V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 04.05.2023 tarihli ve 2022/11057 Esas, 2023/2210 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarına ilişkin yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, maddî tazminatın ve çocuklar yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakasının miktarları, reddedilen manevî tazminat ve nafaka talepleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, maddî tazminat, nafakalar, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ile velâyet yönünden istinaf edilmiştir. Davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde erkeğin karşı davasının kabulünün de istinaf edildiği, ne var ki kadın vekilinin bu talebinin Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi dışında bırakılarak incelenmediği, istinaf sınırlamasının "Kusur belirlemesi, maddî tazminatın ve çocuklar yararına hükmolunan tedbir ve iştirak nafakasının miktarları, reddedilen manevî tazminat ve nafaka talepleri" olarak belirlendiği, tarafların kusur belirlemesi ve kadının reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerine yönelik istinaf talebinin kısmen kabulüne, tarafların diger istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı kadın vekilinin erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken istinaf sınırlamasının hatalı yapılması ve bu hatalı sınırlandırmaya göre kadının erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebinin incelenmemesi usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 27.09.2023 tarihli ve 2023/1359 Esas, 2023/1273 Karar sayılı kararıyla; davalı-karşı davacı erkeğin; evlilik birliğinin üzerine yüklediği maddî sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği, sorumlulukları yerine getirmemek kastı ile evden ayrıldığı, taraflar arasında yaşanan bu olumsuz olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin davalı-karşı davacı erkeğin kusurlu bu davranışları ile temelinden sarsıldığı, davacı-karşı davalı kadına yüklenecek bir kusurun olmadığı, İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak taraflarca ileri sürülmeyen vakıalardan kadının sorumlu tutulmasının toplanan delillere usul ve kanuna aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesince "erkeğin evlilik birliğinin üzerine yüklediği maddî sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği, sorumlulukları yerine getirmeme kastı ile evden ayrıldığı" vakıaları dışında taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen vakıalardan davalı-karşı davacı erkeğinde sorumlu tutularak erkeğe kusur yüklenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, belirlenen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulünün usul ve kanuna aykırı olduğu, tarafların ekonomik-sosyal durumları, gelir seviyeleri yaşantıları boşanmaya neden olan olaylarda belirlenen kusur durumu dikkate alındığında; boşanma davası açılmakla ayrı yaşama hakkı elde eden kadın lehine yargılama süresince uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerektiği, davacı-karşı davalı kadının çalışmadığı, sabit gelirinin mal varlığının olmadığı, boşanma ile yoksul duruma düşeceği dikkate alındığında, kadın lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası verilmesi gerektiği gerekçesi ile taraf vekillerinin kusur belirlemesine, kadın vekilinin erkeğin davasının kabulüne, tedbir ve yoksulluk nafakası talebine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bentlerinin ortadan kaldırılmasına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir, boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren 750,00 TL yoksulluk nafakasının davalı-karşı davacı erkekten alınarak, davacı-karşı davalı kadına ödenmesine, boşanmaya neden olan olayda davalı-karşı davacı erkeğin tam kusurlu, davacı-karşı davalı kadının kusursuz olduğunun tespitine, davalı-karşı davacı erkek tarafından açılan karşı boşanma davasının reddine, tarafların sair yönlere ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar, yargılama gideri, vekâlet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, maddî tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası ile velâyet yönünden temyiz isteminde bulunulmuştur.
3.Dairenin 26.12.2023 tarihli ve 2023/8890 Esas, 2023/6518 Karar sayılı kararıyla; toplanan delillerden boşanmaya sebebiyet veren olaylarda Bölge Adliye Mahkemesinin de kabul olduğu üzere erkeğin tam kusurlu olduğu, erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi gerektiği, ne var ki kadının boşanma davasında kurulan boşanma hükmü taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, erkeğin boşanma davasının bu nedenle konusuz kaldığı, erkeğin boşanma davası hakkında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve haklılık durumuna göre yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiği, hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi ve erkeğin davasına yönelik yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında da hüküm kurulmamasının doğru görülmediği, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddî tazminat miktarının az olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davası ve kadın yararına hükmedilen maddî tazminatın miktarı yönlerinden bozulmasına, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise onanmasına karar verilmiştir.
C.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların ekonomik sosyal durumları, gelir seviyeleri, yaşantıları, evlilikte geçen süre, boşanmaya neden olan olaylardaki kusur durumu, bozma ilamı, hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak; davacı-karşı davalı kadın yararına 80.000,00 TL maddî tazminat, kadın tarafından açılan boşanma davası yönünden tarafların boşanmalarına ilişkin hüküm usulen kesinleştiğinden, erkek tarafından açılan boşanma davasının konusunun kalmadığı, konusu kalmayan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilerek kusur durumu bu yönde kesinleştiğinden, erkek tarafından açılan boşanma davasında yargılama harç ve giderlerinden erkeğin sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.