçi defterinde ve göçüğün ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 25.02.2019 tarihli raporda da yer verildiği,
Göçüğün gerçekleştiği Muğla ili Milas ilçesi ... Mahallesi ... bölgesinde 4808 ruhsat sahasında faaliyette bulunan açık maden işletmesinin ruhsat sahibinin ... A.Ş. olduğu, ocağın işletiminin 18.06.2015 tarihinde yapılan rödövans sözleşmesi ile sanık ...'nun yetkilisi olduğu ... LTD. ŞTİ.ye devredildiği, buna dair Bakanlık "Olur"unun alındığı, ... LTD. ŞTİ.nin de üretim ve sevkiyat işini 31.08.2018 tarihli sözleşme ile sanık ...'nun yetkilisi olduğu ... A.Ş.ye devrettiği, daimî nezaretçilik sözleşmesinin 29.11.2018 tarihinde asıl işveren ... LTD. ŞTİ. ile maden mühendisi sanık ... arasında yapıldığı, sanık ...'ün madende formen (ustabaşı) olarak çalıştığı, sanık ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumu girişinin ... A.Ş. adına 24.10.2017 tarihinde jeoloji mühendisi olarak yapıldığı, 17.04.2018 - 23.04.2019 tarihleri arasında raporlu olduğu, ancak gayriresmî olarak madene gelip gitmeye devam ettiği, sahadaki işleri formen sanık ... vasıtasıyla takip ettiği, görevlendirilmesine ilişkin olarak yazılı belge bulunmamakta ise de birtakım belge altında idari işler müdürü, üretim müdürü ve işletme müdürü sıfatları ile imzalarının bulunduğunun tespit edildiği, HTS kayıtlarına göre de 18.02.2019 tarihinde meydana gelen kazadan önce ve kazadan sonra sanık ...'ün ilk olarak sanık ...'ı, daha sonra jandarmayı aradığı,
Görev ve sorumlulukları bu şekilde belirlenen sanıkların kusur durumuna gelince; ayrıntıları 20.12.2021 tarihli üç kişilik bilirkişi kurulu raporunda vurgulandığı üzere, her ikisi de işveren olup, iş sağlığı ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olan sanıklar ... ile ...'nun, daimî nezaretçi ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan yazılı uyarılara rağmen maden çalışma sahasını işletme projesine uygun hâle getirmeden faaliyette bulunulmasına göz yumdukları, bu nedenle asli kusurlu oldukları, resmî bir görevlendirme yazısı bulunmamakla birlikte tanık beyanları ve dosyaya sunulan bazı belgelere göre maden ocağında fiilen işletme müdürü olarak görev yaptığı anlaşılan ve suç tarihinde raporlu olmasına rağmen maden sahasında görevini sürdürdüğü tespit edilen sanık ...'ın, yönetici sıfatının bulunmasına ve daimî nezaretçi ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan yazılı uyarılara rağmen herhangi bir tedbir almaması veya alınması için herhangi bir faaliyette bulunmaması nedeniyle olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, saha sorumlusu formen sanık ...'ün, can güvenliğini tehlikeye düşüren durum çalışanlarca kendisine iletilmesine rağmen tehlikeli çalışma koşullarına göz yumduğu ve çalışmaları devam ettirdiği için tali kusurlu olduğu, daimî nezaretçi sanık ...'nın, kazanın meydana geldiği ocaktaki tehlikeleri daimî nezaretçi defterine yazarak bu şekilde işverene yazılı olarak bildirmesine karşın can güvenliğini sağlayıcı önlemlerin takibini yapmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu,
Ayrıca kazanın uzun süredir askıda kalmış durumdaki kaya parçalarındaki yarık ve çatlakların müdahale edilmemesinden ve 40 metre yüksekliğindeki şevin altında yapılan çalışmadan kaynaklandığı, ... tarafından ... kaya bloğundaki basamakların yüksek olduğu, heyelan tehlikesinin olduğu, şevlerin dike yakın olduğu hususlarının belirtilerek uyarılarda bulunulduğu, daimî nezaretçi tarafından 04.12.2018 ve 14.02.2019 tarihleri arasında sürekli askıda malzeme olduğunun, aynaların yüksek olduğunun, ...'in uyarılarına uygun çalışılması gerektiğinin ve iş güvenliği levhalarının eksik olduğunun yazıldığı, ayrıca suç tarihinden önceki iş kazasından önce de tanık anlatımlarında kaya bloğunun üstünde taşların yuvarlanıp tanık ...'in kullandığı iş makinesinin arkasına düştüğü, maden sahasındaki çatlaklardan dolayı çalışmanın tehlikeli olduğunun formen sanık ...'e de çeşitli kez şikâyet yoluyla iletilmesine ve bütün bu uyarılara rağmen maden sahasında çalışma yaptırıldığı, bu nedenlerle sanıklar ..., ..., ... ve ...'ün eylemlerinde birden fazla bilinçli taksir hâlinin bulunduğu, dolayısıyla bilinçli taksir artırım oranının, sanıklar ..., ... ve ... yönünden üst sınırdan, sınırlı yetkileri bulunan formen sanık ... yönünden ise alt sınırdan belirlenmesi gerektiği,
Sonuç olarak üç kişinin ölümü ve mağdur ...'nın etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde hafif nitelikte yaralanması ile sonuçlanan olayda, adı geçen mağdurun, sadece sanık ...'den şikâyetçi olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar ... ve ...'nun, asli kusurlu eylemleri ile üç kişinin ölümüne neden olmalarından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçunu, aynı Kanun'un 22/3. maddesi kapsamında bilinçli taksirle işledikleri, sanık ...'ın, tali kusurlu eylemi ile üç kişinin ölümüne neden olmasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçunu, aynı Kanun'un 22/3. maddesi kapsamında bilinçli taksirle işlediği, sanık ...'ün, tali kusurlu eylemi ile üç kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olmasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçunu, aynı Kanun'un 22/3. maddesi kapsamında bilinçli taksirle işlediği, sanık ...'nın, tali kusurlu eylemi ile üç kişinin ölümüne neden olmasından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçunu işlediği ve eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı,
Kabul edilmiş, sanıklar hakkındaki İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak yeniden hükümler kurulmuştur.