Davanın açıldığı Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.2011 tarihli ve 2011/335 E, 2011/269 K. sayılı kararıyla; Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 20.12.2011 tarihli ve 2011/18724 E., 2011/20495 K. sayılı kararıyla onanmış, dosyanın gönderildiği Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2012/63 E., 2014/2203 K. sayılı kararıyla; kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/19768 E., 2016/14198 K. sayılı ilamıyla; "...Dava, davacıların müşterek çocuğu küçük ...'in, davalı şirketin işlettiği AVM de geçirdiği kaza nedeniyle istenilen iş göremezlik ve manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece, 1. sınıf emniyet müdürü güvenlik uzmanı bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, davalı AVM şirketinin kusursuz olduğu, davacı anne babanın %100 kusurlu bulunduğu belirtildiğinden, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıların itirazlarında da belirttikleri şekilde, kazanın meydana geldiği yürüyen merdivenlerin güvenlik açısından olması gereken şekilde olup olmadığının tespiti bakımından aralarında iş güvenliği uzmanı ve yürüyen merdivenler hususunda uzmanlığı bulunan elektrik elektronik veya makine mühendisi bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten rapor alınması ve tespit edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle, yazılı şekilde, eksik incelemeyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.10.2021 tarihli ve 2018/426 E., 2021/578 K. sayılı kararla; davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin olay tarihinden, 1.058,23 TL'nin ıslah tarihinden, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davacılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.02.2022 tarihli ve 2021/8821 E., 2022/1227 K. sayılı ilamıyla; "1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ...'ın, kaza sonucu çalışma gücünde oluşan azalma nedeniyle uğradığı zarar, geleceğe ilişkin olduğundan, davacının muhtemel yaşam süresinin usul ve uygulamaya uygun olarak belirlenmesi önem kazanmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; TRH 2010 yaşam tablosuna göre tazminat miktarı hesaplanmış, Mahkemece işbu hesap esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Oysa, Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et-Feminine (PMF 1931) tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve tazminat hesabı yapılması gerekmektedir.
Buna göre, Mahkemece; bilirkişi tarafından, davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak belirlenmiş olan tazminat miktarına göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak belirlenen tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece; bilirkişi raporunda hesaplanan tazminattan kabul edilen kusur oranlarına göre indirim yapılmış ise de, raporda davalının %50, davacı ...'nin %50 kusurlu olduğu göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmış olduğundan, Mahkemece tarafların kusur oranları göz önünde bulundurularak yapılan bu tazminat miktarından kabul edilen kusur oranında yeniden indirim yapılarak mükerrer indirim yapılması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma nedenine göre, davalının yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ve davacı ...'nin ayrı ayrı %50 kusurlu olduğu, tarafların kusur oranları ve Yargıtay bozma ilamındaki hususların dikkate alındığı gerekçesiyle; taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacılardan ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin olay tarihi, 26.860,77 TL'nin ıslah tarihinden itibaren, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.