Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/5046 · K. 2025/3426
11. Hukuk Dairesi 2024/5046 E. , 2025/3426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/1881 Esas, 2024/1059 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI :2021/354 E., 2022/231 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/59799 numaralı ... markasının 07, 08, 21, 35, 37. sınıflarda, 2010/62889 numaralı markasının 07, 08, 09, 11, 21. sınıflarda, 2020/69204 numaralı ... markasının 10, 16, 20, 22, 24, 26, 27, 28, 38. sınıflarda tescilli olduğunu, davalının ... markasının 2016/26336 numaralı olup 08, 11, 21. sınıflarda 22.08.2017 tarihinde tescil edildiğini taraf markaları işitsel, görsel ve anlamsal hususlarda bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların benzer olduklarını, aynı mal/hizmet sınıflarında tescilli olduklarını, markaların benzerliği nedeniyle piyasada birbiriyle karıştırılma riski olduğunu, bu nedenle davalının davacının markasının itibarından haksız yarar sağlayabileceğini ileri sürerek davalının 2016/26336 tescil numaralı ... ibareli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının tescilinin üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçtiğini, davacının 5 yıl içinde dava açmayarak, sessiz kalma yoluyla davalının markayı kullanmasına ... gösterdiğini, dava açma hakkını kaybettiğini, davacının hükümsüzlük davası açabilmek için kendi markalarının ciddi, yoğun bir şekilde kullanıldığını ispat etmesi gerektiğini, davalının markası ile davacının markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan farklı olduklarını, bu nedenle iltibas tehlikesi oluşmadığını, tarafların markalarının hedef kitlesinin bilinçli tüketici kitlesi olması sebebiyle markaların birbiriyle karıştırılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.