III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak birleşen davada davalının yakınları olan ve yönünde tazminat talebi konusu edilen husus nedeniyle İş Mahkemesinde açılmış işçi alacaklarından kaynaklanan alacak davasının, bekletici mesele yapılması yönündeki bozma nedeniyle, Ankara 7. İş Mahkemesinin 2005/792 E. sayılı dosyasının akıbetinin sorulduğu, Ankara 7. İş Mahkemesince verilen cevapta; dosyalarında davacının , davalının İth. İhr. Ltd. Şti. olduğu ve davalı aleyhinde işçilik alacaklarına dayalı olarak açılan davada verilen kararın, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 13.04.2005 tarih ve 2004/21934 E., 2005/13159 K. sayılı ilamı ile; Mahkememiz dosyasında açılan davanın netcesinin beklenmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu, İş Mahkemesinin bozmaya uyarak, Mahkemenin birleşen dava yönünden yargılama neticesinin beklenildiğinin belirtildiği, bu haliyle her iki mahkemenin de uydukları bozma ilamı kapsamında, diğer mahkemenin vereceği karar neticesinin beklendiği, yargılamanın bu haliyle kilitlendiği, bu haliyle belirtilen Yargıtay Hukuk Daireleri ilamları arasında çelişki oluştuğu, iki dava dosyasının da sürüncemede kaldığı, son bozma kararının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince verildiği de nazara alınarak, uyulan bozma sonrası, hak kaybının yaşanması ve kilitlenen yargılamaların çözüme kavuşturulması amacıyla, İş Mahkemesi dosyası neticesinin beklenilmesine yönelik ara karardan dönülerek, bozma konusu yapılan ve birleşen dosyada dava konusu edilen tazminat istemine ilişkin kalemlerden "ve için yalnızca sigorta primi mi ödendiği, yanında maaş ödemesi de yapılıp yapılmadığı" hususunda; iş mahkemesinde dinlenen tanık beyanları ile daha önce dosyada yapılan ticari defter ve kayıt incelenmesi neticesinde, bu zarar kalemi yönünde tespit yapılamadığı nazara alınarak, bu kalem tazminatına ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği, Mahkemenin 2014 yılında verdiği kararda birleşen dosyada davacıların manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildiği, temyiz üzerine bu talebe ilişkin red kararının kesinleştiği, yine mahkemece bozma sonrası verilen 2019 yılında verdiği kararda davacıların birleşen davada, dava konusu ettikleri; davalının eşi ve kardeşinin şirkette sigortalı gösterip çalıştırdığı, bu nedenle maaş ve sigorta ödemeleri nedeniyle uğranılan zarar için talep edilen 20.000,00 TL tazminat istemi dışındaki talep konusu yapılan (kâr payı, kira bedeli, haksız rekabet nedeniyle tazminat ve şirkete ait mallar nedeniyle) zarar kalemleri toplam 381.000,00 TL'ye ilişkin ret kararının temyiz üzerine onanarak kesinleştiği, yine birleşen davada dava konusu edilen şirkete kayyım atanmasından kaynaklı zarar yönünden ise davada haklı olduğu, ancak asıl davadaki davacının alacağından mahsup edildiği ve o dosyada bu kalemin reddiyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği gibi kararın bu bölümünün aslı ve ferileriyle onanarak kesinleştiği de gözetilerek bu kalem istem yönünden yeniden vekâlet ücretin yönünden hüküm tesis edilmediği, ancak; bozma kararıyla kesinleşmeyen tazminat istemi yönünde yapılan inceleme sonunda davanın reddi gerektiğinden bu kalem istem yönünden 17.900,00 TL vekâlet ücretinin, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine hükmedildiği gerekçesiyle asıl davada davacının davasının kısmen kabulü ile çıkma payı karşılığı davalının alacağı mahsup edildikten sonra kalan 30.000,00 TL'nin 16.05.2002 tarihinden itibaren avans faizini aşmayacak şekilde reeskont faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair mahkemece verilen hükmün asıl alacak ve ferileri yönünden onanmasıyla kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen dosya davacıların davalarının davacının davalının kayyum masrafı yapılmasına sebebiyet vermekten ve bunun tazminine yönelik 10.000,00 TL tutarındaki davasının mahsup işlemi yapıldığı anlaşılmakla alacağı mahsup olduğundan bu konuda karar vermeye yer olmadığına dair talebi konusunda önceden verilen hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, mahrum kalınan kâr, mahrum kalınan kira bedeli, davalı tarafından alınan ve yeni işine götürülen faks cihazı, karabiber değirmeni, iki adet teraziye ilişkin talebinin, haksız rekabet hukukuna aykırı davranışı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri konusunda önceden verilen ret hükmü aslı yönünde onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, çalışmadıkları halde çalışmış gibi gösterilen davalı eşi ve kardeşi için ödenmiş SGK primi, maaş, vergi vs.'ye ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı- birleşen davada davacı ile birleşen diğer davacılar vekilince temyiz edilmiştir.