Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/4944 · K. 2024/5591
10. Hukuk Dairesi 2024/4944 E. , 2024/5591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2253 E., 2024/640 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2022/282 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ...'ın MKE'de alt taşeronlar bünyesinde 20 yıl araç parçalama ve hurda haline getirme işinde iş makinesi operatörü çalıştığını, bunun neticesinde böbrek kanseri hastalığına yakalanıp vefat ettiğini belirterek ,hastalığının meslek hastalığı olduğunun ve meslek hastalığı nedeniyle vefat ettiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı MKE vekili cevap dilekçesinde ; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müteveffanın rahatsızlığının meslek hastalığı sayılması için kuruma yapılan başvurunun 17.03.2020 tarihli Kurum işlemi ile reddedildiği, Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 10.03.2020 tarihli Kurum Sağlık Kurulu raporu incelendiğinde; adı geçende mesleki nitelik taşıyan hastalık bulunmadığına karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 27.09.2021 tarihli kararında da sigortalıda meslek hastalığı mevcut olmadığın bildirildiği, davacının tedavi evraklarının ilgili hastanelerden celp edildiği, mahallinde keşif yapıldığı, bilirkişi heyeti tarafından 03.09.2021 tarihli raporda; davaya konu çalışma sahasında kamu kurum ve kuruluşları, askeri birlikler ve bakanlıklara ait hurda ve ekonomik ömrünü tamamlamış hurda durumundaki malzemelerin depolama, ayrıştırma ve ayıklama işlemlerinin yapıldığı, depolama sahasında; hurdaya ayrılmış otomobil, motosiklet, ambulans vb. motorlu araçlar ve bileşenleri , muhimmat, tank vb. askeri birliklerde kullanılan araçlar ve malzemeler... hurdaların depolandığı, çalışma sahasında depolanan malzemeler üzerinde yapılan işlemler neticesinde toz açığa çıkışının olduğu ve tozun çeşidine göre sağlık yönünden farklı etkilerinin bulunduğu, ortam ölçümleri olmadan toz cins ve maruziyetinin kesin olarak belirlenemeyeceği, çalışma sahasında bulunan trafo yağının kimyasal ve fiziksel özellikleri itibarı ile düşük uçuculuğa sahip olduğu, buharlaşma oranın düşük olması nedeniyle ortamda maruziyete yol açacak şekilde teneffüs edilmesinin düşük bir ihtimal dahilinde olduğu, iş yeri girişinde radyasyon ölçüm cihazının bulunduğu, bu yolla depo alanında malzeme getiren nakliye araçları üzerinde ölçüm yapılarak hurda sahasına radyoaktivite içeren maddelerin girişinin önlendiği, seyyar radyasyonun işyerinde kurulum tarihinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle bu tespitin radyasyon ölçüm cihazı kurulu olmayan tarihler için geçerli olmadığı, sahada bulunan hurda röntgen cihazlarının çalışır durumda olmaması nedeniyle maruziyete sebep olabilecek radyosyon yayımı yapamayacağı, iş yeri sahasında tozla mücadele, maruziyet ölçümü, kişisel koruyucu donanım belirlenmesi, çalışanların sağlık muayenlerinin periyodik olarak yapıldığına dair kayıtların bulunmadığı, gerek alt gerekse asıl işverenler tarafından çalışma sahasındaki iş sağlığı ve güvenliği şartlarının iyileştirilmesi adına çalışmalar yapıldığına dair kayıtların dosya içerisinde bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 07.03.2022 tarihli raporunda; davacının mevcut hastalığının meslek hastalığı olarak değerlendirilmediği cihetle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet tayinine mahal olmadığı yönünde görüş bildirildiği; davacıların ,murisin çalışma ortamında insan sağlığı açısından yüksek derecede zararlı atık araç parçalama ve hurda haline getirme işinde çalıştığını ve radyasyon, kimyasal ve zehirli etken madde, büyük yangın dumanları, çeşitli zehirli gaz kaçaklarının varlığından dolayı iş ortamında risk altında kalarak böbrek kanseri hastalığına yakalandığını belirterek sigortalının hastalığının meslek hastalığı sayılması için davalı Kuruma yaptıkları başvurunun Kurum tarafından reddedildiği, hastalığın meslek hastalığı sayılması talebi ile işbu davanın açıldığı, dosyada mevcut Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu, keşif neticesinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ve ATK 3. İhtisas Kurulu'nun raporu birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın vefatına neden olan hastalığın meslek hastalığı sayılamayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.