III. GEREKÇE
1.Sanık ...'in maktulün eşi olduğu, sanık ...'nın maktulün kayınvalidesi, sanık ...'nın maktulün kayınbiraderi, sanık ...'ın ise ...'in arkadaşı olduğu, maktulün 09.01.2005 tarihinde saat 15:30 sıralarında Sivas ili şehir merkezine yaklaşık 10 km uzaklıkta Defterdarlık Ormanı tel örgüleri kenarında ölü olarak bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Otopsi raporlarına göre maktulün sağ uyluk bölge iç kısmına aldığı 5 adet kesici delici alet yarası nedeniyle öldüğü, sol yanağında sürtünmeye bağlı çatlaklar, göğüs bölgesinde sürüklenmeye bağlı giysi izleri ve sağ uyluk bölgesinde geniş bir alanda kas doku bulunmayıp ısırık izleri, ayrıca saçlı deri altında yer yer kanamalı alanlar bulunduğu, olay yerinde yapılan incelemede maktulün ayaklarının açıkta olup ayakkabılarının cesedin yanında bulunduğu, kıyafetlerinde kan lekesi olmadığı, bulunduğu yerde öldüğüne delalet edecek nitelikte kan birikintisi bulunmadığı ve günlük eşyalarının yanında olmadığı, otopsi işlemi sırasında maktulün ayak parmağında insan kafasından geçmeye müsait olmayacak şekilde dar zincire bağlı ikamet anahtarı ele geçirildiği ve maktulün alt iç çamaşırının bulunmadığı, maktulün ikametinde 09.01.2005 günü saat 22:45 sonrasında yapılan aramada yatak odasında bir adet mavi renkli pamuklu üzeri kanlı bez, bir adet kanlı iç çamaşırı, yerde kumral renkli kopmuş saçlar ve ikamet girişine göre sağ tarafta bulunan duvar önünden tuvalet masanın üzerinde kırık tarak ele geçirildiği, ayrıca maktule ait çantaların da ikamette olduğu belirlenmiştir.
3.Maktulün annesi ...'nin 06.04.2016 tarihinde kollukta "...... kapıyı anahtarı ile açtı ve bana, anne bizden önce ... gelmiş, eve cips ve kola bırakmış" şeklinde beyanda bulunduğu, maktulün karşı komşusu ...'ın 11.04.2016 tarihinde kollukta "...... de ...'ya iş aradım dedi ve ikisi birden evlerine gittiler, ben kendileri içeri girene kadar takip ettim, kapıyı kimin açtığını hatırlamıyorum, ...'nın boyununda anahtar halen asılıydı, eğer ... anahtarı almak için elini boğazına atmış olsaydı bunu kesinlikle görürdüm" şeklinde beyanda bulunduğu, yine ...'ın 11.04.2016 tarihinde kollukta alınan ifadesinde "aradan yine on ya da onbeş dakika geçtikten sonra ... tekrar bize geldi fakat bu gelişinde öncekilerden fark olarak ...'nın yüzünün rengi kireç gibiydi, ayrıca korktuğunu söylüyordu ve titriyordu, aynı zamanda gözleri doluydu ve ağlamaklıydı, yine hatırladığım kadarıyla boğazında beyaz renkli yorgan ipine geçirilmiş kapı anahtarı asılıydı. Ben kendisine ... ne oldu diye sordum, kendisi de bana abla ... eve erkek arkadaşını getirmiş, ben onun erkek arkadaşından hoşlanmıyorum, kendisine defalarca söylediğim halde arkadaşını bize getiriyor dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Maktulün karşı komşusu ...'nın 05.04.2016 tarihinde kollukta "...benim için en dikkat çekici husus dış kapıdan yatak odasına giderkenki antrede yer yer mozaik beton zemin üzerinde kan lekesine benzer kırmızı lekelerin olduğu, aynı zamanda yatak odasında da çıplak kalan mozaik beton zemin üzerinde de bu lekelerin olduğunu gördüm, ayrıca yatak odası hatırladığım kadarı ile dağınıktı yatağın üzerinde yorgan ve yastığın kılıfları yoktu, aynı zamanda yatak örtüsü de mevcut değildi yine yatağın üzerinde beyaz bir bez parçası üzerinde kan lekesine benzer kırmızı lekelerin olduğunu hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
5....'ın 11.04.2016 tarihinde kollukta "...ertesi gün sabah saat 10:00 sıralarında ...'in annesi olduğunu bildiğim bayanı ...'in evinin önünde temizlik yaparken gördüm, ben de kendisine teyze, ...'dan haber var mı, ne oldu diye sorduğumda kendisi de bana hiçbir haber yok, ben de geldim evi temizledim dedi, ayrıca bana kova içerisindeki simsiyah olmuş suyu göstererek şunun pasağına bak, bu nasıl gelin, hiç mi evine bakmamış, temizlememiş diye hayıflandı. Bu konuşma benim tuhafıma gitmişti, sebebi de gelini kaybolmuş bir kadının sabah sabah gelinin evine gelip temizlik yapması ve gelininin arkasından bu şekilde konuşmasıydı." şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
