İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/4574 · K. 2024/5716
- Esas No
- 2024/4574
- Karar No
- 2024/5716
- Karar Tarihi
- 22.05.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/4574 E. , 2024/5716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/351 E., 2023/2088 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/90 E., 2022/138 K.
Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum tarafından 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi kapsamında dava dışı ... Demir Çelik İşletmeleri A.Ş.'nin 2009/8 -2012/1 arasındaki aylar için davacıya 2009/19832 sayılı takip dosyasından davacının şirket Genel Müdürü olduğundan bahisle ödeme emri gönderildiğini, süresinde Kuruma başvurulduğunu ancak Kurumun talebi reddettiğini, öncelikle takibe konu alacakların zamanaşımına uğradığını, dava konusu ödenmeyen prim borçlarından dolayı davacının sorumluluğu olmadığını davacının asıl prim borçlusunun bir dönem satın alma şefi görevini yürüttüğünü, sigortalı olarak çalıştığını, şirketin ortağı ya da yönetim kurulu üyesi olmadığını, temsil ve imzaya yetkili yöneticisi de bulunmadığını, karar alma yetkisi bulunmadığını, asıl borçlu hakkında aciz vesikası alınmamış iken mükerrer 35 inci maddesi gereği davacıya ödeme emri gönderilmeyeceğini ileri sürerek, müvekkiline gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin ödenmemiş borçlarından dolayı takipler başlatıldığını, ancak şirketin haczedilen menkul, gayri menkul, mevduatları üzerinde rehin, ipotek ve hacizler bulunduğundan borcun tahsilinin imkansız hale geldiğini, yapılandırma taleplerine rağmen ödeme gerçekleşmediğini davacının 15.01.2009-06.10.2012 arası şirkette genel müdür olduğunu bu nedenle 2009/8-2012/1 aylara ilişkin prim borçlarından 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi gereği sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; SGK alacakları için özel düzenleme niteliğinde olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88/20 nci maddesinin, 6183 sayılı Kanun'a göre uygulama önceliğinin bulunduğu ve davacının genel müdür olarak görev yaptığı dönem için asıl borçlu şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, T.C. ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün 27.07.2021 tarihli yazısı ekindeki belgelerden davacı ...'nin 25.03.2009 tarihli yönetim kurulu toplantısında genel müdür olarak seçildiği, 23.12.2011 tarihli yönetim kurulu toplantısında ise bu görevden alınmasına karar verildiği görülmekte olup, buna göre davacının sorumluluğunun 25.03.2009-23.12.2011 tarihleri arasındaki dönem olduğunun değerlendirildiği bu durumda davacının sorumlu olacağı toplam tutarın prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi toplamı 9.497.998.92 TL ile gecikme zammı toplamı 10.304.193,93 TL olmak üzere toplam 19.802.192,85 TL olduğu ve ödeme emrinde fazla talep edilen tutarın ise; asıl alacak talepleri yönünden 4.049.598,81 TL, gecikme zammı yönünden 3.903.077,72 TL olmak üzere toplam 7.952.676,53 TL olduğu anlaşılmakla davalı Kurum tarafından davacı hakkında düzenlenen 07.05.2018 tarihli ödeme emrinin kısmen iptali ile davacının sorumlu olduğu miktarın 19.802.192,85 TL olduğunun, ödeme emrinde gösterilen miktarın 7.952,676,53 TL’sinden sorumlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir." gerekçesiyle,
"davacının davasının kısmen kabul- kısmen reddine;
Davalı Kurum tarafından davacı hakkında düzenlenen 07.05.2018 tarihli ödeme emrinin kısmen iptali ile davacının sorumlu olduğu miktarın 19.802.192,85 TL olduğunun, ödeme emrinde gösterilen miktarın 7.952,676,53 TL’sinden sorumlu olmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı ...'nin 25.03.2009 tarihli yönetim kurulu toplantısında genel müdür olarak seçildiği, 23.12.2011 tarihli yönetim kurulu toplantısında ise bu görevden alınmasına karar verildiği görülmekte olup, buna göre davacının sorumluluğunun 25.03.2009-23.12.2011 tarihleri arasındaki dönem olduğu anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve davalı Kurum vekilleri istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1- Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirilmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.
6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35 inci maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Kurumun prim alacağına ilişkin olarak işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliği haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca belirtmiştir.
3. Değerlendirme
1-İncelemeye konu somut olayda dava dışı ... ... Demir Çelik İşletmeleri A.Ş'nin; 2009/8-2012/1dönemlerine ilişkin prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezası borcu nedeni ile 2009/19832 tevhidli dosyası ile ödeme emrinin düzenlenerek 17.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 24.05.2018 tarihinde davalı Kuruma itiraz ettiği, davalı Kurumun itirazı 25.05.2018 tarihinde reddedildiği ve bu ret yazısının adi posta yolu ile davacıya gönderildiği ve buna ilişkin tebliğ evrakının dosyada bulunmadığı, davanın 13.07.2018 tarihinde açıldığı ve hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu görülmüştür.
2.Buna göre eldeki davada, davacının dava konusu ettiği prim dönemleri 2009/8-2012/1 arası tüm aylar olup, bu dönem için prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezası olarak dönemler belirtilmeden toplam 13.547.597,73 TL asıl 14.207.271,65 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 27.754.869,38 TL için 2009/19832 tevhidli dosyası ile ödeme emri gönderilmiş, davacının, dava dışı şirkette davacının sorumluluğunun 25.03.2009-23.12.2011 tarihleri arasında dönem olduğu kabul ile hüküm kurulmuş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yukarıdaki ilkeler kapsamında dava konusu somut olayda Mahkemece yapılacak iş;
a-Yargılama sırasında Kurumca gönderilen 04.06.2021 tarihli yazıda 07.05.2018 itibariyle borç durumunun 2009/8-2011/10 dönemi damga vergisi borcunun 1.587,55 TL asıl 1.992,96 TL faiz toplam 3.580,51 TL olduğu, 2009/1-2010/7 dönemi idari para cezası borcunun 9.469,00 TL asıl, 6.948,56 TL faiz toplam 16.417,56 TL olduğu, 2009/8-2012/1 dönemi işsizlik sigortası prim borcunun 843.663,15 TL asıl, 888.105,57 TL faiz toplam 1.731.768,72 TL olduğu, 2009/8-2012/1 prim borcunun 10.017.000,31 TL asıl, 10.574.536,94 TL faiz toplam 20.591.537,25 TL borç olduğu bildirilmiştir. Öncelikle tevhidli dosyadan gönderilen borç miktarı ile Mahkemeye 04.06.2021 tarihli yazı ile bildirilen miktar arasındaki bu çelişki giderilmeli, dava konusu edilen dönem açık bir şekilde belirlenmelidir.
b-Keza aylık olarak bu dönemlere ait prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi ve idari para cezası tek tek belirlenmeli, idari para cezası yönünden cezaların şahsiliği gereğince davacının sorumlu olmayacağı dikkate alınmalı, idari para cezası dışlanmalı, diğer prim, işsizlik sigortası primi, damga vergisi borcundan kaynaklı Kurum alacaklarının ise davacının temsil ve ilzama yetkili olduğu süre ile sınırlı olarak, ay ay alacakları ve gecikme zammı infazda tereddüte yer olmayacak şekilde bilirkişiye hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.