Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/5263 · K. 2025/2314
2. Hukuk Dairesi 2024/5263 E. , 2025/2314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/191 E., 2024/533 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beypazarı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/919 E., 2023/385 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; tazminatların ve nafakaların miktarı ile yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-davalı kadının yüksek okul mezunu olup muhasebeci olduğu ve halilhazırda muhasebeci yanında asgari ücret düzeyinin üzerinde bir gelir elde ettiğinin anlaşıldığı ve bu hal ile de kadının düzenli ve yeterli gelirinin bulunduğu gerekçesi ile yoksulluk nafakasının reddine karar verilmiş ise de kadın vekili temyiz dilekçesinde, kadının 05.05.2024 tarihi itibariyle iş akdinin feshedilmiş olduğunu ve işsiz durumda olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden usulünce kadının sosyal ve ekonomik durumunun araştırılarak tespit edilmesi; kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının, işten kendi isteği ile ayrılmış ise bunun kabul edilebilir mazereti sebebiyle olup olmadığı belirlenerek sonuca göre yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.