K A R Ş I O Y
Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.
Dosya kapsamından maktul ...'nın kayden 21.06.1955 doğumlu olup, olay tarihi itibariyle 65 yaşında olduğu, eşi ...'nın 14.03.2017 tarihinde vefat ettiği, maktulün olayın meydana geldiği ... Mahallesi ... Sokak ... Apartmanı No.2 Daire 12 İldem Kayseri adresinde ikamet ettiği,
Sanık ...'in UYAP bilgilerinden de anlaşılacağı üzere 17.10.2019 tarihinde Kayseri Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna girdiği, 09.05.2020 tarihinde cezaevinden çıktığı, yine maktulün kızı katılan ...'nın da 01.10.2019 tarihinde cezaevine girdiği, katılan ... ile sanık ...'ın aynı cezaevinde kalmaları nedeniyle arkadaş oldukları,
09.05.2020 tarihinde cezaevinden çıkan sanık ...'in cezaevi arkadaşı ...'nın babası olan maktul ... ile tanıştığı, 2017 yılında eşi vefat eden maktulün sanık ... ile gayriresmi birlikte yaşadığı, ...'ın uyuşturucu madde kullanıcısı olması nedeniyle uyuşturucu madde satıcıları ile muhatap olmasını istemediği için ...'ın kullanması amacıyla yüklü miktarda uyuşturucu madde temin ettiği,
Sanık ...'ın, maktul ... ile gayriresmi olarak birlikte yaşamakla birlikte ayrıca sanıklardan ... ile de ilişkisinin olduğu,
Sanık ...'ın kollukta Kurban Bayramının 2. günü maktulle tartıştığını ve maktulden ayrıldığını bu tarihten sonra maktulü görmediğini, annesininde kendisini eve kabul etmediği için dışarıda kaldığını ifade ettiği, 2020 yılı Kurban Bayramının 2. gününün 31.07.2020 tarihi olduğunun anlaşıldığı,
Sanık ...'in maktul ...'in kendisi için yüklü miktarda uyuşturucu madde aldığını erkek arkadaşı ...'a söylediği,
...'ın maktulün evinde yüksek miktarda uyuşturucu madde olduğunu arkadaşları olan diğer sanıklar ... ve ...'le de paylaştığı, sanıkların maktulün ... için aldığını ve evinde bulundurduğunu düşündürdükleri uyuşturucu maddeyi yağmalamayı kararlaştırdıkları,
Sanıklar ..., ... ve ...'un; ...'a ait araçla maktulün ikamet ettiği apartmana gittikleri, dosya içerisinde yer alan kamera çözüm tutanağından da anlaşılacağı üzere apartmanın otopark olarak kullanılan bahçesine saat 19:31:51'de girdikleri, 19:33:26 da merdivenleri kullanarak maktulün ikamet ettiği ikinci kata çıkmak üzere merdivenlere yöneldikleri, saat 19:36:21 de maktulün yere düştüğü sırada binanın giriş kapısı önünde beklemekte olan bayanların maktulün düştüğü yere ani hareketle baktıkları, saat 19:36:33 de sanıkların üst kat merdivenlerden koşarak asansörün bulunduğu zemin kata indikleri, saat 19:37:02'de apartmanın bahçesini terkettiklerinin anlaşıldığı,
Sanıkların saat 19:33:26'da merdivenleri kullanarak maktulün ikamet ettiği ikinci kata çıktıkları, sanık ...'nun kapı giriş zilini çaldığı, maktulün kapıyı açtığı, ...'dan bahsederek uyuşturucu maddeyi maktulden istedikleri, maktulün sanıklardan gitmelerini isteyerek kapıyı kapatmak istediği, kapı üzerinde ayakkabı izleri olduğuna dair olay yeri inceleme raporundan da anlaşılacağı üzere sanık ...'in, maktulün kapıyı kapatmasına kapıya ayağını koyarak engel olduğu, maktulün bağırdığı, maktulün bağırmaması için sanık ...'un eliyle maktulün ağzını kapatıp içeri doğru iteklediği, maktulün sanıkların kendisine zarar vereceği korkusuyla mutfağa doğru kaçtığı, sanık ...'un da maktulü kovaladığı, korku içerisinde olan maktulün kovalanması sonucu balkondan düşerek vefat ettiği, sanık ...'un maktulü kovaladığı sırada diğer sanıklar ... ile ...'un ise evin giriş kapısı önünde bekledikleri, maktulün yüksekten düşmesi üzerine panik olan sanıkların evin içerisinde uyuşturucu madde arayamadan olay yerinden kaçtıkları, otopsi raporundan da anlaşılacağı üzere maktulün yüksekten düşmekle oluşması mümkün künt genel beden travmasına bağlı kafatası, çok sayıda kaburga kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti, beyin kanaması sonucu öldüğü mahkemece kabul edilerek sanıklar ..., ... ve ...'nun yağma amaçlı olarak maktulün evine gittikleri ve maktulün, korkması üzerine balkona doğru kaçtığı ve sanık ...'nun maktulü kovaladığı ve korku içerisinde olan maktulün kovalanması sonucu balkondan düşerek ölümüne neden olunduğu anlaşılan olayda sanık ...'un bir suçu işlememekten duyduğu infialle olası kastla öldürme suçundan TCK'nin 82/1-i ve 21/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği hususunda bozma kararı verilmiş ise de;
