Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2024/4614 · K. 2025/5453
10. Ceza Dairesi 2024/4614 E. , 2025/5453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/575 E., 2022/712 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli 5.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.03.2024 tarihli ve 2023/26235 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/37726 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/37726 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 01.08.2022 tarihli uyuşturucu madde kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, sanığın evvelce işlediği aynı neviden suçtan dolayı hakkında Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1007 esas sayılı dosyasına kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava açılmasına dayanak alınan 28.02.2018 tarihli eylemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2018/1007 esas 2019/602 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın kasıtlı suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2023 tarihli ve 2022/886 esas, 2023/117 sayılı kararı ile hükmün açıklanarak sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/629 esas, 2023/1375 sayılı kararı ile sanık hakkında verilen 20.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği ve bu itibarla kesinleşmediğinden bahisle durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.07.2023 tarihli ve 2023/493 esas 2023/517 sayılı kararı ile kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verildiği, İnceleme konusu 01.08.2022 tarihli eylem nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.09.2022 tarihinde düzenlenen iddianamenin 16.09.2022 tarihinde kabulü ile Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/575 esas sayılı dosyası ile yargılamanın başladığı ve anılan Mahkemenin 20.10.2022 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, bu karar sonrası kamu davasının açılmasına dayanak olan Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/886 esas sayılı dosyasının 19.12.2012 tarihinde yeniden ele alındığı, her ne kadar inceleme konusu dosya ile ilgili karar verildiği tarihte Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/886 esas sayılı dosyası ile ilgili yargılamanın başlamadığı anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.03.2022 tarihli ve 2019/10-8, 2022/195 sayılı ilâmında açıklandığı üzere, soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceğinden sanığın diğer eylemlerine konu davaların mahkeme ya da hâkim tarafından bilinmediğinin ileri sürülemeyeceği, bu haliyle mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrası uyarınca doğrudan dava açılmasına sebebiyet veren Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1007 esas sayılı dosyasının akibetinin araştırılması ile eğer mahkemesince bir karar verilmişse kesinleşmesine yönelik gerekirse bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, Diğer yandan, benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı dikkate alındığında, Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine istinaden doğrudan kamu davası açılmasına sebebiyet veren inceleme dışı Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1007 eses sayılı dosyası kapsamında, sanık hakkında verilen 20.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği, bu haliyle sanığın önceki suçu olan 28.02.2018 tarihinde işlediği suç nedeniyle kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp 28.02.2018 ve 01.08.2022 tarihli suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmek üzere, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.