Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/5231 · K. 2024/13737
2. Ceza Dairesi 2024/5231 E. , 2024/13737 K. "İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/481 E., 2019/131 K. ŞİKÂYETÇİ :... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20780 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın suç tarihinde ...e ait iş yerinde misafir olarak bulunduğu sırada, anılan iş yerinde misafir olarak bulunan müşteki...'ün cuma namazına giderken iş yerinde bıraktığı cep telefonunu alarak iş yerinden ayrıldığı somut olay neticesinde yapılan yargılama sonunda Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2019 tarihli kararı ile hırsızlık suçundan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, sanığın olay zamanı aynı ortamda bulunuyorken kalkıp namaza giden diğer müşteki ...'in de cep telefonunu çaldığı iddiası ile hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde Küçükçekmece 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/02/2022 tarihli ve 2021/30 esas, 2022/46 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21/11/2022 tarihli ve 2022/1865 esas, 2022/2881 sayılı kararı ile, her iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip inceleme dışı dosyanın derdest hale geldiği, dolayısıyla sanığın iki ayrı şikayetçiye ait cep telefonunu iki ayrı hukuki fiille mi çaldığı, tek bir hukuki fiille mi çaldığı, yoksa iki ayrı kişiye ait cep telefonunu aynı ortamda iki ayrı kişiye ait olduğunu bilmeden ve bir kişiye ait olduğunu sanarak mı çaldığı hususunda değerlendirme yapılabilmesi her iki dosyanın birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.