6.Dosya kapsamına göre; maktul ...'nın 1999 yılında Gölcük'te meydana gelen deprem nedeniyle ailesiyle birlikte Sivas iline göç ettikleri, maktulün lisede öğrenim görürken bir pastanede çalışan sanık ...'le tanıştığı ve 23.09.2004 tarihinde evlendikleri, bir süre ...'in ailesinin yanında kaldıktan sonra olay tarihinden yaklaşık bir ay önce ayrı eve taşındıkları, 07.01.2005 tarihinde maktul ile annesi ...'nin maktulün ikametine geldiklerinde ...'in kendilerinden önce eve gelip kola ve cips aldığını gördükleri, ancak ikamette ...'in bulunmadığı, aynı gün akşam saatlerinde maktulün karşı komşuları tanık ...'ın evine birkaç kez gidip kendi evine döndüğü, sonrasında ikamete ...'in yanında arkadaşı Sinan'ı da getirmesinden maktulün rahatsız olduğu ve yine ...'ın ikametine gittiği, gittiğinde tanığın beyanlarına göre maktulün korkmuş bir halde olduğu ve boğazında beyaz renkli yorgan ipine geçirilmiş kapı anahtarı takılı olduğu, maktulün, ...'ın evinde bir müddet oturduktan sonra ... ve Sinan'ın ikametten ayrıldığı, 08.01.2005 tarihi saat 00:30 sıralarında maktulün yine ...'ın ikametine gelerek korktuğundan orada uyumaya karar verdiği, sabah 06:00 sıralarında ...'in ikametlerine gelerek maktulü çağırdığı ve kendi anahtarını kullanarak ikametlerine maktul ile birlikte girdikleri, birkaç saat sonra maktulün iş aramak amacıyla giyinmeye başladığı sırada ... ile tartışmaya başladıkları, ...'in maktulün kafasına tarak ile vurarak maktulü yaraladığı ve tarağın kırılmasına neden olduğu, saçlarını kopardığı ve devamında yargılama aşamasında ele geçirilemeyen kesici - delici alet ile maktulü sağ uyluk iç bölgesinden birden fazla kez bıçaklayarak öldürdüğü, birkaç saat sonra maktulün annesi ...'nin ikamete geldiği ancak maktulün içeride bulunması nedeniyle ...'in, ...'ye maktulün iş aramaya gittiğini, tek anahtarları olduğunu, kapıyı açamayacağını söyleyerek gönderdiği, birkaç saat sonra ...'nin tekrar geldiği ve ...'in yine aynı şekilde ...'yi geri gönderdiği, bu aralıkta ...'in, maktulün üzerindeki yırtık, delik ve kanlı kıyafetleri çıkardığı, yeni kıyafetler giydirdiği ancak alt iç çamaşırı giydirmeyi unuttuğu, ikametteki kan birikintilerini büyük oranda temizlediği ve yatak, yastık ve çarşaf kılıflarında bulunan kan lekelerini çıkaramayacağı ve evde de çamaşır makinası bulunmadığı için bu eşyaları yıkayamayacağından bu eşyaları evden attığı, ...'ye söylediği tek anahtarları olduğunu dair mizanseni devam ettirmek amacıyla maktulün ipe bağlı anahtarını yok ettiği ve devamında maktulü ölü olarak bulunduğu yere bıraktığı, yine ikametin tek anahtarı olduğu belirtmek amacıyla kendi anahtarını maktulün ayak parmağına geçirip üzerine çorap giydirdiği, akşam saatlerinde ... yanına eşi ...'yi de alarak geldiği, maktulün ebeveynlerinin, geç saate kadar maktulün eve gelmemesine rağmen ...'in ikamette oturmasından dolayı kızdıkları, ...'in birinci katta oturmaları sebebiyle ikametleri balkonundan aşağı atladığı, üçü birlikte karakola gitmek üzere yola çıktıkları, yolda ...'in kardeşi sanık ...'nın da onlara yetiştiği ve birlikte karakola giderek ihbarda bulundukları, ... ve ...'nın suç mahalline geri dönerek ikamete balkondan giriş yaptıkları ve kolluk görevlilerini beklemeye başladıkları, kolluk görevlilerinin çilingir vasıtasıyla ikamete kısa süreli giriş yaparak maktulü aradıkları ancak bulamayarak olay yerinden ayrıldıkları, 09.01.2005 tarihinde sabah saatlerinde ...'in annesi sanık ...'nın ikametti temizlemek amacıyla ikamete geldiği, aynı gün öğle sıralarında maktulün ölü olarak bulunduğu ve akşam saatlerinde kolluk görevlilerince yapılan detaylı arama sırasında (1) numaralı paragrafta belirtilen suç unsurlarını tespit ederek ikametten ayrıldıkları olay sonrasında yapılan yargılamada, sanıklar ..., ...ve ...'nın, sanık ...'e maktulün öldürülmesinde yardım ettikleri sabit olmadığından haklarında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, sanık ...'in suç tarihinde eşi olan maktulü öldürdüğü anlaşıldığından, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d maddesinde belirtilen nitelikli kasten öldürme suçunu işlediği sabit olduğu halde hakkında mahkumiyet yerine beraatine kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.