Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/4633 · K. 2025/3194
11. Hukuk Dairesi 2024/4633 E. , 2025/3194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2271 Esas, 2024/759 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/141 E., 2021/777 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ile birleşen ... İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin grup şirketleri olduğunu, davacının her iki şirkette pay sahibi olduğunu, davacı ile söz konusu diğer şirketlerin ortaklarından kardeşleri arasında husumet bulunduğu ve bu sebeple kardeşlerinin davacıyı zarara uğratmak için eylemlerde bulunduklarını, bu kapsamda davalı şirketin birleşen şirkette payı bulunmamasına rağmen %1 hisse devir alarak ortak durumuna getirildiğini, daha sonra bu şirket tarafından birleşen şirkete farklı tarihlerde bankadan açıklamasız olarak para gönderildiğini ve birleşen şirketin borçlandırıldığını, daha sonra birleşen şirketin 05.09.2016 tarihli genel kurulunda sermaye arttırımı kararı alınarak Yurtiçi İnşaat Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.'nin %99 hisse sahibi konumuna getirildiğini ve davacının paylarının azaltıldığını, bu sermaye artırımına ilişkin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1167 E. sayılı dosyasıyla iptal davası açıldığını, daha sonra birleşen şirketin 09.12.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile Yurtiçi İnşaat Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.'ye devir edilmek ve tasfiyesiz infisah suretiyle birleştirilmesine karar verildiğini, alınan kararın yönetim kurulu toplantısı yapılmadan ve davacıya çağrı ve öneri yapılmadığından yok hükmünde olduğunu, bunun kabul görmemesi halinde kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 191/1-2 ve 391. maddeleri uyarınca batıl olduğunu, ayrıca davalı şirketin 15.12.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye arttırımına ilişkin 3 numaralı kararın ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıya bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığını ileri sürerek davalı birleşen şirketin 09.12.2016 tarih ve 10 karar sayılı yönetim kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine, bunun kabul görmemesi halinde mutlak butlan ile malul olduğunun tespitine ve davalı şirketin 15.12.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermaye arttırımına ilişkin alınan 3 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.