Sanık ...'un olayın özüne ilişkin olarak verdiği diğer sanıkların beyanlarıyla uyumlu " 2. katta zile ben bastım, adam kapıyı açtı, kravat takmıştı, üstünde takım elbise vardı, siz kimsiniz dedi, ... biz senin köylüleriniz amca dedi, adam biraz şaşkın biraz da tuhaf gergin paranoya bir hallerle geri çekildi biz ayakkabılarımızı çıkarttık evin salonunun bulunduğu bölüme girdik, salon bölümünde oturduk koltuğun üzerine, adam kapının oradan siz kimsiniz benim evimde ne yapıyorsunuz çıkın gidin evimden dedi, biz de onun üzerine tekrar çıkmaya başladık yani çıktık evden de önce ...'le ... çıktı ardından ben çıktım kapının ağzındaydı adamda çelik kapının ağzında, ben orada ayakkabılarımı bağlıyorum defolun gidin siktirin gidin evimden evime ne geliyorsunuz gibisine, bizde ne dedik sanki falan dedik orada bir elektriklenme oldu bilmiyorum yani adama vurmak, evine girmek gibi gibi bir niyetim de yoktu ama bir an evin içinde bulundum ben beni itince ben de onun ağzından tuttum beni itince ben kafamı çarptım düştüm, çelik kapının önünde düştüm, elimle mandala bastım bunlar da kapının dışındaydı itiyorlardı galiba kapıyı o şeyle adam mutfağa doğru yöneldi mutfağa doğru yönelince ben de peşinden koştum baktım balkona doğru koşuyor, dur gitme falan tutmaya çalıştım elim filan da oralara vurdum galiba ama tutamadım düştü aşağıya" şeklindeki savunmasının aksine bir delilde bulunmadığından gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhe yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz yani şüphe sanık lehine yorumlanır ana kuralından hareketle sanıkların dosyadaki maddi delillerle uyumlu beyanlarına itibar edilerek olayın gerçekleşme şeklinin sanıkların anlattıkları gibi kabul etmek gerektiği,
Sanıkların savunmalarının aksine bir delil bulunmadığı, 2. katta apartman dairesinde oturan maktule yönelik uyuşturucu yağması suçu için onu öldürmenin elde edilmek istenen uyuşturucu maddenin değerine göre amaç ve araç suç birbirleri ile orantılı olmadığından sanık ...'un bu riski almak istemesinin mantıklı olmadığı,
Olayın nasıl gerçekleştiğinin tam olarak belirlenemediği, bu hususta meydana gelen şüpheden sanığın lehine yararlanılması gerektiği ana kuralından hareketle sanık savunmalarına göre maktulün bağırıp dışardakilerin duymasını engellemek veya mutfağın balkonuna giden maktulün balkondan aşağıya düşmesini engellemek amacıyla arkasından gitmiş olabileceği, ancak maktulün yaşı, suç tarihi olan 8 Ağustos günü Kayseri'de saat 19.36 itibarıyla akşam ezanının ise saat 19.48'de okunduğu dikkate alındığında akşama doğru karanlık olmayan bir zamanda kapı zilinin çalınması üzerine kapıyı açtığında kapı dışında gördüğü 3 kişiyle tartışması ve maktulün bağırmaya başlaması üzerine sanık ...'un onun bağırmasını engellemek veya maktulun onu iteklemesi üzerine ağzını kapatması ve mutfağa doğru gittiğinde peşinden gelmesi sonrasında balkona girdiğinde ardından sanık ...'un gelmesinden ve kendisini yakalamak istemesinden etkilenmiş olsa gerek ki (sanık ...'un bu sırada ilk kez karşılaştığı bir şahsı aşağıya atması için önemli bir sebep bulunmaması, olayın asıl sebep olan uyuşturucu yağması için içeriden olayın akabinde hiç bir şey alınmamış olmasının maktulün aşağıya zorla atılmasının hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına aykırı olması) maktulün aşağıya zorla atıldığı veya sanık ...'un maktule dokunarak onun dengesini yitirip düştüğü de belirlenemediğinden maktulün aşırı korkuya kapılmasının etkisi ile balkondan aşağıya düştüğünün kabulünün gerekli olması,
Bu itibarla sanık ...'un maktulü balkondan kasten aşağıya attığı veya aşağıya atlamaya zorlandığı hususunda aleyhe delil bulunmadığından (maktul aşağıya düştüğü sırada binanın giriş kapısı önünde beklemekte olan bayanların maktulün düştüğü yere ani hareketle baktıkları tespitine göre sanık ... ile maktul arasında balkonda bir mücadele olmuşsa sesleri hemen aşağıdaki bayanlarda duymuş olacaklarından bu yönde bir beyan delilide bulunmadığından) olayda kasten öldürme suçundan hüküm kurulamayacağı gibi,
