Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/528 · K. 2025/10
11. Ceza Dairesi 2024/528 E. , 2025/10 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/2247 Değişik iş SUÇ : Güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2022 tarihli ve 2022/9995 Soruşturma, 2022/1437 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.10.2022 tarihli ve 2022/2247 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.10.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/24243 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138573 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138573 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin üzerine atılı suçun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu ve 6 aylık süre içerisinde şikayetçi olunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar " başlıklı 73. maddesinde yer alan “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. " şeklindeki düzenleme ile, 5237 sayılı Kanun’un "Özel belgede sahtecilik" başlıklı 207. maddesinde yer alan " (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında 1-Somut olayda müştekinin şikayet dilekçesinde yer alan şüphelinin fabrikadaki evraklarda sahtecilik yapmak suretiyle müştekiye ait olan gelirlere el koyduğu iddiaları karşısında şüphelinin üzerine yüklenen suçun şikayete tabi suçlardan olmadığı anlaşılmakla anılan gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinde, 2- Özel belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, bir özel belgenin sahte olarak düzenlenmesi veya gerçek bir özel belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi, kullanılması gerektiği, müşteki tarafından ileri sürülen, müştekinin hissedarı olduğu fabrika adına şüpheli tarafından usulsüz işlemler yapıldığı iddiaların araştırmaya muhtaç bulunduğu, bu kapsamda şüphelinin ifadesine başvurularak ve anılan şirketin defter ve belgeleri ile iddia edilen usulsüzlüklere ve sahteliklere ilişkin belgelerin usulünce celp edilerek gerekli görüldüğünde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, hiçbir araştırma yapılmaksızın şikayet süresinin geçtiğinden bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.