Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/5259 · K. 2025/2299
11. Ceza Dairesi 2024/5259 E. , 2025/2299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/6388 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2023 tarihli ve 2022/5662 Soruşturma, 2023/5144 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Karaman Sulh Ceza Hakimliğinin 01.12.2023 tarihli ve 2023/6388 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.12.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/7570 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96565 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96565 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüphelilerin ... Yapı İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. adına Karaman İli Merkez İlçesi Pirireis Mahallesinde inşa edilecek ... Konutlarındaki aynı daireyi (B Blok 1. Kat No:32) farklı tarihlerde imzaladıkları "... Konutları Satış Sözleşmesi" isimli sözleşme ile müştekiler ... ve ...'e ayrı ayrı sattıkları ve sözleşme bedelinin müştekiler tarafından ödenmesine rağmen şüpheliler tarafından dairelerin müştekilere devredilmeyerek müştekilerin dolandırıldıkları iddiasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukukî ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Somut olayda, müştekiler vekilinin dilekçelerinde, şüpheli ...'nin şirkete temsile yetkili kişi olmamasına rağmen firmanın genel müdürü olduğunu belirttiği, şirketi temsile yetkisi olan şüpheli ...'nin ifadesinde ise kendisinin yetkili temsilci olduğunu kabul ettiği, ancak babasının kendisi adına bütün işlemleri yapan genel müdür olduğunu söylediği, satım sözleşmesine konu bağımsız bölümlerin şüphelilerden birisinin ya da şirketin üzerinde olmadığı, şüpheli ...'ın satılacak bağımsız bölüm için müşterileri bulduğu, şüpheli ...'nin ise şirketin temsilcisi olmamasına rağmen şirketin temsilcisi gibi davranarak kaşeye imza atarak şirket adına işlemler yaptığı ve bu suretle şüphelilerin müştekilere aynı daireyi satarak dolandırdıklarının iddia edildiği nazara alındığında, Şüpheli ...'nin daha önce benzer bir dolandırıcılık eylemine ilişkin olarak, inceleme dışı Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/11/2021 tarihli ve 2020/378 esas, 2021/366 sayılı kararında yer alan "Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ... inşaat şirketi adına hareket eden sanıklar ... ve ...'in kendilerinin veya şirketlerinin sahibi olmadığı taşınmazı müştekiye satarak onu dolandırdıkları, bu şekilde sanıklar ... ve ...'e isnat edilen dolandırıcılık suçunun sabit olduğu kanaatine varılmış ve sanıkların bu suçtan cezalandırılmalarına karar verilmiştir." şeklindeki açıklama ile mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, Öncelikle anılan yargılama dosyası ile şüpheliler haklarında başkaca benzer soruşturma veya kovuşturma dosyaları varsa araştırılarak birer suretlerinin dosyaya getirtilmesi, müşteki ... ile imzalanan sözleşmede şahit olarak imzaları bulunan ... ve ... isimli kişilerin ifadelerinin alınması, şüphelilerin anılan işyerinin faaliyeti kapsamında müteahhitlik yaptığına dair gerçek ticarî faaliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, bahse konu işyerinin ticaret sicil kayıtlarının temin edilmesi ile olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.