Sanık ...'un kararlaştırılan yağma suçunu işlemek için icra hareketlerine başlamış olmakla birlikte maktulle henüz konuşma, tartışma, itekleme, ağız kapatma aşamaları devam etmesi dışında henüz uyuşturucu maddenin alınmasına yönelik bir eylemede geçilmediğinden kızgınlık, öfke gibi nedenlerle yani Bir Suçu İşleyememekten Dolayı Duyduğu İnfialle Kasten Öldürme suçunu işlemesi hali söz konusu olmadığı için TCK'nin 82/1-i maddesinin de tatbiki mümkün bulunmadığı,
Sanık ...'un maktulün peşinden gideyim korksun etkilenerek aşağıya düşerse düşsün mantığıyla hareket ettiği belirlenemediğinden maktulün ölümüne olası kasıtla neden olduğunun da kabul edilemeyeceği,
Sanıkların saat 19.33.26'da apartmanın merdiveninde görüldükleri, maktulün de saat 19.36,21'de aşağıya düşmüş olduğunun belirlenmesine göre aradaki sürenin 175 saniye (3 dakikadan az) olduğu, sanıkların maktulün oturduğu 2. kata çıkmaları için 1 dakika zaman geçebileceği, maktulün oturduğu dairenin ziline basılması, maktulün kapıyı açması, sanıkların neden geldiklerini sorması, tartışmaları, kapıyı kapamak istemesi, kapıya ayak konularak kapanmasının engellenmesi, maktulun sanık ...'u itmesi, maktulün ağzının sanık ... tarafından kapatılması, maktulün ...'dan kurtulması, mutfağa ve balkona doğru kaçması, balkonda ne kadar süre kaldığının belirlenememesi dolayısıyla asıl olayın 1-2 dakika içinde cereyan ettiği dikkate alındığında maktulün düşmesinin oluşturduğu yaralanmaları dışında başkaca bir darp cebir izine rastlanmadığından sanık ...'un maktule yönelik tüm eylemlerinin sabit görülen maktulun sanık ...'u itmesi, maktulün ağzının sanık ... tarafından kapatılmasının( dışarıdan yardım gelmesi için bağırmasını engellemek amacıyla da yapılmış olabileceği) manevi unsuru olan yaralama kastıyla yapıldığı da net bir şekilde belirlenemediğinden TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında bir yaralama suçunu oluşturmadığı, TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında bir yaralama suçunun oluştuğu kabul edilse dahi TCK'nın 86/1. maddesi kapsamında bir yaralamaya yönelik eylemlerin hiç birisi söz konusu olmadığından olay maktulün ölümüyle neticelense de burada TCK'nın 87/4. maddesi kapsamındaki kasten yaralama sonucu öldürme suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı,
Maktulün planlanan uyuşturucu yağması eyleminin kapsamının dışına çıkılarak ölümü ile sonuçlanan bu olayda kasten öldürme veya olası kastla öldürme suçlarının söz konusu olmaması dışında her ne kadar sanıklar hakkında uyuşturucunun yağmasına teşebbüs suçunun yasal unsurları oluşmuş olsa bile, sanık ... açısından kasten işlenebilen TCK'nın 82/1-i maddesindeki bir suçu gizleme delilleri ortadan kaldırma veya işlenmesini kolaylaştırmak yada yakalamamak amacıyla olası kasıtla hareket ettiğinin de kabul edilemeyeceği, zira sanık ...'un olay yerine maktulü öldürmek veya yağmaya direnirse yine öldürmek kastıyla hareket ettiğini gösterir şiddetli hareketler, kesici, delici veya ateşli silahla müdahalenin varlığı veya hareketlerinin söz konusu olmadığı, ayrıca maktulün aşağıya düştüğü saat 19.36,21'den 12 saniye sonra saat 19.36,33'de tüm sanıkların aparatman kapısından çıktıklarının görüldüğü, yine maktulün evinde herhangi bir dağınıklığın olmadığı, içerden hiçbirşey alınmadığı ve aradaki 12 saniye içerisinde hem içerde araştırma yapma ve kaçma imkanının fiilen imkansız olduğu, maktulü bu kasıtla öldürme halinde maktulde ölmüş olduğu için fiilen herhangi bir engel kalmadığından sanık ... ve diğer sanıkların içerde kalarak yağma suçunu tamamlamamış olmasının mantıklı bir izahının olmadığı,
Sanık ... açısından ölümde gerçekleştiği için, işlemek istenen yağma suçunun ağırlığı ve maktulün aşırı korkuya kapıldığının fark edilecek duruma rağmen onun ardından gitmesi nedeniyle balkona doğru kaçtığında balkondan aşağıya düşebileceğini de hesaba katarak arkasından gitmemesi gerektiğinden bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.