V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.04.2022 tarihli 757 sayılı kararı ile kesinleşen 11.10.2021 tarihli 2040 sayılı meclis kararında, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, 27793/6, 27793/7, 27793/8 27794/5, 27794/6 ada ve parsellerde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planı değişikliklerine ait 1 No.lu plan notunun sonuna "ancak bedelsiz terklerini yaparak emsal inşaat haklarını 1.80'den 2.00'ye çıkartıp terke karşılık inşaat artışını kullanan, kamuya terk ettikleri hisseler ile yolsuz tescil sonucu oluşan ve tapu kayıtlarında yolsuz tescil şerhi bulunan taşınmaz maliklerinin kamulaştırmasız el atma sonucu idarelerden haksız şekilde almış oldukları bedeller sebepsiz zenginleşmeye ve kamu zararına sebebiyet verdiğinden emsal artışı karşılığında elde ettikleri kazanımlarının bedeli talep edilir” ifadesinin ilave edildiğini, söz konusu meclis kararı ile hissesini kamuya bedelsiz terk etmeyen malikler açısından plan notu iptalinin geçerli olacağı, bedelsiz terkin dayanağı plan notunun ise yürürlükte olduğunu dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Mülkiyet ..." kenar başlıklı 35 inci maddesi, Türk medeni Kanununun 1025 inci maddesi, Kamulaştırma Kanununun 35 inci maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297, vd. hükümleri.
3. Değerlendirme
Somut olayda; 23.03.1998 tarihinde imar uygulaması ile oluşturulan 27794 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacının 24/74838 payı ile 176/74838 payının 01.04.2003 tarih ve 3408 sayılı imar işlemine tabi tutulduğu, dosyada mevcut tescil istem belgesinin tarihsiz ve yevmiye numarasız olup, bu belgede davacının 27794 ada 4 No.lu parseldeki 200/74838 payının tamamını 81154 No.lu plan gereğince bedelsiz olarak kamuya terk ettiğini beyan ettiği görülmüş ise de, 01.04.2003 tarih ve 3408 yevmiyeli imar işlemine ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmediği gibi, tescil istem belgesinin tarih ve yevmiye numarası da açıklığa kavuşturulmamıştır. Diğer taraftan, davacının pay tescili talep ettiği 27794 ada 5 parsel sayılı 53.293,60 m2 ve arsa vasıflı taşınmazın, 07.04.2011 tarih ve 17919 sayılı imar işlemi ile oluşturularak, 5294960/5329360 payının “kamu” adına, 430/66617 payının davalı Adana Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği görülmekte ise de, anılan imar işlemine ilişkin bilgi ve belgeler dosya kapsamına kazandırılmadığı gibi, taşınmaz kaydında 07.07.2017 tarih 70236 sayılı 81154/13 No.lu parselasyon planının kesinleştiğine dair Encümen kararının bulunduğuna ilişkin şerh olup, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada 27794 ada 5 sayılı parsel kaydının bulunmadığı anlaşılmakla, taşınmazın yeni bir imar düzenlemesine tabi tutulup tutulmadığı da araştırılmamıştır.
Öte yandan; davacının dayandığı Ankara 17. İdare Mahkemesinin 30.05.2014 tarih ve 113-640 sayılı kararı incelendiğinde; “dava dışı üçüncü kişinin hissedarı olduğu 27794 ada 4 parsel sayılı taşınmazın iki parçaya ifraz edilerek aynı ada 5 ve 6 No.lu parsellerin oluşturulmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Encümenince onaylanan 81154/12 No.lu parselasyon planı ile dayanağı Dikmen Doğu Yakası 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki tüm konut alanlarında parselasyon planıyla çıkacak kamulaştırma miktarının bedelsiz terk edilmesi halinde inşaat yoğunluğunun arttırılmasına ilişkin 12 No.lu plan notunun iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, anılan idari işlemlerin iptaline karar verildiği” görülmektedir. Ne var ki, anılan kararın kesinleştiği kabul edilmiş ise de, dosya kapsamında kesinleşme şerhli sureti bulunmamaktadır. Ayrıca, bu karar ile 81154/12 nolu parselasyon planı da iptal edildiğine göre, bu parselasyon işlemine ilişkin bilgi ve belgeler ile anılan şuyulandırma öncesini de içerir şekilde tedavüllü tapu kayıtları getirtilerek bir değerlendirme de yapılmamıştır. Yine, çekişme konusu taşınmazla ilgili davacının payını kamuya terk tarihindeki imar durumu ile İdare Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonraki imar durumu ve davacının payını kamuya bedelsiz terki sonrasında emsal artışından yararlanıp yararlanmadığı, hangi parselde yapılaştığı hususları ile davalı Belediyenin 13.04.2022 tarih ve 757 sayılı kararı ile 11.10.2021 tarih ve 2040 sayılı plan notu ilavesine ilişkin Meclis kararları getirtilip, bu kararların idari yargı yerinde iptal edilip edilmediği araştırılarak, yasal düzenlemeler doğrultusunda bir irdelemede bulunulmamıştır.
O hâlde; öncelikle, 27794 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tüm geldi ve gitti kayıtları denetlenebilir biçimde tapu kütük sayfaları ile dayanakları olan tüm belgelerin (imar işlemlerine ilişkin tüm belgelerin -Belediye Encümen kararları ve şuyulandırma cetvelleri, vd. belgelerin-) getirtilmesi, hangi işlemlerin idari yargı kararıyla iptal edildiğinin açıklığa kavuşturulması, çekişmeli taşınmazın imar durumlarının ve davacının emsal artışından yararlanıp yararlanmadığının ortaya konulması, en son sicil kayıtları getirtilerek, imar uygulaması suretiyle oluşturulmuş iseler, dayanak imar uygulamasının geçerliliğini koruyup korumadığı üzerinde durulması, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla hüküm kurularak karar verilmiş olması isabetsizdir.
Kabule göre de, kapatılan sicil kayıtları üzerinde işlem yapma olanağı bulunmadığı halde ve davalı ... payının nasıl oluştuğu belirlenmeden eksik incelemeyle yetinilerek ve infaza elverişsiz bir biçimde hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiş olup, hükmün bozulması gerekmiştir.