İçtihatYargıtay2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/5178 · K. 2024/6446
- Esas No
- 2024/5178
- Karar No
- 2024/6446
- Karar Tarihi
- 26.09.2024
Karar Metni
2. Hukuk Dairesi 2024/5178 E. , 2024/6446 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/582 E., 2024/100 K.
KARAR : Bozmaya uyularak hüküm tesisi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının tazminatlar ve nafakalar yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kadın yararına 60.000.00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, aylık 2.500,00 TL yoksulluk nafakasına, çocuk yararına aylık 2.500,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı kadın (asıl) dava dilekçesinde; davalının fiziksel şiddet uyguladığını ve ilgisiz davrandığını, karı koca ilişkilerinin olmadığını, davalının bir çok kişi ile kendisini aldattığını, kendisini ve ortak çocuğu ailesi olarak sahiplenmediğini, hakaret ve tehdit ettiğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin annesine verilmesine, çocuk yararına aylık 3.000,00 TL tedbir ve iştirak, kadın yararına, faizi ile 300.000,00 TL maddî, 300.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı kadın vekili 02.12.2020 tarihli dilekçe ile kadın yararına aylık 5000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, davacı kadının müvekkilinin evli ve dört çocuklu olduğunu bildiğini ve kendisine "seni bu şekilde kabul ediyorum" dediğini ve evlilik dışı müvekkili ile yaşadığını ve nikah kıymaya zorladığını, davacının evin geçimine fiili ve maddî katkıda bulunmadığını, müvekkiline küfür ve hakaretler ettiğini, müvekkilini kendi evine almadığını, aşırı kıskançlıkları ve tutarsızlıkları olduğunu belirterek davanın boşanma yönünden kabulüne, kadının maddî taleplerinin reddine, 350.000.00 TL maddî, 350.000.00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli, 2020/767 E, 2022/519 K. sayılı kararı ile davalı erkeğin eşine birden fazla kez fiziksel şiddet uyguladığı, genel olarak kötü davrandığı, hakaret ettiği ve telefonuna şifre koymak suretiyle güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, davacı kadının ise eşini müşterek haneye almadığı, birden fazla kez hakaret ettiği, eşya atarak yaraladığı, eşini iş yerinde çalışan kadınla ilişkisi olmakla suçlayıp hakaret ettiği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı erkeğin ağır, davacı kadının az kusurlu olduğu, tarafların velâyete tabi ortak çocuğunun fiilen anne yanında kalıyor olması ve anne yanında kalmaya devam etmesinin gelişimlerini olumsuz etkileyeceğine dair bir delil bulunmaması nazara alınarak velâyetin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve 1.000,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına 30.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata (karar kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/1555 Esas, 2022/1911 Karar sayılı kararıyla; karar usul ve kanuna uygun olduğundan tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın vekili tarafından "tazminatlar ve nafakalar", davalı erkek vekili "kusur ve tazminatlar" yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 06.06.2023 tarihli kararı ile; davacı kadının dava dilekçesinde yer alan "2.700,00 TL ile geçinmem mümkün değil" beyanı ile davalı erkeğin cevap dilekçesi davacı kadına tebliğ edilmeden önce davacı kadın vekilinin müvekkili yararına aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası talep ettiği 02.12.2020 havale tarihli dilekçe birlikte değerlendirildiğinde davacı kadın tarafından süresi içinde ve usulüne uygun şekilde yoksulluk nafakası talebinin bulunduğunun kabulü gerektiği, bu sebeple kadının yoksulluk nafakası talebinin de olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği; çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakasının ve davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tazminatlar yönünden kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlerden bozulmasına, erkek vekilinin tüm, kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesi Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; boşanma ile yoksulluğa düşecek kadın yararına aylık 2.500,00 TL yoksulluk nafakasına, faiziyle 60.000.00 TL maddî, 50.000.00 TL manevî tazminata, çocuk yararına aylık 2.500,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat ve nafaka miktarları yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının SGK'lı olarak bir okulda çalıştığını belirterek kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bozma ilamının gereğinin yerine getirilip getirilmediği, kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenip incelenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü, 175 inci, 182 nci, 330 uncu, 331 inci maddeleri; 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat bozma ilamında belirtilen ilkelere ve bozmanın amacına uygun olmayıp azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle aylık 2.500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Davacı kadın dava dilekçesinde özel okulda öğretmen olarak çalıştığını daha sonraki aşamalarda ise işten ayrıldığını beyan etmiştir. Ssoyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında da kadının çalışmalarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacı kadının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak, sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı, sürekli ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin, işten ayrılmış ise işten ayrılış nedeninin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken: bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası ve tazminatların miktarı yönünden BOZULMASINA,
2.Tarafların diğer temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.